Fransa: Öğrenci eylemleri büyüyor ve geniş destek kazanıyor

Fransa’da gençler iyi bir eğitim, eğitimde fırsat eşitliği, üniversiteye giriş sisteminin kaldırılması, personel eksikliğinin giderilmesi, okul binalarının yenilenmesi, sürdürülen savaşlara fon sağlanmaması, artan askeri harcamaların iptali ile uygun konut ve gıda talepleriyle günlerdir sokak eylemleri yürütüyor. Öğretmen sendikaları grev çağrısında bulundu. Güvenlik güçlerinin sert saldırıları karşısında gerilemeyen ve halktan da büyük destek alan harekete karşı Başbakan Sébastien Lecornu, hükümetin Ekim ayı sonuna kadar taleplere bir yanıt vereceğini vaat etti; ancak huzursuzluğu yatıştırıp yatıştıramayacağı henüz belli değil.
İspanya: Konut krizi İspanya’da 14 yıl sonra ilk genel greve yol açtı

Madrid’de yaşayan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın, yetmiş yıldır yaşadığı dairesinin bir yatırım şirketi tarafından satın alınması ve dairesinden tahliye edilmesi İspanya’da kitlesel protestolara neden oldu. Konutlara erişim ve uygun fiyatlı kiralar için kurulan Madrid Kiracı Sendikası zorla tahliyeler ve fahiş kira fiyatlarına karşı genel grev çağrısı yaptı. Kongre’nin Pedro Sánchez hükümetinin kiracıların gerilimini azaltmak için onayladığı kararnameleri reddetmesi üzerine İspanya’nın en büyük iki sendikası Genel İşçi Sendikası (UGT) ve İşçi Komisyonları (CCOO) 11 Ekim’de genel grev yapılması kararı aldı. Bu, İspanya’da 14 yıl sonra yapılacak ilk genel grev olacak.
Erken genel seçim kararı alan Sánchez sendikaların grev kararına karşı “Bu anayasal bir haktır. Hükümet olarak buna saygı duymaktan başka seçeneğimiz yok,” dedi. Sánchez’in eski maliye bakanı ve şu anda PSOE’nin seçim kampanyası strateji direktörü olan María Jesús Montero, “Daha önce benzeri görülmemiş bir duruma tanık oluyoruz,” dedi. “Genel grevler genellikle hükümetlere karşı ilan edilir; bu durumda ise muhalefete karşı ilan ediliyor.” Kiracı sendikası sözcülerinden Valeria Racu ise, “Bu sadece siyasi bir grev değil. Bu, doğrudan işçilerin çalışma koşullarıyla ilgili bir grev” şeklinde konuştu.
Almanya: “Zenginler savaş istiyor, gençler gelecek”

Almanya’da binlerce genç Berlin’de, “Bir Daha Asla Savaş Olmasın” pankartı altında, yeniden silahlanmaya, zorunlu askerliğe ve savaşa karşı barış, demokratik haklar ve sosyal güvenlik için anti-faşist sloganların atıldığı bir protesto gösterisi düzenledi. “Unzwingbar” (Yenilmez) ağı, protesto etkinliklerinin farklı aktörler ve gruplar tarafından düzenlendiğini ve farklı hedef kitlelere hitap etmeyi amaçladığını açıkladı. Bunun, “mümkün olduğunca çok insanı barış ve savaşa karşı sokaklara çıkmaya motive edeceğini” söylediler. “Bir daha asla zorunlu askerlik olmasın” ve “Zenginler savaş istiyor, gençler gelecek” gibi sloganların atıldığı Berlin’deki etkinliğe paralel olarak Stuttgart’ta da bir barış gösterisi düzenlendi. Berlin ve Stuttgart’taki protestolar yaklaşık 300 kuruluş ve girişim tarafından destekleniyor.
Yunanistan: Rubio ülkede istenmiyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Yunanistan’ı ziyaretine ve Yunanistan’ın ABD-NATO askeri ve enerji planlarına giderek daha fazla dahil olmasına karşı “Halkların katillerine ne toprak ne de su”, “Filistin’e özgürlük” ve “Katılım yok, müdahale yok, NATO ve Amerikalılar dışarı” gibi sloganların atıldığı kitlesel gösteriler düzenlendi.
Atina’da, öğrenci birlikleri, sendikalar ve partiler tarafından düzenlenen savaş karşıtı mitingin ardından ABD büyükelçiliğine doğru yürüyüş yapmak isteyen protestocular polis tarafından engellendi. Göstericiler, Rubio’nun ziyaretini ve polisin geçiş yasağını protesto ederken, “Filistin’de dökülen kanı” sembolik olarak temsil etmek üzere sokaklara kırmızı boya döktüler.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Atina ziyaretini protesto etmek amacıyla Selanik’te de iki savaş karşıtı gösteri düzenlendi. Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Dimitris Koutsoumbas Sintagma Meydanı’ndaki mitingde yaptığı konuşmada, Yunan halkının ABD ile sözde “stratejik ilişki” için zaten yüksek enerji maliyetleri, yoksulluk, ağır vergiler, devasa askeri harcamalar ve savaşa artan katılım yoluyla ağır bedeller ödediğini, işçiler ve gençlerin, Yunanistan’ın emperyalist savaşlar için bir askeri karakola dönüştürülmesini, ABD üsleriyle doldurulmasını ve halkın değil tekelci çıkarların hizmet ettiği rekabetlerin bedelini ödemeye zorlanmasını kabul etmeyi reddettiğini söyledi.
İtalya: Sansüre karşı, dayanışma

