Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    13 Ekim 2026

    Erbil’de düzenlenen forumda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: “Sorunlarımız çok ama yüz yıl sonra bir fırsat kapısı aralandı”

    13 Ekim 2026

    Fransa’da on binler sokakta

    13 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026

      Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

      9 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Genco Erkal’ın Cumhurbaşkanı’na hakaret davası 11 Mart’a ertelendi

    Genco Erkal’ın Cumhurbaşkanı’na hakaret davası 11 Mart’a ertelendi

    Siyasi Haber25 Kasım 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görüldü. Erkal, “Bundan sonraki duruşmada daha da çok konuşacağım” dedi. Dava, 11 Mart 2022 tarihine ertelendi.

    Tiyatro sanatçısı Genco Erkal sosyal medya hesabından, “25 Kasım günü Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanıyorum” diyerek yargılanmasına neden olan Twitter paylaşımlarını açıklamıştı.

     

    Erkal açıklamasında, “Suçum: Twitter paylaşımlarında, Cumhurbaşkanının diplomasını sorgulamak, kaç çocuk yapılacağına karışmasın demek, Ayder Yaylasındaki yapılaşma girişimine karşı çıkmak, Türk usulü başkanlık sistemini eleştirmek” dedi.

     

    Genco Erkal hakkında, sosyal medya paylaşımları nedeniyle, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla 1 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Erkal, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya avukatları ile gitti.

     

    “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla yargılandığı mahkeme salonuna alkışlarla giren Erkal, savunmasında yaptığı paylaşımlarda ironi ve mizah olduğunu söyledi.

     

    Erkal’a destek olmak için piyanist Fazıl Say, Ece Dağıstan, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TİP Milletvekili Ahmet Şık, Erkal’ın dostları ve hukukçular da duruşmaya geldi.

     

    Genco Erkal ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşmaya mahkeme hâkimi ‘duruşma salonunun küçük olması’ ve Covid-19 gerekçesiyle basın ve izleyici salona almadı. Avukat Turgut Kazan duruma itiraz ederek, “Biz böyle olacağını belirterek sizden büyük salon talep ettik” dedi. Mahkeme hâkimi, “Şu an bu ortam hem yargılama açısından hem de pandemi açısından sağlıklı değil. Avukatlar ve sanık ile bir gazeteci kalsın geri kalan dışarıya çıksın” diye konuşurken CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Ben çıkmayacağım adil yargılama hakkı gereği duruşmayı izleyeceğim” ifadelerini kullandı. TİP Milletvekili Ahmet Şık da, “Eğer sağlıklı bir karar almak istiyorsanız yargılamayı yapmadan beraat yapmalısınız. Mahkeme salonlarında sağlık değil hukuk tartışılır” dedi.

     

    Diken’den Canan Coşkun’un haberine göre, Erkal alkışlar eşliğinde duruşma salona girdi. Hâkim, içeriye giremeyen basın ve izleyicilerin takip edebilmesi için “duruşma salonunun kapısı açık kalsın” dedi. Hâkim, Genco Erkal hakkında düzenlenen iddianameyi özetledikten sonra Erkal, suçlamaya konu tweetlerini tek tek açıkladı.

     

    “Erdoğan, ‘Ayder Yaylası’nda 2022’ye kadar çalışmanın bitirilmesini hedefliyoruz’. Eyvaaah, güzelim doğa harikası Ayder Yaylası’nı bitirmeye karar vermiş. Parmağının değdiği yeri beton edip kurutuyor.”

     

    “Bu iktidarın doğayla arası pek parlak olmamıştır. İnşaat ve beton aşkı her zaman doğa aleyhine çalışmıştır. Onlar için önemli olan pazarlanacak yeni rant alanları yaratmaktır. Toprağı, alınıp satılacak arsa olarak görürler. Doğaya verilen zararlar konusunda tipik örnekler arasında Kaz Dağı’nda maden aramaya izin verilmesi, halkın karşı koymasına rağmen İkizdere’de taş ocaklarına ruhsat vererek doğanın tahrip edilmesi, özel koruma altındaki kıyıların imara açılması sayılabilir. Cumhurbaşkanı da zaman zaman bizzat özeleştiri yaparak, örneğin İstanbul için şunları söylemiştir: ‘Biz bu şehre ihanet ettik. İstanbul’un kıymetini bilemedik. Bundan ben de sorumluyum.’

