Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

    22 Ocak 2026

    EFFP’den Rojava mesajı: “Yarın geç olabilir” 

    22 Ocak 2026

    Bereket Kar aramızdan ayrılışının 1. yıldönümünde Antakya’da anılacak

    22 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026

      21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

      20 Ocak 2026

      Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

      20 Ocak 2026

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Hrant’ın katlinin güncelliği

      19 Ocak 2026

      Hızlı çöküşün anatomisi

      19 Ocak 2026

      Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

      18 Ocak 2026

      Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Trilyonluk kayıplar bile… Hiçbir maliyet hükümeti siyasi gündeminden uzak tutamaz, tutmayacak

    Trilyonluk kayıplar bile… Hiçbir maliyet hükümeti siyasi gündeminden uzak tutamaz, tutmayacak

    İBRAHİM EKİNCİ Kısa Dalga için yazdı: İlk kez Türkiye ekonomisi bir siyasi tutuklamaya bu kadar derin tepki veriyor. Piyasalar kelimenin tam anlamıyla allak bullak oldu. TÜSİAD yöneticileri gözaltına alındığında -ki doğrudan sermaye kesimine yönelik bir işti- piyasalarda bu kadar derin bir tepki gelişmemişti. Ama (...) iktidarın siyasi gündemini izlerken maliyete filan aldırdığını hiç sanmıyorum.
    İbrahim Ekinci21 Mart 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ekrem İmamoğlu’nu CB seçiminde saf dışı bırakmayı amaçlayan… (Kendisi için sorumluluk doğuran hiçbir kusuru olmadan 30 yıl önce alınmış bir diplomayı iptal ettirmek gibi akıl almaz işler dere kenarındaki keçilere bile hukuk diye anlatılamaz!) operasyonlar siyasette “darbe” olarak algılandı. Fakat “ekonomi programına” da ciddi bir darbe boyutu var. Gerçi şuna kaniyim; tek günde trilyonluk kayıplar bile, hiçbir maliyet, bu hükümeti siyasi gündeminden uzak tutamaz, tutmayacak. O yüzden böyle bir zamanda para pul konuşmanın faydası var mı emin değilim. Merak edenler için yazayım… Çarşamba gününün görünür maliyeti 2-3 trilyon TL civarındadır! Türkiye’nin imajına, yatırım ve varlıklarının değerine vurduğu darbenin, enflasyon olarak 85 milyona yükleyeceği maliyetin hesaba gelebilir tarafı yok!

    Kaba bir hesap yapalım:

    18 Mart günü itibariyle (TCMB) dolar kuru 37 lira.

    Operasyon sonrası önce yabancı çıkışı, carry trade çıkışı ve ardından yerlinin dövize koşmasıyla dolar fırladı.

    19 Mart günü (41 lirayı gördükten sonra MB’nin 10 milyar dolar rezerve patlayan müdahalesi ile) 38 lira!

    Bazıları bu 1 TL’lik fark için “pek de bir şey de olmamış” diyebilirler ama bu 1 liranın Türkiye’ye maliyeti sadece döviz borçları nedeniyle 750 milyar liradır!

    526 milyar dolar dış (döviz) borç var.

    Bunun 220.8 milyar doları kamunun, 266,6 milyar doları özel kesimin.

    Devletin 220,8 milyar dolar dış borcunun üzerine 30 milyar dolar iç döviz borcunu, üzerine 150 milyar dolarlık garanti yükü, koyalım. Devletin gerçek döviz borcu 500 milyar dolar civarına geliyor. Dolayısıyla, doların her 1 TL değer kazanması 500 milyar TL yük getiriyor. Özel sektörü eklersek 750 milyar TL!

    ekran-resmi-2025-03-20-08-55-25.png

    Şirketler, kur koşullarının elverişliliği sayesinde son zamanlarda içerden de döviz cinsi kredilere yönelmişti. BDDK verilerine göre 14 Mart itibariyle 180 milyar dolar civarında. Ekonomi gazetesi bu kredilerin TL karşılığının bir günde 500 milyar lira arttığını tahmin etmiş.

    Kamu bankalarının (maliyetini kestiremediğim desteğine rağmen) Borsa’daki %8,7 düşüşün maliyeti 40 milyar dolar olarak tahmin etmiş ekonomi gazeteleri. Yani oradan da 1,5 trilyona yakın kayıptan söz edebiliriz.

    Diğer maliyetler?

    Morgan Stanley, borsadan çekildiğini açıkladı.

    Londra’da 1 hafta vadeli swap faizlerinin yüzde 100’ü geçmesinden sonra Citibank, TL pozisyonlarını kapattı.

    TCMB’nin faiz indirim takvimi, çok muhtemel, geriye gitti. Buradan kredi kullanan kesimlere doğacak maliyeti kestirmek mümkün değil.

