Haber: Sevgi Şen/Mehmet Murat Yıldırım
Edinilen bilgilere göre, 30 yaşındaki Mustafa Dağ, M.D. (26) ve A.K. (30) ile birlikte iskelede çalışma yürütüyordu. İşçilerin, çalışma öncesinde bölgede etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle çalışmak istemediklerini dile getirdiği, ancak buna rağmen çalışmanın sürdürüldüğü öğrenildi.
Fırtınanın şiddetlenmesiyle birlikte üç işçi denize düştü. Dev dalgalar nedeniyle sudan çıkmakta zorlanan işçilerden M.D. ve A.K. çevrede bulunanların yardımıyla kurtarıldı. Durumları ağır olan iki işçi ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Mustafa Dağ’ın bedeni kıyıya vurdu
30 yaşındaki Mustafa Dağ’ın bedeni, olaydan bir süre sonra kıyıya vurmuş halde bulundu. Dağ’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Ancak olay yerinde yaşananlar, soruşturmanın çok ötesinde ciddi ihmalleri işaret ediyor.
Tanıklık: “Ortada bir arama kurtarma yoktu”
Mustafa Dağ’ın bedenini kıyıdan çıkaran kişilerden biri olan v K., yaşananları şöyle anlattı:
“O gece orada profesyonel bir arama-kurtarma çalışması yürütüldüğünü söylemek mümkün değil. Deniz çok sertti. Herkes kendi imkânıyla bir şey yapmaya çalışıyordu. Koordinasyon yoktu, ekipman yoktu”
Tanıklık, olayın yalnızca “kötü hava koşulları” ile açıklanamayacağını; önlem alınmayan, denetlenmeyen ve göz göre göre ölüme sürükleyen bir çalışma düzenini ortaya koyuyor.
İSİG Meclisi: “Bu bir kaza değil, İş cinayetidir”
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, yaşanan ölüme ilişkin yaptığı değerlendirmede, olayın bir “doğal afet” ya da “talihsiz kaza” olarak sunulamayacağını vurguladı.
İSİK Meclisi’ne göre;
• Şiddetli hava koşullarına rağmen çalışmanın sürdürülmesi,
• İşçilerin uyarılarına kulak verilmemesi,
• Etkin bir acil durum ve kurtarma planının bulunmaması
bu ölümü iş cinayeti haline getiriyor.
Meclis, sorumluların yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı olmadığını; işverenlerden denetim mekanizmalarına kadar uzanan zincirin tamamının bu ölümde payı olduğunu belirtiyor.
Turizm cenneti, güvencesiz emek
Kuşadası’nda yaşanan bu ölüm, turizm sektöründe mevsimlik, güvencesiz ve denetimsiz çalışmanın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Beş yıldızlı otellerin “lüks” vitrinlerinin arkasında, işçiler fırtınada, gecede, önlemsiz koşullarda çalıştırılıyor.
Bu kez adı Mustafa Dağ oldu.
Bir iskelede, bir fırtınada, çalışmaması gerektiğini söylediği bir gecede.
Bu bir kaza değil.
Bu, göz göre göre gelen bir iş cinayeti.
