Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Amedspor ve Çekdar Orhan PFDK’ye sevk edildi

    4 Şubat 2026

    İran’da protestoların 39. günü: Doğrulanmış ölüm sayısı 6872’ye ulaştı

    4 Şubat 2026

    2025’te 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    3 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026

      Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

      30 Ocak 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

      27 Ocak 2026

      Rojava’da karşı-devrim hamlesi

      26 Ocak 2026

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026

      Yaşama yolculuk: Duygu ortaklığı ve duygu kırılmasının kesişiminde Rojava

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yapay zekanın ardındaki emek

    Yapay zekanın ardındaki emek

    KIVANÇ ELİAÇIK İlke TV için yazdı: Amazon grevleri, yapay zekânın nasıl bir emek sömürüsü üzerine kurulduğunu gösteriyor. Algoritmalar bazen sadece “verimliliği artırmak” için değil, işçilerin bir araya gelmesini zorlaştırmak için de kullanılıyor. Bu yüzden Amazon işçilerinin mücadelesi yalnızca bir grev değil; teknolojinin, robotların ve YZ sistemlerinin insan emeğini görünmez kılmaya çalıştığı bir dünyada, emeğin yeniden görünür olma savaşıdır.
    Kıvanç Eliaçık29 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yapay zekâ (YZ), hayatımızın her alanına nüfuz ederken teknolojik bir devrim olarak pazarlanıyor. Ancak bu zekâ şimdilik ne yapay ne de zeki.

    YZ işlemlerinin arkasında devasa veri havuzları, ölçülmesi zor enerji tüketimi ve görünmez kılınan insan emeği yatıyor. Teknoloji şirketleri, servetlerini sağlıksız ve tekinsiz koşullarda düşük ücretlerle çalışan işçilere borçludur.

    Sihir değil makine parkuru

    Silikon Vadisi yöneticileri, yapay zekâyı sihirli bir değnek gibi sunuyor: İnsanüstü işler yapan algoritmalar, sınırsız verimlilik ve yaratıcı çözümler… Ama YZ aslında bir mutfak robotu gibi çalışıyor. Haznesine koyduğunuz meyvelerin suyunu sıkıyor ve posasını çıkarıyor. Enerji, su, insan emeği, veri ve yaratıcı içerik sistematik bir şekilde emiliyor, sömürülüyor ve paketleniyor.

    Uganda, Kenya veya Filipinler’de veri etiketleme merkezlerinde günde 14 saat çalışan gençler, Türkiye’de bir çağrı merkezinde travmatik videoları filtrelemeye çalışanlar, ABD’deki bir Amazon deposunda barkod okuyucuların peşinde koşan kuryeler veya Hindistan’daki içerik üreticileri ve YZ programlarının kullanıcıları, hepsi/hepimiz bu merdiven altı atölyenin görünmez işçileriyiz.

    YZ’nin sadece yazılım veya kodlardan ibaret olmadığını anlamalıyız. Her işlem dizisi, her veri seti somut ve fiziksel altyapılarla destekleniyor: Su tüketen veri merkezleri, elektrikle çalışan sunucular, kimyasal madencilikle elde edilen çipler… Hepsinin çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden maliyetleri var. Ekrana dokunurken bunu fark etmiyoruz.

    Yeni bir sömürgecilik dalgası

    YZ ve algoritma yönetimi, yalnızca teknolojinin getirdiği yeniliklerle sınırlı değil; aynı zamanda eski sömürgeci güç yapılarını da yeniden üretiyor. İngilizce bilen gençlerin ucuz iş gücü olarak Hindistan gibi eski sömürge ülkelerine yönlendirilmesi, tarihi bir sömürü düzeninin devamı niteliğinde. Batı’da tasarlanan yazılımlar, küresel Güney’de düşük ücretlerle ve yoğun sömürü koşulları altında çalışanlar tarafından hayata geçiriliyor. Teknoloji çağında bile demir ökçenin altında yaşıyoruz.

