Diyarbakır Newrozu bir milyonu aşkın kişinin katılımıyla gerçekleşti. “Bu iktidarı göndermeye söz veriyoruz” diyen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, barış için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını vurguladı.
Bir milyonun akın ettiği Diyarbakır Newroz’u, engellemelerle başladı. Polis biber gazı ve TOMA ile alana girmeye çalışan halka saldırdı. Tüm engellemelere rağmen yüz binlerce kişi direne direne newroz alanına girdi. Sahne önüne de çift sıra barikat ve 3 metre tel örgü çeken polis, halkın tepkisine dayanamayarak geri çekildi.
Duruma tepki gösteren HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Hiç kimse Amed halkının iradesinin karşısında duramaz. Diyarbakır Emniyeti, Valilik, provokasyon yapmayın” dedi.
Newroz alanında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Herkes bu meydandaki mesajımızı iyi okusun, Ankara bu meydanları duysun” diyerek “Bu iktidarı göndermeye söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kürt sorununun baskı ve inkarla çözülemeyeceğinin altını çizen Buldan, “Biz HDP olarak Kürtler olarak 2013’teki Dolmabahçe Mutabakatı’nın da o mektubun da arkasındayız. Büyük barış için her türlü sorumluluğu aldığımızı ilan ediyoruz. Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Alevisiyle bu topraklarda yaşayan bütün halklarla barışın aciliyetini vurguluyoruz. Bu Newroz’un barışa, adalete vesile olmasını yürekten diliyorum” dedi.
7’den 70’ye yüz binlerin akın ettiği Diyarbakır Newrozu’na, Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinden çok sayıda siyasetçi, gazeteci, aydın ve akademisyen katıldı.
Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması için Adalet Nöbeti’nde olan İnci Güler, Reşahat Ada, Hakkı Boltan ve Nazire Boltan, Fevziye Kolakan, Cezaevinde yaşamını yitiren Bedri Çakmak’ın oğlu Osman Çakmak, Newroz’un protokol konukları arasında yer aldı.
Kürt siyasetçi Ahmet Türk ve Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş da Newroz konuğu isimler arasında yer aldı.
HDP İzmir İl Örgütü’ne yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın dev posterinin asıldığı alanda, “Newroz ruhuyla mutlaka kazanacağız”, “Newroz özgürlüktür” “Halk iradesi gasp edilemez”, “Eş Başkanlık mor çizgimizdir” yazılı pankartlar asıldı.
Bir milyona seslendi
Bir milyon aşkın kişiye seslenen Pervin Buldan’ın konuşması şöyle: “Sevgili halkımız, değerli anneler, sevgili gençler, hoş geldiniz. Newroz bayramınız kutlu olsun. Bugün Newroz bayramıdır. Bugün kardeşlik, birlik günüdür. Newroz dünya halkları için kutlu olsun. Sevgili halkımız, yurt içinden ve yurt dışından gelen sevgili misafirlerimiz, sivil toplum örgütlerinin değerli temsilcileri, sevgili kadınlar ve gençler, hepinizi partim adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. İnanın, Newroz ateşinin yandığı her meydanda, başta Amed meydanı olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yanında, üç gündür yanan bütün Newroz ateşleriyle, Selahattin Demirtaşlar, Figen Yüksekdağlar, Gültan Kışanaklar, Sebahat Tunceller, Aysel Tuğluklar, Selçuk Mızraklılar, Ayşe Gökkanlar, Leyla Güvenler, Hülya Alökmenler ve cezaevlerindeki bütün arkadaşlarımız bu meydandalar. Amed meydanından bütün yoldaşlarımıza sevgilerimizi, selamlarımızı gönderiyorum.
Newroz diriliştir
Sevgili halkımız, Deniz Poyraz ve Kemal Kurkut şahsında yaşamını yitiren bütün arkadaşlarımızı bir kez daha rahmetle minnetle anıyorum. Onların bize bıraktığı mirasa sahip çıkacağımıza söz veriyorum. Newroz diriliştir. Aynı zamanda umuttur, kardeşliktir, cesarettir. Newroz bu topraklarda, yüz yıllardır kutlanan bir bayramdır. BU bayramın bizlere, halkımıza, hepimize barışı, adalet, demokrasiyi getirmesini yürekten temenni ediyorum. Newroz ulusal birlikte bütünleşmektir. Newroz kadınlardır, gençlerdir, gençliktir. İşte bir kez daha hepinizin bayramı kutlu olsun. Newroz pîroz be.
