Turnalık Yaylası’nda yaklaşık iki yıldır doğasını korumak için nöbet tutan köylüler ile maden şirketi arasındaki gerilim tırmandı. Maden sahasında faaliyet yürüten Taşyapı Firması, yayla halkının kullandığı ortak su hatlarını kendi çalışma alanına bağladı. Sabotaj gibi müdahalenin ardından evlerde içme suyu, yemek, temizlik ve en önemlisi bölgenin temel geçim kaynağı olan hayvancılık için su bulunamaz hale geldi.
Sularının neden kesildiğini incelemek ve su kaynağına bakmak için yola çıkan yayla sakinleri, karşılarında jandarma barikatını buldu. Güvenlik güçleri köylülerin kendi su kaynaklarına ulaşmasını engelledi.
Mühendislerin önünü elleri sopalı kadınlar kesti
Suyun kesilmesiyle sabrı taşan Turnalık halkı, sabah saatlerinde sondaj sahasına girmeye çalışan şirket yetkililerine ve mühendislere geçit vermedi. Elleri sopalı kadınlar, jandarma ekiplerinin tüm uyarılarına ve baskısına rağmen geri adım atmayarak şirketin lüks araçlarının önünü kesti. Yolu tamamen kapatan kadınlar, yetkilileri maden sahasına sokmadı.
“Maden çıkarıldı mı ne su kalacak ne de ot!”
Yağmura, çamura ve soğuk havaya rağmen gece gündüz sondaj alanında bekleyişini sürdüren yayla sakinleri, yetkililere ve şirkete şu sözlerle isyan etti:
“Gidin buradan! Ne diye buraya geliyorsunuz? Burada bizim canımız yanıyor. Hayvanlarımız günlerdir susuz, su bulup içemiyorlar, yazık değil mi bu canlara? Biz bu yağan yağmurda, çamurda burada hak arıyoruz. Makinelerinizi toplayıp defolun buradan, sizden dolayı huzurumuz kalmadı. Gece gündüz uyku uyuyamıyoruz. Eğer burada maden çıkarılırsa ne içecek suyumuz kalacak ne de hayvanları otlatacak otumuz… Her yeri zehirleyecekler. Sesimizi duyun; suyumuz yok, sabunumuz yok ama direnişimiz var. Bu yayladan içeri bir daha asla geçemeyecekler!”
Maden şirketinin işgaline ve jandarmanın engellemelerine karşı Turnalık Yaylası’nda köylülerin adalet nöbeti ve fiili direnişi kararlılıkla devam ediyor.
