Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Anadili eşit yurttaşlığın somut adıdır
21 Şubat Dünya Anadili Günü’ne değinen Hatimoğulları, Türkiye’nin çok dilli yapısının ülkenin zenginliği olduğunu belirtti. Anadilin doğuştan gelen bir hak olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, “Anadili eşit yurttaşlığın, demokrasinin ve adaletin somut adıdır. Anadili özgürleşmeden demokrasi tamamlanamaz” ifadelerini kullandı.
Kürtlerin anadilinde eğitim hakkının önemine dikkat çeken Hatimoğulları, hiçbir dilin “bilinmeyen dil” olmadığını söyledi.
Sevim Belli’yi andı
Hatimoğulları konuşmasında, Türkiye sosyalist hareketinin öncülerinden Sevim Belli’yi de anarak, mücadele tarihine bıraktığı izlere vurgu yaptı.
Ekonomik kriz ve yoksulluk vurgusu
Türkiye’de derinleşen ekonomik krize dikkat çeken Hatimoğulları, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 43 bin 415 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 105 bin TL’ye yükseldiğini belirtti. “Eskiden bir asgari ücretli dört kişilik aileyi geçindirirken, şimdi dört asgari ücretli dört kişilik bir evin geçinmesini sağlayamıyor” dedi.
Gıda fiyatlarındaki artışa da değinen Hatimoğulları, dünyada düşüş yaşanırken Türkiye’de ciddi artışlar olduğunu ifade etti. En düşük emekli maaşı ve asgari ücretin yoksulluk sınırının en az yarısına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Doğa talanına tepki
Meclis Genel Kurulunda görüşülen yasa teklifine değinen Hatimoğulları, milli parkların ve doğal alanların sermayeye açılmak istendiğini savundu. Marmaris Kızılbük örneğini hatırlatarak doğa talanına karşı mücadele edeceklerini belirtti.
Gençler güvencesizlik kıskacında
Gençlerin barınma, işsizlik ve gelecek kaygısı sorunlarına değinen Hatimoğulları, OECD ve TÜİK verilerine atıfla genç işsizliğine dikkat çekti. Üniversitelerde kayyım rektör uygulamaları ve baskılara işaret eden Hatimoğulları, LGBTİ+ gençlere yönelik ayrımcılığı da eleştirdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin dahi genç işsizliğini gizleyemediğini belirten Hatimoğulları, gençlere ücretsiz ve sınırsız internet erişimi sağlanması gerektiğini söyledi.
“Birlikte nasıl yaşayacağız?” sorusu temel sorudur
Hatimoğulları, İmralı Heyeti’nin 18 Şubat açıklamasına atıfla Abdullah Öcalan’ın “Birlikte nasıl yaşayacağız?” sorusunun yeni dönemin pusulası olduğunu ifade etti.
Şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin esas alındığı bir demokratik bütünleşme sürecine ihtiyaç olduğunu dile getiren Hatimoğulları, Meclis zemininde toplumsal uzlaşıyı esas alan yasal güvencelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
AİHM ve AYM kararları uygulanmalı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını belirten Hatimoğulları; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala ve Can Atalay’ın durumlarına dikkat çekti.
Kayyım uygulamalarının sona ermesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, demokratikleşme adımlarının gecikmeden atılması çağrısı yaptı.
Barış için somut adım çağrısı
27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümüne üç gün kaldığını hatırlatan Hatimoğulları, devletin güvenlikçi politikalardan vazgeçerek çözümü hukuk ve demokratik siyaset zemininde araması gerektiğini söyledi.
“Silahların sonsuza dek sustuğu ve siyasetin konuştuğu yeni dönemi birlikte kuralım” diyen Hatimoğulları, kalıcı barış için yasal güvencelerin sağlanması ve Meclis’in sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
