Dr. Larin Kayataş, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla kamudaki doktorluk görevine son verildiğini ve hakkında ceza süreci başlatıldığını duyurdu. Kayataş, Sağlık Bakanlığı’nın mahkeme kararına rağmen ikinci kez devlet memuriyetinden men kararı verdiğini ve ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.
BASINA VE KAMUOYUNA;
— Larin (@askolandin) March 24, 2026
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen… pic.twitter.com/VeereltmML
Kayataş, bugün itibarıyla açılan ceza davası kapsamında hapis istemiyle yargılandığını ifade etti.
“Hayatımın bütünü hedef alındı”
Basın açıklamasında yaşadığı sürecin yalnızca mesleki bir yaptırım olmadığını vurgulayan Kayataş, “Yalnızca doktorluk mesleğim değil; özgürlüğüm, geleceğim, varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı” dedi.
Vehbi Dinçerler Fen Lisesi’nde dört yıl, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde ise altı yıl eğitim gördüğünü hatırlatan Kayataş, doktorluk mesleğini en az on yıllık yoğun bir emeğin ardından kazandığını ifade etti. Kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildiğini belirten Kayataş, süreci “kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen ağır bir uygulama” olarak değerlendirdi.
“Özel hayatım soruşturma konusu yapıldı”
Kayataş, Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir müfettişin kendisi hakkında yaklaşık 10 ay süren bir inceleme yürüttüğünü de açıkladı. Bu süreçte ekleriyle birlikte 924 sayfalık bir rapor hazırlandığını belirten Kayataş, rapor kapsamında kişisel verilerine erişilmeye çalışıldığını ve çalıştığı kurumda çok sayıda sağlık personeliyle kendisi hakkında görüşmeler yapıldığını ifade etti.

Açıklamada, hazırlanan raporda özel hayatına ilişkin ayrıntıların ve kıyafetine dair ifadelerin yer aldığı da vurgulandı. Kayataş, bu durumu “özel hayatın sistematik biçimde incelenmesi ve bir dışlama pratiğine dönüştürülmesi” olarak nitelendirdi.
“Bu yalnızca benim meselem değil”
Kayataş, yaşananların yalnızca kendisini ilgilendirmediğini belirterek, bunun başta translar olmak üzere tüm LGBTİ+’ları, sağlık çalışanlarını, kadınları ve hak ihlallerine uğrayan herkesi ilgilendiren bir mesele olduğunu söyledi.
Sağlık Bakanlığı’nın görevinin bir doktorun özel hayatını incelemek değil, sağlık politikalarını geliştirmek olduğunu ifade eden Kayataş, kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu.
Dayanışma kampanyası başlatılacak
Yaşadığı süreç nedeniyle işsiz bırakıldığını belirten Kayataş, önümüzdeki günlerde maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağını açıkladı.
Kayataş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu hukuksuzluk karşısında sesini, dayanışmasını ve imkânı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.”
