Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    21 Ağustos 2026

    Çin’de Maysak Tayfunu: 159 ölü, 10 kayıp

    21 Ağustos 2026

    Van Büyükşehir Belediyesi 29 taşınmazı satışa çıkarıyor

    21 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Savcı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali talebini yineledi

    Savcı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptali talebini yineledi

    İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali için açılan davanın  son duruşması bugün Danıştay’da görüldü. Danıştay Savcısı, sözleşmeden çekilme kararının iptali talebini yineledi
    Siyasi Haber24 Haziran 2022
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Aralarında Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara Diş Hekimleri Odası ve baroların da bulunduğu 18 başvurucunun İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali talebiyle açtığı dava, Danıştay 10’uncu Daire’de görüldü.

    Duruşma, Muğla Barosu’nu temsilen söz alan avukatların beyanlarıyla devam etti.

    Birçok kadının tehdit altında olduğunu belirten Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun, “Bugün burada isteseler de olamayan öldürülen kadınlar var. O nedenle biz geldik. Danıştay tarihinde ilk kez konferans salonunda yapılacak kadar katılım sağlanan duruşmalar düzenlendi” dedi. Muğla Barosu’ndan Müge Kızılırmak Türk ise “Pınar Gültekin cinayetinde katil ödüllendirildi ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıyla daha az ceza almasını sağlayan Cumhurbaşkanı’na teşekkür etti” diye belirtti.

    ‘Yargıya başvuran kadınların sayısında artış var’

    Sonrasında beyanda bulunma sırası Bursa Barosu’na geldi. Baro adına konuşan Metin Öztosun, “Vicdanınızdan başka gidecek başka bir yerimiz yok. Evladının önünde bıçaklanan bir kadının ‘neden’ sorusunu duymamak için sizin vicdanınıza sığınıyoruz” diye ifade etti. Yargıya başvuran kadınların sayısında belirgin bir artış olduğunu aktaran avukat Ayşe Gonca Gülçin, İstanbul Sözleşmesi’nin giriş kısmında çocukların da travmaya maruz kalmasından bahsediyor. Çocukların da şiddet travmasından kurtulması kolay değil. Kadın güçlü olduğu takdirde evladı da güçlü olacaktır” diye aktardı.

    TMMOB: Medya suç işliyor

    Kadınların emeklerine el konulmasıyla bedenlerine el konulması arasında önemli bir bağ olduğunu belirten TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Oruçkaptan, “Kamusal alanda kadına yönelik şiddete yönelik bir başka suç da medya tarafından işlenmektedir. Onur gurur, namus gibi başlıklarla şiddeti gerekçelendirmektedir. Suçun her detayına yer vererek suç özendirilmektedir. Yargılama süreçlerinde ise kadınların hayatları didiklenmekte ve şiddet meşrulaştırılmaktadır. Etek boyumuz, çalışma saatlerimiz, yapılacak işler bile erkek egemen anlayış tarafından belirlenmektedir” ifadelerini kullandı.

    ‘Yaşamak istiyoruz’

    Kadın mücadelesi sürdüren kadınların yıllardır yasal değişikliklerin tek başına yeterli olmayacağını söylediğini belirten Oruçkaptan, “Kadınlara yönelik düşmanca karalama kampanyası sonucu sözleşme millet iradesi yok sayılarak feshedildi. Bu çekilmenin arkasında gerici kitlesini konsolide etme amacı yattığını biliyoruz. Şiddeti cezasız bırakanlar bu cinayetlerin suç ortağıdır. Ölmek istemiyoruz, yaşamak istiyoruz. Siyasi iktidarın baskıcı politikalarına teslim olmayacağız. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz” dedi.

    Kadınların yaşamı neden değersiz görülüyor?

    TMMOB vekili avukat Ekin Öztürk Yılmaz ise şunları aktardı: “Şiddete karşı, tüm insanların eşitliğini savunan bir metnin feshine dair konuştuğum için utanç duyuyorum. Şiddeti yalnızca fiziksel olarak değil tüm boyutlarıyla gören ve mücadele eden, yalnızca sokakta değil ev içi şiddetle mücadele eden bir metinden neden çıkılmak isteniyor? Biz bunu merak ediyoruz. Kadınların yaşamı neden değersiz görülüyor? Bu sözleşme insanları bölüyor muydu? Anayasa’ya mı aykırıydı? Hayır.”

    Kadınların toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle iş hayatlarında mobbinge maruz bırakıldığını ifade eden Öztürk Yılmaz, “Bu sözleşme sadece fiziksel şiddete değil şiddetin her boyutuna karşı çıkıyor. Her şey değişir, sizler değişirsiniz, iktidarlar da değişir ama verdiğiniz karar değişmeyecek ve hep hatırlanacak. Biz kadınlar ise yaşamlarımıza sahip çıkmanın onuruyla yaşayacağız” diye belirtti.

