Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Apê Musa katledilişinin 34’üncü yılında mezarı başında anıldı

    20 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 12. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü, yasak kararlarına rağmen Kadıköy’de gerçekleştirildi

    12. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü, yasak kararlarına rağmen Kadıköy’de gerçekleştirildi

    İstanbul'da yasak kararlarına ve ablukaya rağmen bir araya gelen translar, "Tahayyül" temasıyla 12. Trans Onur Yürüyüşü'nü Kadıköy'de gerçekleştirdi. Basın açıklamasında hormon kısıtlamalarına, seks işçilerine yönelik şiddete, cezasızlık politikalarına ve aile dayatmasına tepki gösterilirken, transların dışlandığı bir barış sürecinin mümkün olamayacağı vurgulandı.
    Siyasi Haber21 Haziran 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bu yıl “Tahayyül” temasıyla düzenlenen 12. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü, yasak kararlarına rağmen Kadıköy’de gerçekleştirildi. Açılan pankartta, “Deniz’den Arya’ya Poyraz olup eseceğiz” ifadeleri yer aldı. Ablukalara rağmen bir araya geldiklerini vurgulayan translar, “Çünkü biz tahayyül ederiz ve gerçek olur” dedi.

    ‘Birbirimizi kentin dört bir yanında bulduk’

    Bir araya gelen translar, okudukları basın açıklamasına şu sözlerle başladı: “Ne demiştik bu yıl; Özgürce hayal kurabilmek politik bir eylemdir. Her şeyi dönüştürmek mümkündür ve her şey sorgulanabilir’ Dediğimizi de eyledik! Özgürce hayal kurduk! Şehri ve alışılagelmiş yolları dönüştürdük! Son yıllarda bıkmadan denedikleri gibi yine tüm şehri ablukaya alıp bizi engellemeye çalıştılar, ancak yine buradayız. Birbirimizi sokaklarda, kentin dört bir yanında bulduk. Birbirimize çare, nefes olduk.”

    Hormon kısıtlamalarına tepki: ‘Hormonsuz da dönüyoruz’

    Trans bedenler üzerinde sürdürülen politikalara karşı örgütlendiklerini vurgulayan translar, şunları kaydetti: “Yok 11. yok 12. Yargı paketi, yok pandemiden beri devam eden fiili hormon kısıtlamaları, beden uyum süreci yaşının anayasaya aykırı biçimde yükseltilmesi… Hukuksuzca, kafalarına göre, hormon kullanımını kısıtlamaya kalktılar. Ama tüm bu politikalarına rağmen biz ne yapıyoruz? Dönüyoruz; hormonlu dönüyoruz, hormonsuz dönüyoruz. Kendi kaynaklarımızla, dayanışmamızla ve onlara rağmen dönüyoruz; devletten bizim olanı istemekten bıkmadan usanmadan dönüyoruz.”

    Bu yıl baskı ve şiddeti en fazla hissettikleri yıllardan biri olduğunu belirten translar, tüm bunlara rağmen bir araya gelmekten ve örgütlenmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi: “Gerek hormon kısıtlamalarına karşı hastane önlerindeydik, gerekse nefret politikalarını ifşa etmek için metrodalarda, sokaklardaydık.”

    ‘Varoluşumuz için özür dilemiyoruz’

    1 Mayıs’tan sonra tutuklanan arkadaşları Eylem Sıla’nın hatırlatıldığı açıklamada, “Bulunduğumuz tüm alanlarda transların tüm şehirde olduğunu her fırsatta hatırlattık. Biz translar her gün, her an; başka türlü yaşamanın mümkün olduğunu herkese gösteren bedenlerimize, zihinlerimize, hayallerimize yönelen nefrete, şiddete rağmen yaşıyoruz. Tümüyle kurgu olan, kimsenin sığamadığı, o yere batası ‘normal’i koruyan aile, toplum, devlet baskısı ve sindirme politikalarına rağmen yaşıyoruz. Sinmiyoruz! Varoluşumuz için özür dilemiyoruz!” denildi.

