Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Yüz binlerce çocuk tarlada, binlercesi iş cinayetlerinde!

    4 Ekim 2026

    Yükselen mazot fiyatlarına ve açlığa direnen çiftçiye polisten barikat: Bafralı üreticiler traktörleriyle kent merkezine aktı!

    4 Ekim 2026

    Fransa’da lise eylemlerine devlet şiddeti: 5 binden fazla gözaltı, çoğu çocuk!

    4 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İoanna Kuçuradi: Bir filozof, bir bilge, bir insan

      4 Ekim 2026

      Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

      2 Ekim 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

      27 Eylül 2026

      Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

      26 Eylül 2026

      Şimdi ne olacak? Berlin seçimlerinden sonra birkaç not ve Sahra Wagenknecht

      25 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » IŞİD’e karşı ‘taktik başarısızlık’ mı yanlış strateji mi?

    IŞİD’e karşı ‘taktik başarısızlık’ mı yanlış strateji mi?

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    ABD’nin Irak’ta, Irak ordusu ile Peşmerge güçlerinden, Suriye’de ise müttefikleriyle birlikte eğitip donatacağı ‘ılımlı muhalifler’den başka vekili bulunmuyor.

    El Enbar’ın merkezi olan Ramadi’nin düşmesi, ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele stratejisinin başarısının sorgulanmasına neden oldu.

    Beyaz Saray tarafından ‘geçici bir durum’,[1] Başkan Obama tarafından ise ‘taktik başarısızlık’[2] ifadesiyle küçümsense de Ramadi’nin düşmesinin ardından son bir haftada yaşanan gelişmeler, IŞİD açısından stratejik bir zafer olarak nitelenebilir.

    Çünkü Ramadi’nin ardından Suriye’nin Tedmur kenti de düştü ve IŞİD, Irak’la Suriye arasındaki son resmi sınır çizgisini[3] de silmiş oldu.

    IŞİD’in daha önce kullandığı ‘Irak-Şam İslam Devleti’ adına uygun bir şekilde Irak ve Suriye’deki hakimiyet alanlarını birleştirmesinin örgüt açısından stratejik bir zafer olduğu doğru; ancak Beyaz Saray’ın yaşananlara ilişkin ‘geçici bir durum’ ve ‘taktik başarısızlık’ nitelemesi de gerçeklikten tamamen kopuk değil.

    Zira 2013’te Suriye’nin Rakka kentini elinde tuttuğu dönemde adı IŞİD olan örgütün, 2014 haziranında hilafet ilan etmesi, Irak’ın Selahaddin, Neyneva ve Diyala illerindeki stratejik zaferinin bir sonucuydu; ancak önce Diyala’yı ardından da Selahaddin’i kaybetmesi, bu ‘stratejik zaferin’ geçici bir durum olabileceğini göstermişti.

    ABD stratejisinin somut değeri

    Bununla birlikte IŞİD’in stratejik zaferlerini, ‘geçici bir durum’ haline getiren temel değişken, ABD Başkanı Obama’nın ‘4 aşamalı stratejisi’ değil, ‘Şii milisler’ diye adlandırılan Gönüllü Halk Güçleri ile Peşmerge Güçleri oldu.

    Çünkü Emirli, Curf es-Sahar, Şengal (bir bölümü), Sadiye, Celavla, Daluiye ve nihayet Tıkrit, ya Gönüllü Halk Güçleri’nin, ya Peşmerge’nin; ya da her ikisinin ortak operasyonlarının sonucu olarak kurtarılabildi.

    Obama’nın 4 aşamalı stratejisi,[4] 1. hava operasyonlarını, 2. karada savaşan güçlerin desteklenmesini, 3. IŞİD’in mali kaynaklarının kurutulmasını ve 4. zarar gören bölgelere insani yardım ulaştırılmasını öngörüyordu.

    Peşmerge’nin rolü ‘karada savaşan güçlerin desteklenmesini’ öngören Obama stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilerek Peşmerge’nin başarısı, Obama stratejisinin başarısı olarak nitelendirilebilir.

    Ancak ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun hava desteğini reddeden Gönüllü Halk Güçleri’nin zaferlerinin Amerikan stratejisinin başarısı olarak görülemeyeceği son derece açık.

    Hatta şu gelişmeler, Gönüllü Halk Güçleri’nin Amerika’ya rağmen IŞİD’e karşı zafer kazandığını gösterdi.

    1- ABD’den ‘Şii milisler’ çekilsin şartı: Amerika, 26 Mart’ta Irak hükümetinden Selahaddin ilinin büyük bölümünü kontrol altına aldıktan sonra Tıkrit’e girmek üzere olan Gönüllü Halk Güçleri’ni çekmesini istedi.[5] Ancak ‘Şii milislerin’ desteği olmadan Tıkrit’in sadece hava saldırısı ile kurtarılamayacağı da son derece açıktı.

    2- Şii milisler, Tıkrit’e dönsün: Obama stratejisinin ‘karada savaşan güçler’inin bir parçası olmayı reddeden[6] Gönüllü Halk Güçleri, Selahaddin operasyonlarında hava desteğini reddettiği Amerika’nın Tıkrit harekatına dayatmayla katılması üzerine operasyondan çekildi.[7] Ancak kentin Gönüllü Güçlerin desteği olmaksızın kurtarılamayacağı gerçeği ile Ayetullah Sistani’nin talebi,[8]Irak hükümetinin kararını değiştirmesine neden oldu,[9] Şii milisler operasyona geri döndü ve kent kurtarıldı.