Amed tarih yazdı
Sevgili halkımız, Newroz sadece Kürtlerin değil, bugün her yerde direnen işçilerin, emekçilerin, milyonların bayramıdır. Newroz aynı zamanda zalimlere boyun eğmeyen mazlumların bayramıdır. Onurlu bir yaşam için mücadele eden halklarımızın bayramıdır. Her dilden halay, türkü, horondur. Bir kez daha hepinizin Newroz’unu yürekten kutuluyorum. Bugün Amed halkı bir kez daha tarih yazdı. Sizler bir kez daha Newroz’da hiç kimseye boyun eğmediğinizi gösterdiniz, tarih yazdınız. Bu tarih elbette demokrasinin, barışın, adaletin bir yol haritasıdır. Bu yol haritasına hep birlikte sahip çıkacağız. Asla adaletten, barıştan, demokrasiden vazgeçmeyeceğimizi, sizler bir kez daha ilan ettiniz. Barış, eşit ve ortak yaşamda sonuna kadar kararlı olduğunuzu bir kez daha dünyaya gösterdiniz, Türkiye halklarına gösterdiniz.
Bu meydana iyi bakın
Herkes bu meydana iyi baksın, buradan çıkan mesajları iyi okusun. Ankara bu meydanı görsün, Ankara Amed’i görsün. Sizler ‘Şimdi Kazanma zamanı’ diyerek, büyük bir fotoğrafın çıkmasını sağladınız. Tarihi, kimliği, kültürü yasaklı, bu düzeni kabul etmeyeceğimizi bir kez daha herkese gösterdiniz. İnkarla, yok saymayla, kayyımla, cezaevine koymakla, katletmekle, bizleri bitiremeyeceklerini bir kez daha gösterdiniz. Bu yüzyıl büyük acılarla geçti, tarihe zulümlerle geçti, cezaevlerine atılan siyasetçilerle geçti, kayyımların iradeyi gasp etmesiyle geçti. Önümüzdeki yüzyıl tarihin bir kez daha tekerrür etmeyeceğine bu alanda bir kez daha söz veriyoruz.
Öcalan’n mektubu
Sevgili Amedliler, 9 yıl öne 2013 tarihine bu meydanda bir mutabakat metni okundu. Bu metin tarihi bir çözümün yol haritasıydı. İmralı’da Sayın Öcalan’ın kaleme aldığı bu deklarasyonu, bu mektubu, ortak geleceğin birlikte kurulacağını ilan eden bir mektubun okunmasının üzerinden 9 yıl geçti. 9 yılda yaşananlar, çözüm mektubunun aciliyetini bugüne kadar yaşananlarla bizlere gösterdi. HDP ve Kürtler olarak 2013 yılında, Amed Newrozu’nda okunan mektubun arkasında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Çözümden korkan bir iktidarın bu ülkeyi ne hale getirdiğini hepimiz gördük, hepimiz tanıklık ediyoruz. Bu iktidar aklı, barışa tecrit uyguladı. Bu iktidar. Aklı demokrasiye tecrit uyguladı, halkların kardeşliğine, kimliğimize, dilimize tecrit uyguladı. Demokratik siyasete karşı olan bir iktidar var. İşte bu ülkeyi bugün getirdikleri durum ortada. Bu ülkenin halklarını, emekçisini, kadınını, gencini, açlığa işsizliğe mahkum eden bir iktidar var karşımızda. Bu iktidarın yaptığı bütün zulümlere, haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı hep birlikte ses çıkarmaya, itiraz etmeye, bu iktidarı göndermeye buradan bir kez daha söz veriyoruz.
Tecridi kabul etmiyoruz
Geldiğimiz noktada bize zulüm ettiler, zor kullandılar, başaramadıklarını da biliyorlar. Bir kez daha diyoruz ki, bu halk bu meydanda olduğu sürece siz asla başaramayacaksınız, kazanamayacaksınız. Bugün bu meydan onun teyididir. 2013’teki mutabakatın arkasında olduğunun teyididir. Bu meydan, Sayın Öcalan’a uygulanan tecridi kabul etmediğimizin teyididir.
