Dünya çapında tanınan 82 Nobel ödüllü bilim insanı, yazar ve aktivist, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne hitaben yeni bir ortak mektup yayımladı. Mektupta, Abdullah Öcalan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında verdiği ihlal kararının uygulanması istenirken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları için “umut hakkının” yasal güvenceye kavuşturulması talep edildi.
Öcalan’ın barış sürecinin başlatıcısı olduğu vurgulandı
Mektuba imza atan Nobel ödüllü isimler, Abdullah Öcalan’ın Türkiye’deki mevcut barış sürecinin temel başlatıcılarından biri olduğunu savundu. Öcalan’ın yalnızca Türkiye ölçeğinde değil, daha geniş bir Ortadoğu coğrafyasında da barış için önemli bir ses olduğu belirtildi.
Bölgedeki çatışmaların giderek derinleştiği bir dönemde, Öcalan’ın diyalog ve demokratik çözüm konusundaki ısrarlı tutumunun yapıcı bir rol oynadığı kaydedildi. Bu yaklaşımın Kürt topluluklarını ve örgütlerini barışçıl çözüm yollarına yönlendirdiği ifade edildi. Öcalan’ın siyasi etkisinin Türkiye sınırlarını aştığı; Suriye ve İran’daki Kürt bölgelerinde de gerilimi azaltma, demokratik katılımı güçlendirme ve siyasal çözüm ilkelerinin yaygınlaşmasında etkili olduğu bildirildi.
Son bir yıldaki silahsızlanma adımlarına dikkat çekildi
Nobel ödüllü isimler, mektupta son bir yıl içinde bölgede yaşanan somut gelişmelere de atıfta bulundu. PKK’nin 2025 yılında ilan ettiği tek taraflı ateşkes, ardından yaşanan örgütsel değişiklikler ve silahlı mücadelenin sonlandırılmasına dönük atılan yapısal adımlar hatırlatıldı.
Yaşanan bu yeni gelişmelerin barış ve birlikte yaşama yönünde daha geniş bir toplumsal iradeyi yansıttığı belirtildi. Söz konusu adımların, Nobel Barış Ödülü’nün üzerinde yükseldiği evrensel ilkelerle de tam bir uyum gösterdiği vurgulandı.
Meclis komisyonunun teması önemli bir gelişme olarak değerlendirildi
Türkiye’deki kurumsal ve parlamenter gelişmelere de değinen Nobel ödüllü isimler, TBMM bünyesinde kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun” Abdullah Öcalan ile doğrudan temas kurmasını önemli ve olumlu bir aşama olarak nitelendirdi.
Buna rağmen, ülkede mevcut olarak uygulanan “terörle mücadele” yasal çerçevesinin, anlamlı bir diyalog ve geniş tabanlı bir toplumsal uzlaşı sürecinin önünde ciddi bir engel oluşturmaya devam ettiği uyarısı yapıldı.
AİHM’in ihlal kararı için somut adım çağrısı yapıldı
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ni AİHM’in 2014 tarihli kararını uygulatmak adına Ankara’ya karşı somut adımlar atmaya çağıran imzacılar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına ilişkin “umut hakkı” uygulamasının önemine değindi. Bu hakkın tanınmasının, Öcalan’ın hukuki statüsünün açıklığa kavuşturulması ve barış sürecine anlamlı biçimde katılabilmesi açısından temel bir basamak olduğu belirtildi.
Mektupta ayrıca, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve devam eden barış çabalarına tam, sınırsız ve özgür biçimde katkı sunmasının sağlanması istendi. Uluslararası toplumun sürece sürekli ve güçlü biçimde dahil olmasının; demokratik ilerlemeyi desteklemek ve barışçıl çözüm sürecini sabote etmek isteyen aktörlerin müdahalelerini boşa çıkarmak açısından kritik önemde olduğu dile getirildi. Mektup, “Bu kritik anda dünyanın barışa bağlı liderlere acil ihtiyacı var” sözleriyle son buldu.
Bakanlar Komitesi’ne son üç yıldaki üçüncü mektup
Bu son metinle birlikte, Nobel ödüllü isimlerin son üç yıl içinde Bakanlar Komitesi’ne aynı taleple yaptığı çağrı sayısı üçe ulaştı.
Daha önce gönderilen iki mektupta da İmralı’daki ağır tecrit koşullarına dikkat çekilmiş, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na” destek verilmiş ve hukuki haklarının tanınması talep edilmişti.
