Çinli elektrikli otomobil üreticisi BYD, Temmuz 2024’te Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzaladığı büyük ölçekli yatırım anlaşmasını durdurma kararı aldı. Şirket, küresel stratejisinde rotayı tamamen Avrupa Birliği (AB) topraklarına çevirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı anlaşma rafa kalktı
Temmuz 2024’te AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla imzalanan tarihi anlaşma, Türkiye otomotiv sektörü için büyük bir dönüm noktası olarak görülüyordu.
İptal edilen yatırımın kapsamı şu şekildeydi:
- Yatırım Bedeli: Yaklaşık 1 milyar dolar (Güncel kurla 46 milyar 133 milyon TL).
- Üretim Kapasitesi: Yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası.
- İstihdam Hedefi: Doğrudan 5 bin kişiye iş imkanı sağlanması planlanıyordu.
- Zaman Çizelgesi: Fabrikanın ve Ar-Ge merkezinin kurulumunun tamamlanarak 2026 sonunda üretime geçmesi hedefleniyordu.
BYD Genel Müdür Yardımcısı Li: “Birinci önceliğimiz Macaristan”
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre BYD, Türkiye’deki fabrika çalışmalarını tamamen askıya alarak kaynaklarını ve odağını Avrupa’daki üretim tesislerine kaydırdı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da stratejik açıklamalarda bulunan BYD Genel Müdür Yardımcısı Stella Li, şirketin yeni yol haritasını şu sözlerle ilan etti:
“Şu anda Macaristan bizim birinci önceliğimiz. İkinci önceliğimiz ise Avrupa kıtasında ikinci bir üretim tesisi bulmaya ve oraya odaklanmaya yönelik.”
Li, Macaristan’ın güneyindeki Szeged şehrinde inşası devam eden, BYD’nin Avrupa’daki ilk fabrikasında üretimin 2025 sonunda başlayacağını duyurdu. Ancak gelen bilgiler, söz konusu fabrikanın henüz kurulum aşamasında olduğunu gösteriyor.
Hedef: AB gümrük vergilerinden kaçınmak
BYD’nin Avrupa pazarındaki yükselişi agresif bir şekilde sürüyor. Şirketin Avrupa’daki satışları geçen yıl yüzde 270 oranında rekor bir artış gösterirken, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi bu yılın mayıs ayına kadar Avrupa genelinde 100 binden fazla araç satmayı başardı.
Uzmanlar, BYD’nin Türkiye yerine doğrudan AB üyesi ülkelere odaklanmasının arkasındaki temel nedenin, Avrupa Birliği’nin Çin menşeli otomobillere uyguladığı katı gümrük vergilerinden tamamen kaçınmak ve Avrupa pazarındaki pazar payını gümrük engellerine takılmadan büyütmek olduğunu belirtiyor.
