Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Trabzon’da ŞOK depo işçilerine Kod 49 kıskacı: İş bırakmanın 5’inci gününde 30 işçi işten atıldı

    9 Şubat 2026

    Şêyhmeqsûd, Eşrefiyê ve Afrin’de Kürtlere yönelik ağır ihlaller: Tutuklama, işkence, infaz ve zorla göç

    9 Şubat 2026

    Süveyda’da insani kriz derinleşiyor: Un konvoyunun kente girişi 2 gündür engelleniyor

    9 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Neden yoklar?

    Neden yoklar?

    Siyasi Haber11 Ekim 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ: Metin Çulhaoğlu yazdı: Neden yoklar?

    Kabul edelim: Bugün Türkiye’de “bizim tarafta” ciddi bir açı ya da boşluk vardır.


    Bugünkü iktidara karşı ödünsüz mücadelede kararlı olanlar, çeşitli etkinlikler düzenleyenler, sokağa çıkanlar ve bütün bunları bedel ödemeyi göz alarak yapanlar nicelik açısından yetersiz kalmaktadır. Oysa kendileriyle aynı düşünceleri ve duyarlılıkları paylaşan çok daha geniş, en mütevazı deyişle yüzbinlerle ifade edilebilecek bir kesim vardır.


    “Aktif olanlar”, işte bu çok daha geniş kesimi harekete geçirememekte, süreçlere katamamaktadır.


    Açı ya da boşluk derken kastettiğimiz budur.


    Çeşitli nedenler sayıp “normaldir” denebilir.


    Öyle ya, bu ülkede 7 Haziran ile Kasım 2015 arasında pek çok insanın moralini bozan bir kırılma yaşanmıştır… Şiddet, gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiştir ve daha da tırmanacağa benzemektedir… İktidarın dışarıda aradığı maceraların içeride ürkütücü yansımalarının olması muhtemeldir… “Darbe girişiminin” üzerinden henüz üç ay bile geçmemiştir ve iktidarın bunu bahane ederek karşısında kim varsa üzerine yürüyeceği anlaşılmaktadır…


    İsteyen, muhalefetin meclisteki ayakları olarak CHP ve HDP’nin kendi politikalarından ve özel siyasal duyarlılıklarından dem vurup bunların dışardaki muhalefeti köreltici etkilerine, seçimlere aşırı odaklanmanın getirdiği bekleyişçiliğe de işaret edebilir.


    Ve bütün bunların ardından “işte sözü edilen boşluğun nedenleri, daha ne olsun” denebilir.


    Doğrudur diyelim; ancak biz deşilmesi gereken başka durumlar, başka gerçekler de olduğu kanısındayız.


    ***


    AKP’ye ikirciksiz biçimde karşı olan, hatta bu karşıtlığı “nefret” sözcüğüyle tanımlanabilecek geniş bir kesimi etkileyen, sonuçta edilgenliğe yol açan iki yanılsamadan söz edilebilir.


    Bunlardan birincisi “benim ayrı alanım var” yanılsamasıdır. 


    Yalnızca “küçük burjuvazi” değil işçi sınıfının önemlice bir kesimi de şöyle düşünmektedir: Evet, ülke gerçekten kötüye gidiyor; ama bizim bir alanımız var ve buraya da girmeleri mümkün görünmüyor… Bu ülkede okuyabileceğim/çocuğumu gönderebileceğim, iktidarın hurafelerinin giremeyeceği okullar var… İş güvencem var sayılır; sonra, vasıflı olduğumdan olumsuz bir durumda başka iş bulmam o kadar güç olmaz… Kendi tercih ve beğenilerime göre sinemaya, tiyatroya, konsere gidebiliyorum… Arkadaşlarla oturup iki kadeh parlatabileceğim mekânlarımız var… Yaz aylarında karışanın görüşenin çıkmadığı yerlerde kısa da olsa tatilimi yapabiliyorum… Düşüncelerimi, tepkilerimi de sosyal medyada fazlasıyla ifade edebiliyorum…


    Edilgenleştirici bir yanılsamadır ve patlayan bombalar kadar etkili bir faktör olduğunu söyleyebiliriz.  


    Yanılsamadır ve çok kullanılmış olsa bile Alman rahip Niemöller’in sözlerini uyarlamak mümkündür: Okullarla başladılar, bir şey demedim, işimi elimden aldılar, başka iş bulurum dedim, sonra…


    Sonrası malum…


    ***


    İkinci yanılsama demiştik.


    O da “bu cehalet, bu bağnazlık ve çağdışılık mutlaka gidicidir”  yanılsamasıdır.    


    AKP’nin en tepeden en alta uzanan abuk subuk söylemleri sadece cehalet ve ilkelliğin yansımaları mıdır yoksa belirli bir amaca yönelik bilinçli tercihler midir, ayrıca tartışılabilir.


    Ama bir gerçek ortadadır: Bu saçmalıklar, AKP karşıtı geniş kesimlerde böyle bir cehalet ve bağnazlıkla dünyada yer bulunamayacağı, en azından “çağdaş dünyanın” AKP türü bir iktidarı ve rejimi mutlaka kusacağı beklentilerine yol açmaktadır.


    ABD’li bir sözcünün dedikleri, AB bürokratlarının sert eleştirileri, yakın coğrafyamızdan gelen tepkiler, bu arada ünlü bir tarihçimizin “bunlar cahil” demesi, insanları “işleri bitti” rehavetine sürüklüyorsa ortada ciddi bir sorun, bir yanılsama vardır.


    İnsanlarımız, en başta, günümüz dünyasındaki başat siyasal ve ideolojik eğilimlerin, bu arada “batıdaki” egemen sınıfların ve onların siyasal temsilcilerinin AKP rejimini hiçbir şekilde “içlerine sindiremeyecekleri”, “onunla uyuşamayacakları” yanılsamasından kurtulmalıdır.


    Alman rahibin sözlerini burada da uyarlayabiliriz: Önce ABD ipini çekti dedik, olmadı, ardından AB sert çıktı, olmadı, sonra…


    Sonrası malum…


    Peki, ne olmalı?


    Rahibe son kez, bu kez tersinden başvuralım:


    “Şunlar şunlar yapar dedim, olmadı; sonra ben devreye girdim, oldu…"


    (Metin Çulhaoğlu'nun bu yazısı 11 Ekim tarihinde İleri Haber'de yayınlanmıştır.)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    8 Şubat 2026

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    4 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Trabzon’da ŞOK depo işçilerine Kod 49 kıskacı: İş bırakmanın 5’inci gününde 30 işçi işten atıldı

    9 Şubat 2026

    Migros depo işçilerine Aydın ve Ankara’dan dayanışma: “Zafer direnen emekçinin olacak”

    9 Şubat 2026

    İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    8 Şubat 2026
    KADIN

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.