İtalya’da Temsilciler Meclisi Anayasa İşleri Komitesi’nde görüşülmekte olan “antisemitizm yasası” olarak adlandırılan tasarıya hayır demek için, Barış Silahsızlanma Ağı, 2 Ekim’de 250 örgütle birlikte Roma’da, Montecitorio’da ve İtalya’nın diğer 45 şehrinde protesto gösterisi düzenledi. Söz konusu tasarı, Uluslararası Holokost Anma Birliği (IHRA) tanımına dayanarak, İsrail hükümetinin ve destekçilerinin politikalarına yönelik eleştiriyi antisemitizmle eşdeğer tutan ve muhalefet hakkını, ifade ve bilgi özgürlüğünü daha da kısıtlayan gerçek bir “susturma yasası” olarak niteleniyor. Amacın, İsrail devletinin Filistin halkına karşı uyguladığı sömürgeci politikaları, insan hakları ihlallerini, soykırımı (bir yıl önce Birleşmiş Milletler tarafından da tanınan), etnik temizliği ve apartheid’ı alenen kınayan herkesi yargılamak olduğu belirtiliyor.
Roma’dan Milano’ya, Torino’dan Cenova’ya, Floransa’dan Brindisi’ye, Catania’dan Palermo’ya ve daha onlarca büyük ve küçük şehre yüzlerce sosyal ve siyasi örgüt tarafından başlatılan geniş çaplı protesto, medyadan sendikalara, Filistin hareketlerinden Yahudi ve Katolik topluluklarına, barış ve yeniden silahlanma karşıtı kampanyalardan okul ve üniversite temsilcilerine, göçmen hakları ve sosyal adalet derneklerinden sanatçı kolektiflerine ve yurttaş komitelerine kadar geniş bir yelpazedeki insan hakları savunucularını bir araya getiriyor. Organizatörler, “İsrail’i eleştirmek antisemitizm değil, demokrasimiz ve insan haklarımız adına korunması gereken anayasal bir haktır. Sansüre karşı, dayanışmanın suç haline getirilmesine karşı, ifade özgürlüğünün ve muhalefet hakkının her türlü sınırlandırılmasına karşı sokaklarda olacağız,” dedi.
Belçika: Eğitim maliyetlerinin düşürülmesi protesto ediliyor

Belçika’da öğretmenlerin bir yıl süren barışçıl sendika gösterilerinin ardından, eğitim reformu, artan yükseköğretim maliyetleri ve bütçe kesintileri protesto ediliyor. Yaşam maliyeti krizi ve hızla artan enerji maliyetleri nedeniyle eğitim harcamalarındaki kesintilere karşı düzenlenen protestolarda ülkenin Fransızca konuşulan bölgelerinde erişilebilir eğitim talep ediliyor. Bazı pankartlarda “Size ders vermek için kendi derslerimizi kaçırıyoruz” diye slogan atan protestocular, yükseköğretimdeki son düzenlemeleri kınayan pankart ve afişler taşıdı. Protestolar sırasında 80 kişi gözaltına alındı ve 27 kişi tutuklandı.
Şili: Madencilik ve sağlık sektörlerinde grev

Şili’de sağcı Cumhurbaşkanı José Antonio Kast hükümetinin, kamu eğitimini, sağlık hizmetlerini ve kültürü ortadan kaldırırken madencilik tekellerine ve finans sermayesine vergi indirimleri sağlayan 2027 bütçesine karşı Şili’de grev ve protesto dalgası yaşanıyor. 1 Ekim Perşembe günü, 20.000’den fazla öğrenci ve işçi, Santiago ve diğer şehirlerde bütçe kesintilerine karşı yürüyüş düzenledi. Öğretmenler Birliği ve Birleşik İşçi Merkezi (CUT) de dahil olmak üzere 30’dan fazla sosyal örgüt tarafından desteklenen gösteriye polis güçleri tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla saldırdı. Son raporlara göre en az 31 kişi gözaltına alındı, çok sayıda kişi yaralandı.
