Haber Merkezi, (SH)
Yaklaşık 4 aydır görevini bağımsız olarak sürdüren Cemil Tugay, Yeni Yasama Yılı açılış konuşmasının ardından AKP Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.
Tugay’ı sahneye davet ederek parti rozetini takan Erdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a AKP ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum. Kendisine her alanda destek olacağız. İzmir’in gönül belediyeciliğiyle tanışması hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullanarak İzmir’in sandıkta ortaya koyduğu siyasi iradeyi pazarlık konusu haline getiren transferi resmileştirdi.
Tugay’dan rozet sonrası “hizmet” ve “büyük liderimiz” övgüsü
Siyasi çizgisindeki bu keskin dönüşe ve geçmişteki söylemlerine rağmen rozet takma töreninde konuşan Cemil Tugay, AKP’ye geçişini siyasetin amacının “hizmet etmek” olduğu söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştı.
Tugay, törendeki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Milletimize en iyi hizmet siyasettir denildi. Bu sözden sonra ülkemize hizmet için siyasete dahil oldum. En iyi siyasetin hizmet olduğunu anladım ve buna göre davrandım. 7,5 yıldır belediye başkanıyım; önce Karşıyaka’da, sonra İzmir Büyükşehir’de. Görev sürem boyunca tüm hemşehrilerimize, hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. Zorda, yoklukta, darlıkta olan insanlarımıza özellikle sahip çıkmaya çalıştım. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu. İzmir’in 30 ilçesi, 1293 mahallesi benim evim oldu, yuvam oldu…
AKP kimsesizlerin kimsesidir. Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damga vurmuş büyük liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ile şehrimizi yeniden inşa etmek için yola çıkıyoruz.”
Sandık iradesine müdahale: İzmir’in seçimi AKP’ye devredildi
İzmir seçmeninin sandıkta muhalefete verdiği yetkiyi AKP saflarına taşıyan bu hamle, kentte ve kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. Sandıktan çıkan oyları hiçe sayarak iktidar blokuna geçen Tugay’ın bu adımı, “hizmet” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılsa da, AKP’nin muhalefet belediyeleri üzerindeki siyasi ve yargısal baskılarla elde edemediği yönetimi parti transferleriyle devralma stratejisinin yeni bir halkası olarak değerlendirildi.
Görüntü&Fotoğraf: ANKA
