Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    İstanbul merkezli 13 ilde usulsüz vatandaşlık operasyonu

    21 Eylül 2026

    Berlin’de Sol Parti ve Elif Eralp’ten tarihi zafer: “Nefrete karşı adalet galip geldi!”

    20 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Çin yoksulluk tuzağından nasıl çıktı?

    Çin yoksulluk tuzağından nasıl çıktı?

    ÜMİT AKÇAY Evrensel için yazdi: Ang’ın Çin analizi, uyum kapasitesi yüksek, doğaçlamaya açık ama merkezi yönlendirmeden kopmayan bir planlama tarzını vurgulamaktadır. Başka bir ifadeyle, planlama katı bir tasarımdan ziyade, krizler ve fırsatlar karşısında sürekli yeniden kurulan bir eş/karşılıklı evrim süreci olarak görülebilir.
    Ümit Akçay21 Eylül 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Planlama yazı dizisine devam ediyorum. Önceki bölümlerde, Hindistan’da yol gösterici planlamanın sermaye karşısında etkisiz kaldığını ve Güney Kore’de disipline edici planlamanın nasıl işlediğini tartışmıştım. Her iki deneyim de bize şunu gösteriyordu: Planlama yalnızca teknik bir tasarım değil, aynı zamanda sınıfsal ittifakların, uluslararası konjonktürün ve devlet-sermaye ilişkilerinin ürünüdür.

    Dizinin önceki yazılarından birinde Çin’deki sistemin evrimini diğer sosyalist örneklerle karşılaştırarak ele almıştım. Bu yazıda Çin’e tekrar dönüyorum, fakat farklı bir bağlamda: Yuen Yuen Ang’ın How China Escaped the Poverty Trap (Çin Yoksulluk Tuzağından Nasıl Çıktı, 2016) kitabı, Çin’in kalkınma sürecini açıklarken hem Hindistan ve Güney Kore örneklerine, hem de Çin’in gelişimine dair ana akım kurumsalcı açıklamalara alternatif bir bakış açısı sunuyor.

    Ang bu tartışmaya ‘eleştirel kurumsalcı’ bir perspektiften yaklaşıyor. Kurumları yalnızca ‘iyi’ ya da ‘kötü’ olarak sınıflandırmak yerine onların tarihsel işlevlerini ve değişen bağlamlarda nasıl farklı amaçlarla kullanılabildiğini analiz ediyor. Gelin, detaylara bakalım.

    Eş/birlikte evrim ve Acemoğlu eleştirisi

    Ang’ın çıkış noktası basit ama güçlü bir sorudur: Bir ülke yoksulluk kısır döngüsünden nasıl çıkar? Önce ekonomik büyüme mi gerekir, yoksa güçlü kurumlar mı? Hindistan’da kurumların biçimsel olarak inşa edilmesi tek başına kalkınmayı getirmemişti. Güney Kore’de devlet, sermayeyi disipline ederek hızlı sanayileşme sağlayabilmişti. Ang’a göre Çin ise bu iki modelden farklı olarak daha esnek ve doğaçlamaya dayalı bir yol izledi.

    Ang’ın en önemli katkısı, kalkınmayı doğrusal bir ‘önce kurumlar, sonra büyüme’ çizgisine hapsetmek yerine, eş/karşılıklı evrimci kalkınma (coevolutionary development) anlayışıyla kavramasıdır. Bu yaklaşımda devlet ve piyasa karşılıklı olarak birbirini dönüştürür. Başlangıçta zayıf kurumlar piyasa inşasında kullanılabilir, güçlü kurumlar ise ortaya çıkan piyasaları daha sonra korumak ya da yönlendirmek için devreye girebilir.

    Bu noktada Ang, özellikle Daron Acemoğlu ve James Robinson’un Why Nations Fail (Ulusların Düşüşü, 2012) kitabına eleştiri getirir. Acemoğlu-Robinson yaklaşımı, kalkınmayı tarihsel dönüm noktalarına ve kapsayıcı kurumlara bağlar. Buna göre doğru başlangıç yapmış ülkeler uzun vadeli büyümeyi yakalayabilirken, yanlış başlangıç yapmış olanlar geri kalmaya mahkumdur. Ang ise bu kurumsal determinizme karşı çıkar. Eğer kalkınma yalnızca yüzyıllar önce şekillenmiş kurumsal miraslara bağlı olsaydı, günümüzün yoksul ülkelerine bir çıkış yolu kalmazdı. Çin örneği bunun tersini gösterir: Kötü başlangıçlara rağmen, zayıf kurumların dönüştürülmesi ve uyum kapasitesi (adaptive capacity) sayesinde ülkeler yoksulluk tuzağından çıkabilir.

    Ang’ın analizinde zayıf kurumlar, patrimonyal ilişkiler ve hatta yolsuzluk biçimlerinde ortaya çıkabilir. Ancak bunlar yalnızca ‘kötü’ olarak damgalanıp bir kenara konmak yerine, piyasa açılımlarını kolaylaştıran esnek araçlara dönüştürülebilir. Bu sürecin kilit kavramı yönlendirilmiş doğaçlamadır (directed improvisation) : Merkezi otorite yön çizer, yerel aktörler farklı çözümler dener, başarılı olanlar ise yaygınlaştırılır.

    Ang’a göre Çin’in 1978 sonrasındaki reform süreci bu yaklaşımın en somut örneğidir. Deng Xiaoping döneminde başlatılan reformlar, kırsalda hane halkı sorumluluk sistemi ile üretici teşviklerini artırmış, şehirlerde ise devlet işletmeleri arasında rekabeti teşvik etmiştir. Çift kulvarlı fiyat sistemi (dual-track system) içinde hem planlı fiyatlar hem de piyasa fiyatları yan yana var olmuştur. Özel ekonomik bölgeler kurularak yabancı sermaye ve ihracata dönük üretim desteklenmiştir. Tüm bu uygulamalar yönlendirilmiş doğaçlamanın tipik örnekleriydi: Merkezi otorite genel yönü belirledi, yerel yönetimler ve aktörler farklı yöntemler deneyerek başarılı olanları yaygınlaştırdı.

    Sonuç

    Ang’ın yanıtı özetle şudur: Çin’in kalkınması, disipline edici planlamanın sıkı kontrolünden de yol gösterici planlamanın etkisiz rehberliğinden de farklıdır. Çin’de süreç geniş kapsamlı, cesur ve eşitsiz biçimde ilerlemiştir. Başlangıçta zayıf kurumlar piyasa inşasında kullanılmış, yerel düzeyde farklı uygulamalar denenmiş ve başarılı olanlar yaygınlaştırılmıştır. Bu esneklik sayesinde Çin, diğer örneklerin ilerisine geçerek dünyanın üretim üssü haline gelmiştir.

    Planlama tartışması açısından bakıldığında, Ang’ın Çin analizi, uyum kapasitesi yüksek, doğaçlamaya açık ama merkezi yönlendirmeden kopmayan bir planlama tarzını vurgulamaktadır. Başka bir ifadeyle, planlama katı bir tasarımdan ziyade, krizler ve fırsatlar karşısında sürekli yeniden kurulan bir eş/karşılıklı evrim süreci olarak görülebilir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    20 Eylül 2026

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    15 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Kerem Berk

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    Remzi Altunpolat

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.