    Ardından TTB’nin duruşmasına geçildi. TTB’yi temsilen söz alan avukat Melda Ersoy, dünya üzerindeki kadınların 3’te birinin şiddete uğradığı bilgisini verdi. Şiddetin ömür boyu süren travmatik etkiler bıraktığını ifade eden Ersoy, “TTB halkın sağlığı konusunda kendisini bir sorumlu olarak görüyor. Şiddeti uygulayan kişiler cezasının hesabını yapmıyor. İstanbul Sözleşmesi ilk defa şiddetin tanımı genişleten ve bütünlüklü bakış açısı katan bir metin niteliğinde. Şiddetin önlenmesi için söz söylüyor” ifadelerine yer verdi.

    ‘TTB İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedi’

    Toplumun genelinde uygulanan şiddetin sonlanması için sözleşmeyi savunduklarını aktaran Ersoy, “Sözleşme gelenekler, din, namus gibi unsurların şiddet gerekçesi olamayacağını söylüyor. TTB, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedi. Tutum belgesini Büyük Kongresi’nden sözleşmeye atıfla geçirdi. TTB Yüksek Onur Kurulu, konuya dair 40 tane dosyayla uğraştı ve cezalar verdi. TTB, çabalarını sürdürüyor ama bu çabanın devletin bütün kurumlarında yürütülmesi gerek. Yaşam hakkı ve sağlık hakkı söz konusu olduğu için davamızın kabulünü talep ediyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra konuşan TTB vekili Hülya Yıldırım, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına dair yapılan propaganda sürecine değindi. Yıldırım, “Burada eşcinselliğin olağanlaştırılması gerekçeleri sunulmuştu. Bu gerekçenin hakikatle ilişkisi bir yana, buna dayanarak sözleşmeden çıkmak diğer yana. Sözleşme kadına yönelik şiddeti bir toplumsal cinsiyet sorunu olarak tanımlamış. Bu sözleşmeden çekilme iradesi gösterenlerin iradesi ise eşitsizliğin olmadığına dayanıyor ve bunun doğal olduğunu savunuyor. İki taraflı bir ayırım var. Biz eşitsizlikten kaynaklanan bir şiddet olduğunu kabul ediyoruz. Onlar ise toplumsal cinsiyet eşitsizliği tanımıyla su bulandırdığımızı söylüyorlar” diye aktardı.

    Sağlık çalışanlarının yüzde 38’i şiddete uğruyor

    Başvurucu kurumlardan Ankara Diş Hekimleri Odası’nı temsilen Genel Sekreter Gamze Burcu Gül, ayrımcılığa karşı çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Kadın sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kadına yönelik şiddetten ayrı tutulamayacağını aktaran Gül, “İstanbul Sözleşmesi kadınların gerek kamuda gerekse özel alanda korunması adına devleti tedbirlerini alması konusunda zorunlu kılar. Bizim odamızın büyük bir kısmı kadın hekimlerden oluşuyor. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre sağlık çalışanlarının yüzde 38’i şiddete uğruyor ve diğer meslek gruplarından 16 kat daha fazla. Sağlık çalışanları hasta be hasta yakınlarının şiddetine uğruyor. Kendi yaşamlarımızdan bir de şiddete uğrama korkusuyla endişe duyuyoruz. Kadın ve hekim olmanın riski bizi o kadar rahatsız ediyor ki komplike vakalara dokunma konusunda çelişki yaşıyoruz” diye konuştu.

    Avukat Semra Demir ise Anayasa’ya aykırılık vurgusu yaparken, “Tüm durulmalar boyunca sözleşmenin kadınlar için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu sözleşmeden çıkmak için haklı bir nedene ihtiyaç var. Danıştay için neden önemlidir. Ne yazık ki bu dosyada bir sebepten bahsetmek mümkün değil” dedi ve dava konusu işlemin iptalini talep etti.

    Demir’in ardından bireysel başvurucuların duruşmaları görüldü.

    Beyanların ardından davalı idare vekillerine söz verildi.

    Cumhurbaşkanlığı avukatları, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu iddia etti ve davanın reddini talep etti. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Milletlerarası Anlaşmalar Daire Başkanı Emre Topal ise onay ve fesih yetkisinin yürütmede olduğunu belirterek, davacıların aksi yöndeki beyanlarına itiraz etti. Kadınlar, Topal’ın savunmasına alkışlarla tepki gösterdi.

    Sonrasında mahkeme başkanı, davacı kurum ve kişi temsilcilerine ikinci sözü verdi. Davacı avukatlar, Cumhurbaşkanlığı avukatlarının savunmasındaki çelişkilere dikkat çekti.

    İptal yönünde mütalaa

    Beyanların ardından iddia makamı, görüşünü açıklayarak İstanbul Sözleşmesi’nin fesih işleminin iptal edilmesi yönündeki mütalaasını yineledi. Davacı avukatlar, savcılık görüşüne iştirak etti.

    Kararın daha sonrasında açıklanacağı belirtilen duruşma son buldu.

    Kaynak: MA

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Zeki Yaş

    Kürtler yüzme biliyor…

    Burhan Kaan Somuncu

    Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Madencilerin Enerji Bakanlığı önündeki eylemi 10. gününde

    19 Ağustos 2026

    Başaran Aksu ve Gökay Çakır adli kontrolle serbest bırakıldı

    18 Ağustos 2026

    DEM Partili Cengiz Çiçek’ten Enerji Bakanı’na beş soru

    18 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.