    3- Şii milislerin el-Enbar operasyonuna katılmasına ABD engeli: Tıkrit zaferinden sonra el-Enbar operasyonuna hazırlanan Gönüllü Halk Güçleri’nin[10] operasyonlara katılması Amerika tarafından engellendi.[11] Bu engelleme ısrarından ancak el-Enbar’ın merkezi olan Ramadi düştükten sonra vazgeçilebildi.[12]

    ‘Taktik başarısızlık’ mı yanlış strateji mi?

    ABD Başkanı Obama, Irak’ta Ramadi’nin Suriye’de de antik kent Palmira’nın IŞİD’in eline geçmesini ‘taktik başarısızlık’ olarak nitelerken, eski Savunma Bakanı Robert Gates “Gerçekte bir stratejimiz yok. Günü birlik davranıyoruz.”[13] diye açıklıyor.

    Aslında Obama’nın IŞİD stratejisinin son bir haftalık sonuçları kendisinin küçümsediği kadar basit değil; ancak Gates’in stratejinin bizatihi kendisine dair tespiti de abartılı.

    Zira Obama’nın 4 maddelik IŞİD stratejisi, kendisini iktidar yapan ‘değişim’ vaadiyle son derece uyumlu ve rasyonel olmakla birlikte yanlış araçlar ve hedefler öngördüğü için başarısız sonuçlar doğuruyor.

    Stratejinin rasyonel tarafları şunlar: Obama, Bush’un aksine ‘terörle mücadele’ gerekçesiyle bölgedeki herhangi bir ülkeye muharip kara birlikleri gönderilmesine karşı çıkıyor. Çünkü IŞİD’in, Bush’un Irak stratejisinin yan ürünü olduğunu görüyor.

    Dolayısıyla Suriye’deki tecrübesinden de yararlanarak müdahalenin yalnızca risksiz olan hava operasyonlarını üstlenip riskli olan kara savaşlarını yerelde silah yardımıyla destekleyeceği ‘vekillerine’ bırakmayı tercih ediyor.

    Ancak sorun tam da burada başlıyor; çünkü Irak’ta, Irak ordusu ile Peşmerge güçlerinden, Suriye’de ise müttefikleriyle birlikte eğitip donatacağı ‘ılımlı muhalifler’den başka vekili bulunmuyor.

    Buna karşın Irak’ta Gönüllü Halk Güçleri, Suriye’de ise Suriye ordusu terörle mücadelede sonuç alabilecek aktörler olmasına rağmen bunlarla koordinasyon kurabilecek esnekliği gösteremiyor.

    Çünkü bu esnekliği gösterebilmesi, hem Irak’ta hem de Suriye’de İran’la koordinasyon kurmasını; bölgeyle ilgili geleneksel tehdit algısını değiştirmesini ve bölgesel müttefikleriyle ilişkisinin bozulmasını göze almasını gerektiriyor.

    İran’la nükleer müzakerelerden kaynaklanan bir yumuşama havası olmakla birlikte, bu havanın terörle mücadelede işbirliğine hayat verecek bir atmosfere dönüştürülmesi imkansız gibi gözüküyor.

    ABD ile işbirliğini İran açısından imkansız kılan en önemli faktör şu:

    Tahran, terörün gelişmesinden sorumlu tuttuğu Amerika’nın tekfirci gruplar aracılığıyla bölge ülkelerini parçalayıp zayıflatmaya ve İsrail’i tek bölge gücü haline getirmeye çalıştığına inanıyor.

    Suriye ve Irak örneklerini vurgulayarak Washington’un terörist grupları yok etmeyi değil kontrollü bir şekilde korumayı amaçladığını savunuyor.

    Obama’nın Camp David zirvesinde kendisinden İran’a karşı Bush doktriniyle adım atmasını isteyen Arap müttefiklerine ‘asıl sorun sizsiniz’[14] mesajı verdiği ve Netanyahu’nun tavırlarından rahatsızlık duyduğu doğru.

    Ancak Araplarla İsrail’i tarihte ilk kez bu kadar açık bir müttefik haline getiren bu çelişkili durumun Washington açısından eşsiz bir kazanım olduğu da son derece açık.

    ‘Arap Baharı’nın Libya, Suriye ve Irak’ta bir ‘el-Kaide Baharı’na dönüşmesi, elbette hem Washington hem de Tahran açısından kaygı verici; ancak Suriye ve Irak’ın bölünmesi kaçınılmaz olduğunda sadece silahlı grupları destekleyen bölge ülkeleri bahar nezlesine tutulacak.

    Kaynak: http://www.ydh.com.tr/YD462_iside-karsi-taktik-basarisizlik-mi-yanlis-strateji-mi-.html

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    3 Ekim 2026

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    1 Ekim 2026

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    29 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Volkan Yaraşır

    İoanna Kuçuradi: Bir filozof, bir bilge, bir insan

    Mahsuni Gül

    Üniversitelerde “huzur” aranırken: 1976-1977 raporlarının satır araları

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -4- Devrimci sınıf ya da devrimci özneye bakışı

    Volkan Yaraşır

    Öfkenin filozofu Fanon -3- İçindeki köleyi öldürmek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Volkan Yaraşır

    14 maddede faşizm: Umberto Eco

    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Yüz binlerce çocuk tarlada, binlercesi iş cinayetlerinde!

    4 Ekim 2026

    Yükselen mazot fiyatlarına ve açlığa direnen çiftçiye polisten barikat: Bafralı üreticiler traktörleriyle kent merkezine aktı!

    4 Ekim 2026

    Kayıt dışı istihdam alanı: Ev işçiliği

    3 Ekim 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026

    Süresiz nafaka iptal edildi, mağduriyet kapıda

    30 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.