     

    Aynı şekilde Ayder Yaylası için de ‘Biz burayı kirlettik, rezil ettik’ dediği halde yaylayı turizm merkezi ilan ederek kentsel dönüşüm çalışmalarını başlatmış, imara açıp buranın doğal yayla olma vasfını kaybetmesine olanak sağlamıştır. İşte benim tweetim bu durumu eleştiriyor. ‘Parmağının değdiği yeri beton edip kurutuyor’ demek bir durum beyanı, bir eleştiridir. Kesinlikle hakaret değil.”

     

    “Alemin çocuk doğurup doğurmayacağına karışacağına diplomayı ortaya koy bir bakalım. Arkadaşın rektörden de olsa, sahte de olsa görelim şunu.”

     

    “Cumhurbaşkanının diploması ise yıllardan beri tartışılıyor. Vardı yoktu, geçerliydi değildi. Sahteydi deniyor. Davalar açılıyor, reddediliyor. Olay AİHM’e kadar gitti. Bütün bunlar yıllardır kamuoyunun gözleri önünde oluyor. Konuyla ilgili kitaplar yazılıyor. İnternete girin ‘Erdoğan’ın diploması’ diye arayın. Bakın neler çıkıyor karşınıza. En son bir kurul meseleyi ‘özel hayatın gizliliği’ kapsamında değerlendirdi. Neden özel olsun? Madem ki yasal olarak belli bir göreve seçilebilmek için o diploma gerekli o zaman açıkça ortaya konmalı. Özel hayat kapsamına girmez ve gizlenemez. Ben bir yurttaş olarak bu diplomayı görmek istiyorum. Bu benim hakkım. 

     

    Bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanımızın diploması tartışma konusu olmamıştı. Hepsi devlet arşivlerinde yerini aldı. Hepsi kesin, açık ve nettir. Bu diplomayı da görelim diyorum. Mizahi bir ifade var bu tweette. İroniktir, ama hakaret? Neresi hakaret sayılabilir anlamıyorum doğrusu. Cumhurbaşkanı ara sıra ‘Biz kimin özel hayatına, yaşama biçimine karıştık’ der ama açıkça bilindiği gibi üç çocuk, beş çocuk, yurttaşların kaç çocuk yapacağına bile o karar vermek ister. Bu da beni rahatsız ediyor ve bu tweetle o konuyu eleştiriyorum.”

     

    “Başkanlık sistemi yetmez, Türk usulü Çobanlık Sistemi olsun.”

     

    “Bir gün Cumhurbaşkanı şöyle dedi: ‘Çobanlık felsefesini anlamayan, insan yönetemez. Ben de bir çobanım.’ İşte bu konuşma son tweetime ilham kaynağı oldu. Kendisi çobanlığı gururla kabul edip savunduğuna göre burada hakaret söz konusu olamaz. O çobanlığı kabul edebilir ama ben sürüden biri olmayı kabul etmiyorum. Çağdaş bir toplum, özgür bireylerden oluşur. Halk koyun sürüsü olamaz. 

     

    Türk usulü başkanlık sistemi ülkemiz için felaket oldu bence. Benim asıl eleştirdiğim budur. Başkanlık sistemine başından beri kesinlikle karşıyım. Tüm yetkilerin tek kişide toplandığı bir sistemde halk huzur bulamaz. Nitekim bu sistemin yürürlüğe girmesinden bu yana, kısa zamanda siyasi, sosyal, tüm alanlarda zarar gördük, sürdürülebilir olmadığını anladık. En önemlisi ülkemizin ekonomisi çöktü. Enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı, paramızın büyük bir hızla değer kaybetmesi, yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olması, bu sistemin çıkmazını açıkça ortaya koydu. Dilerim ilk seçimde bu ucube sistemden kurtulup yeniden parlamenter sisteme geçer, demokrasiyi yeni baştan inşa eder, huzur buluruz.