    ‘Biz translar ecelimizle ölmek istiyoruz’

    Yaşamını yitiren arkadaşlarını anmayla devam edilen açıklamada, “Yaşatmadığınız arkadaşlarımızın öfkesi ve yasıyla da kenetleniyoruz” denildi. Açıklama şöyle devam etti: “Eylül Cansın’ı 2015’te kaybettik. Ölüme giderken bile birlikte yaşadığı köpeğini düşünen insanların ahıyla yaşamak ağır, bu yüzden tüm baskılara rağmen bugün Eylül’ün ahı ile buradayız. Evinde dahi barındırmadığınız Deniz’in isyanıyla buradayız! Peki ya Okyanus Efe? Babası ve amcasının ‘as kendini de kurtulalım’ demesi sonucu ‘Ne boka yaradı normal olmak’ notuyla Okyanus Efe intihar etti. Oysa sizin bu düzeninize kaybedecek tek bir arkadaşımız bile yok. Biz translar ecelimizle ölmek istiyoruz. Trans hayatlarının değerli olduğu bir toplum yaratmak ve kaybettiğimiz arkadaşlarımızın yasını özgürce tutmak istiyoruz. Buradan tüm katledilen arkadaşlarımıza sözümüz olsun, transların yaşlanarak öldüğü bir dünyayı kuracağız! Hande Kader’in, Poyraz’ın, Arya’nın, Cindy Çağla’nın, Dora Özer’in, Okyanus Efe’nin, Roşin Çiçek’in, Ecem Seçkin, İrem Okan, Nida Nazlıer, Selen Özkula, Dilek İnce, Gökçe Saygı, Mira Güneş, Günay Özyıldız’ın hesabını sormak için buradayız.”

    ‘Evlerimize vurulan mühürler bu düzenin suç kaydıdır’

    İsyanlarının çok büyük olduğunun altını çizen translar, bedenleri ve hayatları üzerindeki tahakkümü kabul etmeyeceklerini şu ifadelerle dile getirdi: “İsyanımız çok büyük, 87’de Gezi’de açlık grevi yapan seks işçisi trans kadınların direnciyle alanlardayız. Bizler ilk vazgeçilenler, gözden çıkarılanlar olmak istemiyoruz! Bir mahallede gökdelenler dikilecekse yaşam alanlarından sürgün edilenler hep trans seks işçileri oldu. Kentin dört bir yanında polis şiddetine, işkencesine direnen de seks işçileri oldu. Seks işçilerini bu kentin dışına sürenler, evlerini mühürleyenler, sokaklarını dar edenler, sonra da bu şiddeti görünmez sananlar bilsin: Biz unutmadık. Hangi sokakta kimin şiddete maruz kaldığını, hangi karakolda kimin susturulmaya çalışıldığını, hangi mahkemede hangi failin korunduğunu biliyoruz. Hangi evin mühürlendiğini, hangi kapının polis zoruyla kapatıldığını da biliyoruz. O mühürler trans kadın seks işçilerini evlerinden, sokaklarından, hayatlarından söküp atmaya çalışan bu düzenin suç kaydıdır.”

    Translara yönelik saldırıların cezasız bırakıldığı vurgulanarak, “Hangi failin hangi üniformanın, hangi mahkemenin, hangi erkekliğin arkasına saklandığını biliyoruz. Hande Buse Şeker’i katleden polis Volkan Hicret için ne denildi biliyor musunuz? ‘Öldürmenin basit hali.’ Bizler Hande Buse için, Çağla Joker için, Esra Ateş için ve tüm katledilen seks işçilerinin yasıyla ve direnişleriyle bugün buradayız” denildi.