Büyük barışa ihtiyaç var
Sevgili halkımız, bizler, Kürt halkı olarak, Türkiye halkları olarak, HDP olarak, barışın bir kez daha ne kadar önemli olduğunu, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyanın bir gerçeği olduğun bir kez daha ilan ediyoruz. Ukrayna savaşı bizlere bir kez daha göstermiştir. Bunun için HDP olarak diyoruz ki büyük barışlara ihtiyaç var. Büyük barışlar sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde hayata geçmek zorundadır. Büyük barış için, halklarımızın ortak geleceği için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Barışın etrafında büyük bir kenetlenmeye ihtiyaç olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz. Türkü ile, Kürt’ü ile, Laz’ı ile, Çerkesi ile, Arap’ı ile bu topraklarda yaşayan bütün halklarla birlikte büyük barışın aciliyetini bir kez daha buradan duyuruyoruz. Barış bu ülkeye, bütün ülkelere geldiği zaman, arkasından nelerin geleceğini biliyoruz. Savaş acı ve gözyaşıdır; barış yaşamdır, gelecektir, umuttur. Büyük barışın tam zamanı, şimdi barış, hemen barış, büyük barış diyoruz.
Kürt sorununun çözümü
Barıştan başka bir çıkar yol olmadığını iyi biliyoruz. Türkiye’de siyaset yapan herkesin temel gündeminin barış olması gerektiğini söylüyoruz. Siyaset ve parlamento bunun için vardır. Herkes elini taşın altına koymalı. Sevgili halkımız, bu ülkenin en büyük sorunu Kürt sorunudur. ‘Kürt sorunu yoktur’ diyerek bu sorun çözülmez, ‘çözdük’ diyerek çözülmez. Korkarak değil, silerek değil, cesaretle, umutla, Türkiye halklarının geleceği için, Kürtlerin geleceği için Kürt sorununun acilen çözümüne ihtiyaç var. Yaşanan bütün krizlerin çözümü için elimizi taşın altına koymaya hazırız.
HDP anahtar bir partidir
HDP anahtar bir partidir. Ülkede kilitlenmiş bütün sorunların çözümü için sorumluluk almayı bilen bir partiyiz. Bunu da hayata geçireceğimizi özellikle ifade ediyoruz. İnkarla, baskıyla, zorla, cezaeviyle bu sorunlar çözülmez. Eğer bir halkın iradesini cezaevlerine koyarsanız, kayyımla gasp ederseniz, dil uzatırsanız, işte o zaman Kürt sorunu çözülmez. Sorunun çözümü birbirimizi anlayarak, güç vererek, bu yol ülkeyi barışa götürür. Çünkü inkar ve baskıyla, yok saymayla, işte gördünüz bu meydanları boş bırakmayı asla beceremezsiniz. 8 Mart’larda kadınlar alanlarda, meydanlarda, Türkiye’nin her yerine zılgıtlarıyla asla diz çökmeyeceklerini, bu ülkede kadın katliamlarının bir daha yaşanmaması için, şiddetin son bulması için, bu meydanları boş bırakmayacaklarını gösterdiler.
Size boyun eğmeyeceğiz
3 gündür Türkiye’nin her yerinde milyonlarca insan size bir kez daha gösterdi: Size boyun eğmeyeceğiz, size biat etmeyeceğiz, sizin önünüzde diz çökmeyeceğiz. Elbette bu sorunları, toplumla çözeceğiz. Omuz omuza, yürek yüreğe, her türlü baskıya rağmen, asla taviz vermeden, korkmadan, cesaretle bütün bu sorunları çözmek için birliğimizi ve beraberliğimizi, mutlaka direnerek sonuna kadar götüreceğiz. HDP olarak 27 Eylül 2021’de açıkladığımız deklarasyonun arkasındayız. Türkiye’de adalete, demokrasiye, büyük anlamda yol açacak bir deklarasyondu. Bizimle olmayan her kesime, her inanca, herkese buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz. Sorunların çözümünün halkla, toplumla olacağına inanıyoruz. Bu ülkeye barışı getireceğiz, demokrasiyi, adaleti biz getireceğiz. Her türlü özgürlüğü biz getireceğiz. Halkımızla birlikte, sizlerle birlikte getireceğiz. Bir kez daha bu Newroz’un adalete, barış ve özgürlüğe vesile olmasını temenni ediyorum. Herkesin Newroz’unu yürekten kutluyorum.”
(MA)