     

    Genel duruma bakarsak ülkemizde, son 6 yıl içinde Cumhurbaşkanına hakaretten 38 bin dava açılmış, bu herhalde bir dünya rekoru. Durumun nedenlerini araştırmak gerekiyor kanımca. Neden bu kadar çok dava? Daha önceki dönemlerde bu tür davalar yüzlerle sayılırken bu dönem birdenbire on binleri konuşmaya başlıyoruz. Demek ki ifade özgürlüğüne ciddi bir saldırı var, baskı var burada. Suskun, evet efendimci bir toplum isteniyor. Soru sorulmasın, eleştiri yapılmasın, iktidara koşulsuz biat edilsin. İnsanlar hapse atılmaktan korkup sussunlar, bu mudur amaçlanan? Üstelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Şorli kararıyla artık Cumhurbaşkanına hakaret diye bir suç kabul etmiyor, insan haklarına aykırıdır diyor. Bu suçtan ötürü göz altına alıp yargıladıklarınıza 7 bin 500 Avro tazminat ödeyeceksiniz diyor. Bunun üstüne benim başka bir şey söylememe gerek kalmıyor sanırım. Takdir sizindir.”

     

    Mahkeme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davaya katılmasına hükmetti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel davaya katılmak istediklerini aktararak, “Suça konu paylaşımlarda alenen hakaret vardır. Gerçek olgular üzerinden yapılmayan eleştirilerle sınırlar aşılmıştır. Müvekkilimin kişilik hakları zarar görmüştür. Sanığın cezalandırılmasını istiyoruz” dedi. Erkal’ın avukatı Turgut Kazan da “Bunlardan zarar gören bir cumhurbaşkanının diyeceklerini merak ediyoruz. Davaya katılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu. Mahkeme ara kararında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davaya katılmasına hükmetti.

     

    “Bundan sonraki duruşmada daha da çok konuşacağım”

    Duruşma çıkışında adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan Genco Erkal, “Dava devam ediyor, Mart’a ertelendi. Devam ettiği için de çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Yazılı savunmamı birazdan eve gidince basına yazılı olarak ileteceğim. Başka bir şey söylemeyeceğim. Bana böyle bir fırsat verildiği için çok mutluyum aslında. Çünkü burada ben kendimi savunabiliyorum sizler de şahit olabiliyorsunuz. Bana yapılan suçlamaları açıkça savunabiliyorum. Sadece o suçlamaların cevabını değil, aslında dünya görüşümü bütün bu içinde yaşadığımız düzenin eleştirisini de dile getiriyorum. Bundan sonraki duruşmada da daha da çok konuşacağım” dedi.

     

    “Oyuncu Sendikası: ‘Üyemizin yargılanmasını kabul etmiyoruz”

    Mahkemeden sonra Genco Erkal’ın üyesi olduğu Oyuncu Sendikası, “Daha önce de belirttiğimiz gibi Genco Erkal duruşu ile seyircilerine, öğrencilerine ve çalışma arkadaşlarına örnek olmuş, politik tiyatro yapan, eleştiren bir sanatçıdır. Sosyal medya hesaplarından yaptığı eleştirilerinin ifade özgürlüğü kapsamında değil de suç olarak görülüp ihbar edilmesini ve üyemizin yargılanmasını kabul etmiyoruz” açıklamasında bulundu.

     

    Oyuncu Sendikası, Genco Erkal’ın “Cumhurbaşkanı’na Hakaret’ iddiasıyla yargılandığı davanın 11 Mart 2022 tarihinde saat 09.30’a ertelendiğini duyurdu.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    10 Eylül 2026

    Kayyum yönetimi Dersim Engelliler Derneği’ni boşaltıyor

    8 Eylül 2026

    6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

    8 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Toros Korkmaz

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026

    Emekliler kefen fırlatarak isyan etti: “Ya geçim ya seçim”

    13 Ekim 2026

    Smart Solar işçileri sokakta: “Direne direne kazanacağız”

    12 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.