İHD İstanbul Şubesi binasında gerçekleştirilen ve çok sayıda hak savunucusunun katıldığı toplantıda basın metnini İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Meral Nergis Şahin okudu.
Şahin, kuyu tipi cezaevlerinden başka yere sevk edilme talebiyle açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu’nun eyleminin 267’nci gününde Antalya Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığını ve 4 Temmuz’da hayatını kaybettiğini hatırlattı. Türkoğlu’nun talebi kabul edildikten sonra açlık grevine son verdiğini ancak durumunun giderek kötüleşmesi üzerine tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğini belirtti.
“Gökyüzü bir kuyunun dibinden bakıyormuş gibi görünüyor”
Cezaevlerindeki ölümlerin ardında gardiyanların tutumunun yanı sıra tekli hücrede kalma koşullarının da etkili olduğunu ifade eden Meral Nergis Şahin, “Kuyu Tipi” olarak adlandırılan hapishanelerin yarattığı tahribata ilişkin şu tespitlerde bulundu:
“Havalandırmasından gökyüzünün bir kuyunun dibinden bakıyormuş gibi göründüğü için ‘kuyu tipi’ olarak ifade edilen S, Y ve yüksek güvenlikli hapishaneler, sadece mimari olarak bile bu hapishaneleri işkence mekanından farksız hale getirmektedir. Mahpusların mutlak tecridi amacını taşıyan, mahpusun fiziksel, zihinsel ve ruhsal durumu üzerinde ağır sonuçlar yaratan kuyu tipi hapishanelerin, toplumun muhalif kesimlerine yönelik bir proje olduğu insan hakları ve hukuk örgütleri tarafından dile getirilmişti.”
“Muhalif kesimlere yönelik bir proje”
Kuyu tipi cezaevlerinin toplumun muhalif kesimlerini hedef aldığını söyleyen Şahin, son dönemde yaşanan tutuklamalara dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Nitekim İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, tutuklanan CHP’liler ve son olarak Deniz Göktaş’ın kuyu tipi olarak inşa edilen Tekirdağ Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulması, dile getirilen söz konusu itirazların haklılığını ortaya koymuştur.”
Yetkililere çağrı: “İnsan onuruna saygılı davranın”
Yüksek güvenlikli cezaevlerinin ağır hak ihlallerine sebebiyet verdiğini belirten Hapishane Komisyonu, açlık grevini sürdüren diğer mahpusların durumuna dikkat çekerek yetkililere acil çağrıda bulundu:
“Mimari olarak bir işkence mekanı olarak tasarlanan, toplumun muhalif kesimlerine karşı insan onuruna aykırı bir infaz rejimi aracı olarak kullanılan ve giderek fark gözetmeksizin tüm mahpuslar için uygulama amacı taşıyan Kuyu Tipi Hapishaneleri kapatmaya; kuyu tipi olmayan başka hapishanelere sevk talebi ile açlık grevi sürdüren mahpusların talebini kabul etmeye ve insan onuruna saygılı davranmaya çağırıyoruz.”
