Editör: Mehmet Murat YILDIRIM, (SH)
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik fabrikasında meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybettiği yangının 100’üncü gününde, yakınlarını kaybeden aileler yeniden adalet çağrısı yaptı. Olaydan kısa süre sonra yıkılan fabrikanın bulunduğu noktada gerçekleştirilen eyleme, Kocaeli ve İstanbul barolarının temsilcileri ile siyasi parti ve sendika yöneticileri de katıldı.
Eylemde “İşçiler ölüyor, sorumlular susuyor”, “Kaza değil cinayet, sorumlular nerede?” ve “Çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganları atıldı. Aileler, yalnızca patronların değil kamu görevlilerinin de soruşturmaya dahil edilmesini talep etti.
“Çıksınlar cezalarını çeksinler”
Hayatını kaybeden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, 100 gündür yanıt alamadıklarını belirterek, “Bu adalet nerede? Niye kaçıyorlar, kimi koruyorlar? Çıksınlar cezalarını çeksinler ya da bizim ölmüşlerimizi geri getirsinler” dedi.
Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan da 7 canın yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti’ne güveniyoruz, suçlular kimse ortaya çıkarılsın” ifadelerini kullandı.
“İnsan öldürmek bu kadar kolay olmamalı”
Şengül Yılmaz’ın kızı Nur Aldeniz, annesini son kez öperek işe gönderdiğini, sabah ise cenazesini teslim aldıklarını söyledi. “Hiç kimse cezasını çekmiyor. İnsan öldürmek bu kadar kolay olmamalı. Annemi geri getiremezler ama en azından yattığı yerde huzur bulsun” diye konuştu.
“Delilleri kaybetmeye çalıştılar”
Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu, kamu görevlileri hakkında henüz bir dosya oluşturulmadığını belirtti. İş yerinin bir yıl boyunca CİMER’e şikâyet edildiğini, yıkım kararının uygulanmadığını ifade eden Esatoğlu, “Bu canlar gittikten sonra apar topar yıkıp delilleri kaybetmeye çalıştılar” dedi.
Depo ruhsatı verilen iş yerinde üretim yapıldığını savunan Esatoğlu, belediye, SGK, elektrik ve diğer kurumların sorumluluğuna dikkat çekti. “Elektrik vermeseler, ruhsat vermeseler bu iş yeri çalışabilir miydi?” diye sorarak kamu görevlilerinin de yargılanmasını istedi.
“Yangın merdiveni olsaydı belki kurtulurlardı”
Esatoğlu, iş yerinde yangın merdiveni ve yeterli havalandırma bulunmadığını öne sürerek, “İnsan hayvana barınak yaparken havalandırma yapar. Bu insanlara bir yangın merdivenini çok gördüler” dedi. Patronların mal varlıklarına el konulması gerektiğini savundu.
“Buraya izin veren herkes sorumludur”
Esma Gigan’ın yakını Engin Aras, fabrikanın konut alanına yakın bir noktada faaliyet göstermesine izin verenlerin sorumlu olduğunu belirtti. Yıkım kararının uygulanmamasını eleştiren Aras, mahalle muhtarının da yargılanması gerektiğini dile getirdi.
DEM Parti Dilovası Meclis Üyesi Mehmet Gülek ise, yıkım kararının dört yıl boyunca uygulanmadığını, patlamanın ardından binanın hızla yıkıldığını söyledi. Gülek, delillerin ortadan kaldırıldığını savundu.
“Sadaka değil, adalet istiyoruz”
Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, belediye ve kamu yetkililerinden randevu alamadıklarını belirterek, “Biz sadaka istemiyoruz, adalet istiyoruz. 100 gündür bağırıyoruz ama adalet yok” dedi.
Avukatlar: “Bu bir iş cinayetidir”
Ailelerin avukatlarından Mürsel Ünder, iş yerinin dört yıl boyunca denetlenmediğini belirterek, organize sanayi bölgelerinde benzer risklerin bulunduğuna dikkat çekti. Kozmetik üretimi yapılan bir tesisin ana cadde üzerinde ve yerleşim alanına yakın faaliyet göstermesinin büyük bir tehlike yarattığını söyledi.
Dosyanın avukatlarından Esma Varış ise olayın “iş kazası” değil “iş cinayeti” olduğunu vurguladı. İş yerinde yangın çıkışı ve havalandırma bulunmadığını, bilirkişi raporunda da ciddi ihmallerin yer aldığını aktardı. Ruhsat ve itfaiye uygunluk raporlarının hangi koşullarda verildiğinin açıklanması gerektiğini belirten Varış, görevden alınan bazı kamu görevlilerinin kısa süre sonra iade edildiğini söyledi.
