Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Varlık adı önceler

    5 Mart 2026

    TTB’den Sağlıkta Dönüşüm’e karşı “Beyaz Yürüyüş”: Diyarbakır’dan Ankara’ya

    4 Mart 2026

    Polyak Eynez’de 1243 işçi 13 gündür üretimi durdurdu: Yer altında kilit, kapıda barikat

    4 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kapitalizmde ahlaki çürüme, oligarşik iktidar ve şantaj ekonomisi

      2 Mart 2026

      Meslek odalarına neler oluyor?

      2 Mart 2026

      Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

      1 Mart 2026

      Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

      27 Şubat 2026

      Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

      26 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Varlık adı önceler

      5 Mart 2026

      ABD-İsrail’in İran saldırısı uluslararası sistemin krizini ortaya çıkardı

      4 Mart 2026

      İran’la savaşın sınırları

      1 Mart 2026

      Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

      27 Şubat 2026

      Kemal Türkler 100 yaşında!

      23 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ölüm cezasının son kalıntıları

    Ölüm cezasının son kalıntıları

    TOLGA ŞİRİN T24 için yazdı: Hazır “idam isterük” diyenlerin kazanları soğumuş ve sesleri dinmişken, fırsat bu fırsat, bu konularda bir düzenleme yapılmasını öneriyorum. Bu tarihi yanılgının son kalıntılarını da silip atmak için…
    Tolga Şirin26 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye bir çelişkiler ülkesi. Dün “ölüm cezası isteriz” diye darağacı ipi sallayanlar, bugün İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarından esinle “umut hakkı” kavramına sarılıyor.

    Daha birkaç hafta önce ölüm cezası tekrar gelsin diye kaldırılan kazanlarla şimdi güya barış sofraları kuruluyor.

    Gündem ifrattan tefrite geçerken, fırsat bu fırsat, ölüm cezası konusunda yaşanan bir soruna dikkat çekmek istiyorum.

    Malum, Türkiye’de 2004 yılında Anayasa’nın 38’inci maddesine konan şu ifade ile ölüm cezası kaldırıldı:

    “Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.”

    Bu yasak mutlak bir yasak. Yani kişiye, suça ve zamana göre değişmiyor. İstisnası yok. Yani hüküm yerinde durdukça Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kimseye, hiçbir zaman ölüm cezası verilemez.

    Anayasa Mahkemesi bu hükmü, sınır dışı edilecek, başka ülkeye iade edilecek kişiler için de mutlak biçimde yorumluyor. Şöyle ki başka ülkeye gönderilecek olan yabancılar eğer gönderileceği ülkede ölüm cezasıyla karşılaşacağını ortaya koyabilirse bu kişilerin o ülkeye gönderilmesi de yasak.

    Bu yaklaşıma göre; ölüm cezası, yasağı sadece ölüm cezası vermeyi değil, aynı zamanda başka ülkede infaz edilecek ölüm cezalarına katkı sunmayı da yasaklıyor.

    Bu yaklaşım oturmuş durumda. Bence gayet de yerinde.

    Fakat uygulamada şöyle bir sorun var. Bir yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınırsa buna karşı başvuru süresi 7 gün.

    Pek çok durumda yabancılar, bu sürelerden haberdar olmuyor veya dil sorunu, eğitim durumu vb. nedenlerle bu sürelerin anlamını idrak edemiyor. Dolayısıyla yedi günlük itiraz süresini kaçırabiliyorlar. Süreler kaçtığında da itiraz süresi kaçtığı için itirazları dikkate alınmama riski barındırıyor.

    İşte bu risk, Anayasa’daki ölüm cezasına dair mutlak yasağı nispi hâle getiriyor.

    Başka bir deyişle, süreyi kaçırdıkları için idam edilecekleri ülkeye gönderilebilir hâle geliyorlar. İdare mahkemeleri bazen mevzuatı eğip bükerek sorunu aşmaya çalışıyor ama bunda tekdüzelik yok. Hukuki kesinlik ve öngörülebilirlik olmadığı için de bir kaos olasılığı gündeme geliyor.

    Bu nedenle bu konuda bir düzenleme yapılması bir zorunluluk.

    Yeri gelmişken ekleyelim: Anayasa’da ölüm cezası kaldırılmış hâlde ama Askeri Ceza Kanunu’nun 20’nci maddesinde ölüm cezası duruyor. Bu mevzuatı uygulamanın Anayasa’ya aykırı olacağı açık. Buna rağmen bu madde bir türlü kaldırılmıyor. Dile kolay. Aradan yirmi yıl geçti, sayısız reform gündeme geldi ama bu hükme hiç dokunulmadı.

    Hazır “idam isterük” diyenlerin kazanları soğumuş ve sesleri dinmişken, fırsat bu fırsat, bu konularda bir düzenleme yapılmasını öneriyorum.

    Bu tarihi yanılgının son kalıntılarını da silip atmak için…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Varlık adı önceler

    5 Mart 2026

    ABD-İsrail’in İran saldırısı uluslararası sistemin krizini ortaya çıkardı

    4 Mart 2026

    İran’la savaşın sınırları

    1 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ertan Eroğlu

    Kapitalizmde ahlaki çürüme, oligarşik iktidar ve şantaj ekonomisi

    Muhsin Dalfidan

    Meslek odalarına neler oluyor?

    Elif Gamze Bozo

    Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

    Ertan Eroğlu

    Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Varlık adı önceler

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İsrail’in İran saldırısı uluslararası sistemin krizini ortaya çıkardı

    Evren Balta

    İran’la savaşın sınırları

    Adil Okay

    Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilen Prof. Dr. İbrahim Barut işten çıkarıldı

    3 Mart 2026

    Ankara’da 3 Mart açıklaması: “İş cinayetleri kader değil, siyasal tercihtir”

    3 Mart 2026

    Polyak eyleminde gözaltına alınan sendika uzmanı Başaran Aksu serbest bırakıldı

    3 Mart 2026
    KADIN

    ILO 190 kapsamında yerel uyum projesi İstanbul’da tanıtıldı

    4 Mart 2026

    8 Mart 2026: Kadınlar yoksulluğa, şiddete ve baskılara karşı feminist isyanda!

    2 Mart 2026

    Barışa İhtiyacım Var: Kadınlar konuştu Rapor sustu

    27 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.