Mezopotamya Ajansı’nın haberi
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığı ve bu veriler üzerinden yapılan maaş zamlarının kamu emekçilerini yoksulluğa mahkûm ettiği gerekçesiyle yarın ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirecek. KESK’e bağlı sendikaların yer aldığı KESK Mersin Şubeler Platformu da 14 Ocak’ta Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek taleplerini alanlardan duyuracak.
KESK Mersin Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Doğan Yarlıkaş, iş bırakma kararının temelinde TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin bulunduğunu belirtti. TÜİK’in 2026 yılı için enflasyon öngörüsünü önce yüzde 16 olarak açıkladığını, daha sonra bu oranın yüzde 26 seviyelerine çıkarıldığını hatırlatan Yarlıkaş, buna rağmen kamu emekçilerinin maaş artışlarının ilk ve düşük oranlar esas alınarak belirlendiğini söyledi.
Bu durumun memur ve emeklilerin maaşlarında daha baştan yüzde 10 ila yüzde 20 arasında kayba yol açtığını ifade eden Yarlıkaş, “Her memur, maaşını almadan ciddi bir soyguna uğramıştır. Ekonomik krizin bu kadar derinleştiği bir dönemde bu rakamlar, insanların temel gıdaya ve sosyal yaşama erişimini neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bu nedenle üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz, bu rakamları kabul etmiyoruz” dedi.
“Enflasyonun sebebi yanlış savaş politikaları”
Bütçenin büyük bölümünün savunma sanayisine ve israf kalemlerine ayrıldığına dikkat çeken Yarlıkaş, Türkiye’nin asıl sorununun kaynak yetersizliği değil, kaynakların adil ve kamusal yarar gözetilerek kullanılmaması olduğunu vurguladı. Yarlıkaş, “Huzurun, demokrasinin ve eşit yurttaşlığın olmadığı bir ülkede refah olmaz. Bugün yaşadığımız enflasyonun en büyük nedenlerinden biri 50 yıldır sürdürülen yanlış savaş ve ekonomi politikalarıdır. Biz bir sebep değil, bu politikaların sonucunu yaşıyoruz” diye konuştu.
KESK’in çözüm önerisinin demokrasiye dönüş ve güvenli bir toplumsal ortamın tesis edilmesi olduğunu belirten Yarlıkaş, iktidarın emekçilerin taleplerine kulaklarını kapattığını söyledi. “Bizi görmeyen gözlere, duymayan kulaklara karşı sokakta ve alanlarda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“İnsanca yaşam barış ve demokrasiyle mümkündür”
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül de kamu emekçilerinin temel talebinin insanca bir yaşam olduğunu belirtti. Bu talebin barış ve demokrasiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Sümbül, kalıcı bir barış ortamı sağlanmadığı sürece yapılan ücret artışlarının kısa sürede eridiğini söyledi.
TÜİK’in 5 Ocak’ta açıkladığı verileri “sahte rakamlar” olarak nitelendiren Sümbül, “Yoksulluk sınırının üzerinde, en az yüzde 20 zam istiyoruz. Kamu emekçileri kira, kreş, yol ve yemek gibi sosyal haklarla desteklenmelidir” dedi. Mülakat uygulamasına da tepki gösteren Sümbül, liyakatsiz ve tarafgir yöneticilerin kamu hizmetini çökerttiğini ifade etti.
“Bizi duymayan sisteme karşı iş bırakıyoruz”
Kamu emekçilerinin itibarsızlaştırıldığını ve şiddet ortamının doğrudan hedefi haline getirildiğini söyleyen Sümbül, “Şiddetin ve çatışmanın olmadığı, demokratik bir ülkede yaşamak istiyoruz” dedi.
Sümbül, 14 Ocak’ta gerçekleştirilecek iş bırakma eylemine çağrı yaparak, “Bizi duymayan bu sisteme karşı bir günlük üretimden gelen gücümüzü kullanacağız. Sendikalı-sendikasız tüm kamu emekçilerini, emekliler ve işçilerle birlikte alanlara çağırıyoruz. Barış, demokrasi ve emeğin hakkı için alanlarda olacağız” ifadelerini kullandı.
