Editör: Mehmet Murat YILDIRIM, (SH)
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan Mem û Zin Düğün Salonu’nda düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum” buluşmasına katıldı. Yüzlerce kişinin yer aldığı toplantıda konuşan Hatimoğulları, hem Türkiye’deki çözüm sürecine hem de Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Sayın Öcalan’ın özgür yaşamı sürecin başarısı için önemli”
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığını ifade ettiği sürecin bir yılını doldurmak üzere olduğunu belirterek, sürecin ruhuna uygun adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İmralı heyetinin görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Hatimoğulları, görüşme sonrasında kamuoyuna bilgilendirme yapılacağını ifade etti. Öcalan’ın özgür yaşamının sürecin başarısı açısından önemli olduğunu vurguladı.
“Kürt-Arap savaşı başlatılmak istendi”
Hatimoğulları, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürtlere yönelik saldırılara değinerek, 6 Ocak’ta devreye konulduğunu söylediği bir senaryo ile bölgede kalıcı bir Kürt-Arap savaşının hedeflendiğini savundu.
Bu girişimin, başta Öcalan’ın müdahaleleri ve Rojava’daki özyönetimin diplomatik temaslarıyla boşa çıkarıldığını ifade eden Hatimoğulları, bölgesel güçlerin ve gerici örgütlerin bu tür bir çatışmadan çıkar sağlayacağını öne sürdü.
“30 Ocak Mutabakatı önemli bir pratik adımdır”
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmaya yönelik eleştirilere de değinen Hatimoğulları, bu eleştirilerin haksız olduğunu savundu.
Rojava’daki mutabakatın tüm hedefleri karşılamasa da önemli kazanımlar içerdiğini belirten Hatimoğulları, anlaşmanın “boğulmak istenen Rojava için önemli bir pratik adım” olduğunu söyledi. Sosyal medyada yapılan eleştirilerin bir bölümünün “fake ve bot hesaplardan” geldiğini iddia etti.
“Münih’teki fotoğraf Ankara’da da verilmeli”
Hatimoğulları, Münih Güvenlik Konferansı’na işaret ederek, konferansta Kürt temsilcilerin yürüttüğü diplomatik temasların önemli olduğunu söyledi.
Mazlum Abdi ve İlham Ehmed’in dünya liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Hatimoğulları, benzer bir diplomasi masasının Ankara’da da kurulması gerektiğini ifade etti.
Irak’taki Mahmur ve Şengal bölgelerine yönelik tehditkar söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Kürt halkıyla yürütülecek barışın taktiksel değil stratejik olması gerektiğini vurguladı.
“Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılmamalı”
Kürt meselesinin demokratik çözümü için kurulan Meclis Komisyonu’nun hazırlayacağı rapora değinen Hatimoğulları, raporun tarihi önemde olduğunu söyledi.
Taslak metinde “terör” kavramının sık kullanıldığını gördüklerini belirten Hatimoğulları, Kürt sorununun sosyolojik, iktisadi ve siyasi bir sorun olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Komisyondan beklentilerinin, PKK’lileri kapsayacak özel yasanın kapsamına dair netlik sağlanması ile Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Türk Ceza Kanunu (TCK) ve İnfaz Yasası’nda değişiklikler yapılması olduğunu dile getirdi.
“Umut hakkı son derece önemlidir”
Hatimoğulları, sürecin başarıya ulaşması için söylemin eyleme dönüşmesi gerektiğini belirterek, umut hakkının başta Abdullah Öcalan olmak üzere birçok mahpus için tanınması gerektiğini söyledi.
Barışın yalnızca diplomatik görüşmelerle değil, toplumsal mücadeleyle güçleneceğini ifade eden Hatimoğulları, “Yeni yüzyıl Kürt halkının çözüm yılı olmalıdır. Bir olmalıyız, beraber olmalıyız” dedi.
Toplantı, basına kapalı olarak devam etti.
