Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclisi (PM) üyesi, DEM Parti önceki dönem PM üyesi, sosyalist siyasetçi ve yazar Ahmet Saymadi’nin TCK’nın 190. Maddesine dayanılarak tutuklanması, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde bugün (9 Ekim) saat 13.30’da yapılan basın toplantısında protesto edildi. SYKP ile Saymadi’nin ailesi ve dostlarının düzenlediği basın toplantısında İHD İstanbul Şube yönetiminden Mehmet Kartal, Saymadi’nin avukatı ve SYKP PM üyesi Gökay Işık, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nden (ESP) Semiha Şahin söz kullanırken, SYKP MYK ve PM üyeleri, aile bireyleri ve dostlarıyla çeşitli toplumsal ve siyasal örgüt temsilcileri katılım sağladı.
Mehmet Kartal’ın açılış konuşmasıyla başlayan basın toplantısında basın açıklaması metnini Ahmet Saymadi’nin avukatı ve yoldaşı Gökay Işık okudu.
Avukat Gökay Işık, 3 Ekim 2026 Cumartesi gecesi, saat 23.00 sıralarında, Ahmet Saymadi’nin sahibi olduğu Kadim Meyhanesi isimli işletmeye, bir ihbar gerekçe gösterilerek çok sayıda polis tarafından baskın düzenlendiğini, işletmede bulunan 89 müşterinin kimlik kontrolleri ve üst aramalarının yapıldığını, işletmenin kapsamlı biçimde arandığını, ancak yapılan aramalarda herhangi bir uyuşturucu maddeye veya suç unsuruna rastlanmadığını hatırlattı.
Tutuklamanın nedeni hukuki değil siyasi
Ahmet Saymadi’nin kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve tutuklama nedenleri bulunmadığı halde TCK m.190’a istinaden, “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamasıyla tutuklanmasının arkasında siyasi nedenler olduğunu belirten Avukat Gökay Işık şunları söyledi:
“Ahmet’in siyasi geçmişi ve soruşturmanın yürütülüş biçimi, bu tutuklamanın hukuki gerekçelerle değil siyasi gerekçelerle yapıldığını göstermektedir. Soruşturma makamları, isnat edilen suçun somut delillerini ortaya koymalı; yargı mercileri ise kişi özgürlüğünü sınırlayan kararları varsayımlarla değil, kanunun aradığı açık ve denetlenebilir gerekçelerle vermelidir. Hukuk, kişilere göre farklı işleyen bir mekanizmaya dönüşmemelidir. Adalet, herkes için adalet olmalıdır.Bugün Ahmet Saymadi için talep ettiğimiz şey bir ayrıcalık değil, herkesin sahip olması gereken en temel anayasal güvencelerdir.”
Saymadi: Değil uyuşturucu, sigara bile içmedim
Av. Işık, konuşmasında şu bilgileri verdi: “Ahmet’in kimlere uyuşturucu kullanmaları için yer sağladığı, ne zaman ve nasıl uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdığı, suç teşkil eden hangi eylemde bulunduğu ortaya konulmadı. Üstelik savcılık ifadesinde Ahmet’e dosya kapsamında sadece bir soru soruldu. Uyuşturucu kullanıyor musun? Ahmet hayatı boyunca değil uyuşturucu, sigara bile içmediğini, alınan örneklerden hiçbir şey çıkmayacağını söyledi. Bu sorudan sonra ise soruşturmanın seyri değişti ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık’ı tanıyıp tanımadığı, arasında bir ticari ilişki olup olmadığı ve aralarındaki birkaç banka hesap hareketine dönük sorular soruldu.”
“Bütün duyarlı kamuoyunu Saymadi ile dayanışmaya çağırıyoruz”
Ahmet Saymadi’nin geçen yıl 18 Şubat’ta Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyesi olmak gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandığını, 4 Temmuz’da serbest bırakıldığını ve yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatan Av. Işık, “Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Ahmet Saymadi’nin tutuklanmasını haklı gösterecek somut deliller ve tutuklama nedenleri ortaya konulmamıştır. Bizler Ahmet Saymadi’nin ailesi, dostları, yoldaşları ve dayanışma gösterenler olarak bu hukuksuzluğun karşısında durmaya devam edeceğiz. İnsan hakları savunucularını, hukuk örgütlerini, demokratik kurumları, basın emekçilerini ve bütün duyarlı kamuoyunu Ahmet Saymadi ile dayanışmaya çağırıyoruz,” dedi.
Av. Gökay Işık, taleplerini şöyle sıraladı:
- Ahmet Saymadi hakkındaki haksız tutuklama kararı derhâl kaldırılmalıdır!
- Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı güvence altına alınmalıdır!
- Siyasi düşünceler, dostluk ilişkileri ve demokratik faaliyetler suç şüphesinin yerine geçirilmemelidir!
- Ahmet Saymadi serbest bırakılsın!
Cengiz Çiçek: Dayanışmamızı büyütmeye ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz
Basın açıklaması metninin okunmasının ardından DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek söz aldı. Çiçek şöyle konuştu:
“Ülkede, son derece organize, disiplinli ve kendi içinde denetim mekanizmalarına sahip, yargıdan siyasete, siyasetten iş dünyasına kadar uzanan oligarşik bir yapı söz konusu. Sistematik ve çok yönlü biçimde örgütlenmiş bu yapının karşısında, fon vurgununu eleştiren herkes hedef tahtasına konuluyor.
“Fon vurgununa yönelik eleştiriler nedeniyle adeta bir cadı avı yürütülüyor. Ahmet Saymadi’nin mekânına yapılan baskını da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Fon vurgununu eleştirenlere yönelik bu müdahaleler, siyasetin yargı üzerinden baskı kurmaya çalışmasının ve bir tür intikam politikasının parçasıdır. Fon vurgununun üzerine gitmeye devam etmeliyiz. Çünkü toplumun en büyük düşmanları, aslında bu düzeni sürdürenlerdir.
“Ahmet Saymadi yalnız değildir. O bizim yol arkadaşımızdır. Alnı aktır. Dayanışmamızı büyütmeye ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Semiha Şahin: Saymadi’nin tutuklanması sadece ona değil, sosyalist mücadeleye saldırıdır
Basın toplantısında söz kullanan ESP temsilcisi Semiha Şahin ise şunları söyledi:
“Uzun zamandır, bu ülkede hukukun ve anayasal güvencelerin ortadan kaldırıldığına dair pek çok örnekle karşı karşıya kalıyoruz. Yakın zamanda da partimiz ESP’ye yönelik büyük bir saldırı dalgasına tanıklık ettik. Kadınlar katlediliyor, okullar güvenli değil. Hem öğretmenlere hem de öğrencilere yönelik saldırılar artıyor. İşçilerin çalışma alanları da güvenli değil.
“Bu saldırı yalnızca Ahmet Saymadi’ye yönelik bir saldırı değil. Mesele, bir kişinin itibarsızlaştırılması da değil. Bu saldırıyla birlikte aslında mücadelemizin bütününe, sosyalist mücadelemize, yaşamımıza ve bu rejime, bu düzene itiraz eden herkese yönelen bir saldırıyla karşı karşıyayız. Farklı düşünen, farklı yaşayan herkesi hedef alan bir anlayış söz konusu.
Bunun karşısındaki en büyük güvencemizin birbirimiz olduğunu bilmemiz ve bunu kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Ahmet Saymadi elbette yalnız değil. Mücadele yürüten hiçbir kişi, kurum ya da parti yalnız değildir.”
