SYKP heyeti, İHD’nin ülke genelinde gerçekleştirdiği hasta mahpuslarla dayanışma nöbetiyle dayanışmak için Ankara İHD’yi ziyaret etti.
İnsan Hakları Derneği (İHD), son bir haftada 6 mahpusun ölümüyle alarm veren hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek için ülke çapında şube binalarında nöbet eylemi gerçekleştiriyor. Bu sabah başlayan eyleme dayanışma ziyaretleri yapılıyor.
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Merkez Yürütme Kurulu(MYK) üyesi Halit Elçi, Ankara İl Eş Başkanı Ahmet Eniş, Parti Meclisi üyesi Kenan Temir ile Emine Boztepe ve Mustafa Kara’nın da içinde olduğu bir heyet Ankara İHD binasında yapılan nöbet eylemini ziyaret etti.
Yapılan görüşmede SYKP temsilcileri, genel olarak hapishanelerdeki durumun son derece kötü olduğunu, sağlık ve barınma koşullarının mahpuslar için risk oluşturduğunu, Bakanlık ve cezaevi idarelerinin mahpuslara yaklaşımının düşmanca olduğunu, özellikle hasta mahpusların tahliye edilmeyerek ölüme terk edildiğini, hapiste tutulan tutuklu ve hükümlülerle dayanışmanın bir insanlık görevi olduğunu vurguladı. Siyasi iktidarın özellikle siyasi mahpuslara karşı “düşman hukuku” uyguladığını, buna karşı SYKP olarak gereken tüm çabayı göstereceklerini belirttiler.
İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat ile İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen de hapishanelerdeki koşullara ilişkin bilgi vererek tüm yurttaşları dayanışmaya davet etti. Kanat, tüm hasta mahpusların derhal serbest bırakılması gerektiğini, bunun için tüm duyarlı halkın mücadeleyi yükseltmesi gerektiğini ifade etti.
Hapishanelerdeki duruma ilişkin bazı veriler:
“Şu anda Türkiye hapishanelerinde 294 bin 930 mahpus var.
- 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunuyor.
- Son 1 haftada 6 hasta mahpus yaşamını yitirdi.
- Son 10 yılda ise 652 mahpus yaşamını yitirdi.
- Avrupa cezaevlerinde nüfusa oranla en fazla tutuklu ve hükümlü Türkiye’de bulunuyor.
- Aynı zamanda cezaevindeki ölümlerde de Türkiye ikinci sırada.
- Türkiye’deki hükümlü ve tutuklu ölümlerinin yüzde 13,9’u intihardan kaynaklanıyor.”
Aysel Tuğluk’un hastalık durumu raporlandığı halde cezaevinde tutulması, Garibe Gezer’in cinsel saldırıya uğraması ve işkence sonrası şüpheli ölümü. Sonrasında ise Vedat Erkmen’in cenazesinin kaçırılması açıkça gösteriyor ki; özellikle siyasi mahpuslar hapishane yönetimleri tarafından bilinçli biçimde ölüme terk ediliyor.