    Bir yapay zekâ modelini eğitmek, büyük bir şehri günlerce aydınlatmaya yetecek enerji harcıyor. Son beş yılda Google’ın karbon emisyonları %50, Microsoft’un ise %30 arttı. Veri merkezleri, bazı ülkelerde toplam elektrik tüketiminin dörtte birini oluşturacak seviyelere ulaştı. Şirketler, bu devasa tüketimi “verimlilik artışı” söylemiyle gizlese de çevresel maliyetler her geçen gün artıyor.

    Direniş ve alternatifler

    Amazon grevleri, yapay zekânın nasıl bir emek sömürüsü üzerine kurulduğunu gösteriyor. Algoritmalar bazen sadece “verimliliği artırmak” için değil, işçilerin bir araya gelmesini zorlaştırmak için de kullanılıyor. Bu yüzden Amazon işçilerinin mücadelesi yalnızca bir grev değil; teknolojinin, robotların ve YZ sistemlerinin insan emeğini görünmez kılmaya çalıştığı bir dünyada, emeğin yeniden görünür olma savaşıdır.

    YZ’nin sömürücü ve çevreye zarar veren yapısını değiştirmek imkânsız değil. Hollywood Grevi ve Yazarlar Sendikası’nın (WGA) YZ teknolojisinin kullanılmasını düzenleyen toplu iş sözleşmesi, bu alanda önemli bir zafer olarak tarihe geçti. Oyuncular, müzisyenler ve senaristler grevlerle teknoloji şirketlerini kurallara uymaya ve yapay zekânın ardındaki emeğin ücretini ödemeye ikna ettiler.

    Bazı işçiler kritik noktalarda çalışmayı durdurarak baskı oluşturuyor, bazı işçiler de şirketlerin ahlak kuralları benimsemesini talep ediyor. Bu mücadelenin başarıya ulaşması için sendikaların teknoloji politikalarına ağırlık vermesi gerekiyor.

    Cizre’den silikon vadisine

    Yapay zekâ, insan emeğini, çevreyi ve toplumsal adaleti tehdit etse de teknolojiyi hayatımızın bir parçası olarak kabul etmek kaçınılmaz görünüyor. Ama bu teknolojilerin nasıl ve kimin yararına kullanılacağını belirlemek elimizde. İşçiler, sendikalar ve toplumsal hareketler, yapay zekâ teknolojilerini insan emeği ve çevreyle uyumlu hale getirmek için mücadele ediyor.

    YZ bir “kader” değil; insan emeği ve doğa pahasına inşa edilmiş, sömürüye dayalı bir sistem. Bunu değiştirmek ve daha adil, insan odaklı ve sürdürülebilir hale getirmek mümkün.

    Bunun için emeği ve insan hikâyelerini yapay zekânın arka planından başrolüne taşımalıyız.

    Yapay zekâ terbiyecilerine insanca bir yaşam istemeliyiz.

    Bu köşede, Orta Doğu hakkında yazılar okumaya alışanlara kısa bir hatırlatma yaparak bitirelim: Yapay zekânın tarihsel kökleri Şırnaklı Ciziri ve Samsatlı Lûkîyan’ın yazılarında yatıyor… İnanmadıysanız, yapay zekâya sorun!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Yapay zekâya sosyal medya: Botlar tartışıyor, örgütleniyor, “bilinç” sorguluyor

    3 Şubat 2026

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    1 Şubat 2026

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    29 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

    Muhsin Dalfidan

    Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

    Volkan Yaraşır

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

    Tuncay Yılmaz

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Kıvanç Eliaçık

    ABD’den genel grev manzaraları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    2025’te 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    3 Şubat 2026

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    KADIN

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    İzmir’de kadın Cinayetlerine karşı yürüyüş: “Koruma, aklama, yargıla”

    29 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.