Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İsrail Lübnan’a karadan da saldırıya geçti

    17 Mart 2026

    DEM Parti’den kanun teklifi: Newroz resmi tatil ilan edilsin!

    17 Mart 2026

    Özgür Özel Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı: “452 milyon liralık servet maaşla açıklanamaz”

    17 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026

      Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

      15 Mart 2026

      Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

      14 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026

      Ezber hayatı karşılar mı?

      12 Mart 2026

      Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

      8 Mart 2026

      Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

      6 Mart 2026

      Varlık adı önceler

      5 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Unuttuğumuz için yaşıyoruz

    Unuttuğumuz için yaşıyoruz

    Korkut Akın18 Nisan 2022
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Korkut AKIN yazdı: “Necla Akdeniz’in romanı, kendince yaşamını anlatan kahramanın öyküsü… Bildiğinizi var sayıyorum: ölümlerde, “tereddüt çizgisi” vakanın intihar olup olmadığını ayıran belirteçtir. Bu kadar spoiler yeter.”

    “Bir zamanlar masal masal içinde, zaman zaman içinde, evren evren içindeyken, bu evrenlerin birinde mavi mavi gülümseyen utangaç bir gezegen varmış” diye başlamış Necla Akdeniz, yeni romanı “Tereddüt Çizgisi”ne. Bizi, bize kendi dilince anlatırken, aslında bir de birbiri ardına soru işaretleri serpiştirmiş aralara. Okur, kendi yaşam(ından kesit) öyküsünü okurken kendi düşünü kursun istemiş. Merak, heyecan, arzu ile deviriyorsunuz sayfaları… Yazar, ayna tutmuş diyecektim, ama okur kendi öyküsünü kendisi kurduğu için aynanın bir tarafı var, oradan ne görüyorsanız artık.

    Edebiyatın yol ayrımı üç seçeneklidir: Romantik, trajik ve traji-romantik. Kızla oğlan, oğlanla oğlan, kızla kız karşılaşırlar bir zamanda, bir mekânda. Elleri ayakları karışır birbirine, ne yapacaklarını bilemez halde, hem birbirlerinin peşine düşer hem dağları, nehirleri, ormanları aşarlar. Yazar, bir yerde, bir şekilde birbirlerinden de birbirlerinin yollarından da ayrıldıklarını, edebiyatın da tam da burada, bu anda başladığını kabul ediyor. Yazarın düş(ünce)lerini kendisine bırakalım, biz romanın akışına kaptıralım kendimizi…

    İçiniz nasıl…

    …barışık mısınız içinizle? Dünyaya, yaşadıklarınıza, beklentilerinize, umutlarınıza, sosyal, siyasal, kültürel ya da aklınıza gelen diğer tüm olgularla karşı karşıya; yaşadıklarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Olanlar ve/veya yaşananlar sizi ne denli etkiliyor veya belirliyor? Sizi size anlatan bir romanda düş(ünce)lerinizle karşılaştığınızda, “acaba yazar beni mi göz(et)liyor” düşünmeden duramıyorsanız, iyi bir roman, gerçekçi bir öykü okuyorsunuz demektir. İyi bir betimlemeyle, “kulakları soru işaretine dönüşürdü beni dinlerken” (s. 7) cümlesiyle bunu, daha baştan belirliyor Necla Akdeniz. Kadın ve/veya erkek diye ayırmaksızın okudum romanın kahramanını; belki kadındı, ama en az benim kadar bendi; belki erkekti, sahiden de en az benim kadar bendi yine. Cinsiyeti önemli mi sizce? Sahi, cinsiyet mi belirleyici gündelik yaşamda veya gelecek yaşamınızda? Beni belirlemiyor, umarım sizi de belirlemiyordur da, sizi size anlatan romanın içinde kendinizce oluşturduğunuz soru işaretlerini kaldırırsınız aradan; güneş açar yeniden.

    Sesler sahipsiz midir?