    Kur artışı ve programın aksamasının enflasyon üzerinden maliyeti 85 milyon ödeyeceğiz. Maliyetini kestirmek mümkün değil!

    5 yıllık CDS’ler 23 baz puan arttı. Türkiye’nin borçlanma maliyeti arttı. Not kuruluşlarının takvimlerinin geri atıldığını tahmin etmek mümkün. Hazine artık daha yüksek faizle borçlanacak.

    İlk kez bu kadar derin tepki

    İlk kez Türkiye ekonomisi bir siyasi tutuklamaya bu kadar derin tepki veriyor. Piyasalar kelimenin tam anlamıyla allak bullak oldu. TÜSİAD yöneticileri gözaltına alındığında -ki doğrudan sermaye kesimine yönelik bir işti- piyasalarda bu kadar derin bir tepki gelişmemişti.

    Bunu öngörmemiş olmalarını düşünemeyiz. Ama ekonomi yönetimi için söylüyorum bunu. Yoksa, dediğim gibi iktidarın siyasi gündemini izlerken maliyete filan aldırdığını hiç sanmıyorum.

    Ekonomiyi zor günler bekliyor. Altın ve dövizde büyük stres biriktiğini tahmin edebiliriz. Yüksek tatlı kâra gelen yabancı zaten tetiktedir. Yerlide de altına, dövize sığınma eğilimi depreşmiştir. Kur çıktıkça enflasyonla mücadele işi zora girecek. Kur çıktıkça zam yağmuru gelecek. MB’nin kontrollü kurda kontrolü kaçırabildiği görüldü. Haliyle bir güven erozyonu da oldu.

    Piyasalardaki oynaklık sürer mi?

    Bugün Ekonomim gazetesinde var. Ekonomi Yazarı Hakan Güldağ, piyasa katılımcıları ile konuşup beklentilerini sormuş. Şöyle özetliyor:

    – Gözaltıların tutuklanmaya dönüşmesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının piyasada yeni oynaklıklar yaratabilir.

    – Siyasi tansiyondaki artış ekonomide yeni risklere yol açabilir.

    – Programın en önemli ayağı kur oynaklığının kontrol edilmesiydi. Bir günde bozulabiliyor olması oynaklık endişelerini canlı tutabilir.

    – Para politikası bundan sonra daha az ciddiye alınabilir.

    – Dolar 41, Euro 44 liraya gelene kadar gidişata adeta seyirci kalınması, TCMB’nin şokları yönetme becerilerine ilişkin soru işaretlerini artırabilir.

    – Piyasalara müdahale ile geriye çekilmiş olsa da kurların geldiği düzey unutulmayabilir.

    – Müdahale etmek için ‘yakılan’ milyarlarca doların yol açtığı rezerv erimesinin devam etmesi halinde kambiyo rejiminde yeni tedbirlerin kaçınılmaz hale gelebilir.

    – Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecini etkileyebilir ve yönetiminde kimi değişikliklere yol açabilir.

    – Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasına güvenini zedeleyebilir.

    – Enflasyon hedefinden uzaklaşılması sert tedbirlere yol açabilir.

    Evet. Bunu söylemeye çalışıyordum. Ekonominin siyasetten tamamen ayrı, izole bir kompartıman olmadığını söylemeye çalışıyordum. Türkiye’de siyasetin gündeminin ve işleme biçiminin, ekonominin kendi yolunda gitme lüksünü elinden alacağını; Şimşek’in işbaşına çağrılmasının yanıltıcı olmamasını, bunun erken bir duvara toslama riskini savuşturmakla ilgili olduğunu söylüyordum. Siyasetteki tek adam rejiminin ekonomiye uzanan uzvunun da tek dağıtımcı olarak inşa edilmekte olduğunu, bir çeşit emirlik ekonomisi inşa edileceğini; bunun, “piyasa ekonomisi” olarak kurgulanmış düzeni yıkacağını, yıkmakta olduğunu, süreç işledikçe iki ayrı sistem diskinin sürtüneceğini ve balataların yanacağını tahmin ediyordum.

    Türkiye… Hikâye patikasında Avrupa’ya yürüyen Türkiye, çok fazla örselenmiş kötürüm demokrasisinin son kurallarını da iki gün önce terketti.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    19 Ocak 2026

    Hızlı çöküşün anatomisi

    19 Ocak 2026

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    18 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

    Muhsin Dalfidan

    21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

    Remzi Altunpolat

    Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

    Toros Korkmaz

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kadir Akın

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    Fehim Taştekin

    Hızlı çöküşün anatomisi

    Nuran Ağan

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    Siyasi Haber

    Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Direnen metal işçileri kazandı

    21 Ocak 2026

    TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde işçi eylemi sonuç verdi: İşten atma geri çekildi

    21 Ocak 2026

    DİSK-AR’dan yeni araştırma: Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu (Ocak 2026) yayımlandı!

    20 Ocak 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.