    ‘Evet, şiddet yuvası olan ailenizi reddediyoruz’

    İktidarın ‘Aile yılı’ söylemiyle sürdürdüğü politikalara da değinen translar, “Heteronormatif patriyarkal aile düzeniniz batsın” diyerek şunları ekledi: “Aile diye diye bize dayattıkları ne peki? Onların ‘kutsal’ ailesi bizim hayatlarımız için ne anlama geliyor? Aile demek trans çocukların yok sayılması, interseks çocukların sakat bırakılması, kadınların emeğinin sömürülmesi, öldürülmesi, erkek şiddetine maruz bırakılması demek. Bizim için ‘aileyi yok ediyor’ diyenlere sesleniyoruz: Suçlamalarınız doğru, kadınlar ve translar için şiddet yuvası olan ailenizi reddediyoruz! ‘Kutsal’ ailenize karşı yaşasın trans feminist dayanışmamız!”

    1987’de Gezi Parkı’nda açlık greviyle yükselen sesin ardından 2000’li yıllarda dernekler ve örgütler kurulduğunu belirten translar, hem şiddete hem de hareket içinde yok sayılmaya karşı öz örgütlenmelerini yeniden ürettiklerini söyledi. Stonewall’a atıf yapan translar, ilk taşın burada atıldığını ardından Voltrans, Kadın Kapısı ve T Kulüp gibi oluşumları unutmayacaklarını vurgulayan translar, Gezi Direnişi sırasında en ön saflarda yer aldıklarını ve bunun ardından Onur Yürüyüşü’nün 100 bin kişiye ulaştığını hatırlattı. Bugün ise suskun değil sokakta, saklı değil örgütlü olduklarını ifade eden translar, yaşamını yitiren arkadaşları Poyraz gibi esmeye devam edeceğini söyledi.

    Sosyal medya hesaplarının kapatılması ve BTK kararları

    Onur yürüyüşlerine iki gün kala içerisinde ‘LGBTİ+’ ifadesi geçen sosyal medya kanallarının kapatılmaya çalışıldığını belirten translar, “Ana akım medyanın devlet aklıyla bizleri hedef göstermesine rağmen başaramadılar. Zannediyorlar ki sosyal medyalarımız olmasa birbirimizi bulamayız; zannediyorlar ki hedef gösterirlerse karşılık bulur” ifadelerini kullandı.

    ‘Barış süreci translar olmadan olmaz’

    “‘Barış’ diyorlar! Barıştan ne anlıyorlar? Translar olmadan barış olmayacağını anlamıyorlar” diyen translar, yaklaşan NATO zirvesini hatırlatarak, “Halk yoksulluktan kırılıyor, devlet başkanlarına havalimanı açıyorlar” dedi. Barışın mevcut siyasi iktidar tarafından “Güçlü Türkiye” söylemi altında sermaye gruplarının çıkarlarıyla ilişkilendirildiğini belirten translar, “Dünyanın dört bir yanında süren savaşa taraf oluyorlar; kapitalizm yarattığı derin yoksulluğu savaşla, ölümle, sömürüyle çözmeye çalışıyor” diyerek AK Parti’nin barış sürecine dair hiçbir adım atmadığı ifade edildi. Filistin’de soykırımın devam ettiği, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sürdüğü belirtilerek, buna rağmen “barışta ısrar” edildiği ifade edildi.

    ‘Bize ne yaşatırlarsa yaşatsınlar hayallerimizi çalamazlar!’

    Açıklamanın son kısmında ise şöyle denildi: “Biz translar, patriyarkanın, kapitalizmin, devletlerin, sömürgecilerin dayattığı sınırları söküp atmak için buradayız. Uzun süredir translar, lubunyalar faşizmin saldırılarında hedef oluyor. Tekrarlayalım: Bize ne yaşatırlarsa yaşatsınlar hayallerimizi çalamazlar. Faşizmi yıkmayı, ekmeği, adaleti, barışı, transların özgürce yaşadığı, hormona eriştiği, okuduğu, çalıştığı, yaşlandığı bir toplumu hayal ediyoruz ve kuracağız! Yaşasın trans var oluşlarımız, yaşasın Trans Onur Yürüyüşümüz!”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Apê Musa katledilişinin 34’üncü yılında mezarı başında anıldı

    20 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Kerem Berk

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    Remzi Altunpolat

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.