    Müthiş betimlemeler var romanda okuru sarıp sarmalayan, alıp götüren. Seslerin önemini ve gerekliliğini fark ediyorsunuz, her ne kadar sessizliği isteseniz de… Çünkü “Sessizlik her yerdedir ama kimse erişemez ona; dokunamaz, duyamaz, göremez…” (s. 125) Doğaldır ki, bildiğimiz ve tanıdığımız sessizlik asla sonsuza dek bizimle beraber olamaz. İşte, en tam da buradan yola çıkarsak, hakikat üretilendir, anbean yaratılandır ve biz (inanın buna) kendi dünyamızda kendi gerçeğimizi kendimiz yaratıyoruz, yani rüya içindeyiz, düşler kuruyoruz ardı ardına. 

    Ahmed Arif’in dizelerinden Fikret Kızılok’un yorumuyla kulaklarımızın pasını silen “Rüya, bütün çektiğimiz. / Rüya kahrım, rüya zindan. / Nasıl da yılları buldu, / Bir mısra boyu maceram… / Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, / Bilmezler nasıl sevdik, / İki yitik hasret, / İki parça can.“ şarkıyı burada anmamak olmaz. Ahmed Arif kadar Fikret Kızılok da ve en az onlar kadar Necla Akdeniz de haklı… tabii, biz okurlar da. Düşlerimizde kuruyoruz geleceği ve o düş(ünce) dünyası belirliyor yaşamımızı.

    Akdeniz, kahramanına (ne kadar kendisi acaba, sorsak mı, ne dersiniz?), “Kurdun kuşun balığın, ağacın denizin dağın, taşın toprağın suyun, kısaca katledilen her canlının günahını boynunda taşıyanlarla aynı gezegende yaşamak istemiyorum. Kimse farkında değil ama görüyorum onları” dedirtiyor. Ben de öyle, eminim siz de görüyorsunuzdur muhakkak, “bir kelebeğin çıt eden kanadını, göç yollarını şaşıran kuşları, şehirlerde kaybolan hayvanları, bir avuç toprağa muhtaç çiçekleri, çöp tenekelerinden beslenen insanları…” (s.84)

    Ey okur, sen de diğer herkes gibi kendini ayırıyor, ayrı bir yere oturtuyor ve yaşama, dünyaya, uçana kaçana, taşa toprağa, ses çıkarana sessiz kalana farklı baktığını -içinden de olsa- yineliyorsun. Haklısın kendince, ama sorunun tam sırası: Kim haksız ki? “Hangi yaratıcı cezalandırabilir kendi doğurduğunu?” (insanın dışında)

    Hayatın gerçeğine inmek…

    Necla Akdeniz’in romanı, kendince yaşamını anlatan kahramanın öyküsü… Bildiğinizi var sayıyorum: ölümlerde, “tereddüt çizgisi” vakanın intihar olup olmadığını ayıran belirteçtir. Bu kadar spoiler yeter.

    İlkin “Gök Kuşaksız”, ardından “Kaotika” ve şimdi de yeni bir dil geliştirdiği “Tereddüt Çizgisi” ile bizlere gelen Necla Akdeniz, kendisini de aşıyor. Okuru etkilemek değil çabası, okurun düşünmesini sağlamak ve kendi yaşamını kendisinin görmesini sağlamak. Etkisi uzun sürecek bir roman.

    Tereddüt Çizgisi, 
    Necla Akdeniz
    Roman
    Agora Kitaplığı, Nisan 2022, 170 s. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    17 Mart 2026

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    16 Mart 2026

    Kötülüğün sol hali

    16 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Tuncay Yılmaz

    Kötülüğün sol hali

    Ertan Eroğlu

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

    M. Ender Öndeş

    Ezber hayatı karşılar mı?

    Ümit Akçay

    Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

    Siyasi Haber

    Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    GYO işçileri: “Tüm haklarımız ödenene kadar buradayız”

    16 Mart 2026

    BES-AR: Açlık sınırı 45 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya yükseldi

    16 Mart 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen tutuklandı

    16 Mart 2026
    KADIN

    Aşırı sağ kadınlara karşı savaş açıyor

    14 Mart 2026

    İran için devrimci Feminist tutum: Otoriterliğe, emperyalizme, Siyonizme ve savaşa hayır!

    12 Mart 2026

    Dilan Karaman raporu tartışma yarattı: Aile “geri çekilsin” dedi, arkadaşları “eksik ve hatalı” buldu

    10 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.