Editör: Mehmet Murat Yıldırım
Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Türkiye destekli silahlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları sürerken, Türkiye’deki sosyalist parti ve örgütler Rojava’ya sahip çıkma çağrısını yineledi. Yapılan açıklamalarda, saldırıların yalnızca Kürt halkını değil, Ortadoğu’da eşitlik, kadın özgürlüğü ve halkların birlikte yaşam iradesini hedef aldığı ifade edildi.
ESP: HTŞ IŞİD’DİR, HEDEF ROJAVA DEVRİMİDİR
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Murat Çepni, saldırıların Rojava Devrimi’ni boğmayı amaçladığını belirterek, Rojava’nın dünya halkları için bir umut ve ilham kaynağı olduğunu söyledi. HTŞ’nin IŞİD’den ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Çepni, bu yapıların ABD, İsrail ve Türkiye denetiminde hareket eden cihatçı çeteler olduğunu ifade etti.
Çepni, sosyalistlerin Rojava’yı yalnızca dayanışma konusu değil, kendi devrimleri olarak görmesi gerektiğini belirterek, “Rojava, anti-emperyalist, anti-faşist ve kadın özgürlükçü bir siyasal gerçekliktir” dedi.
TİP: IŞİD ZİHNİYETİNDEN HALKLARA HUZUR GELMEZ
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, HTŞ öncülüğünde sürdürülen saldırıların Kürtleri Suriye’de eşit haklara sahip bir halk olmaktan çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Baş, emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda mezhepçi ve tekçi bir rejim inşa edilmek istendiğini belirtti.
Saldırıların tüm bölge halklarının geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Baş, “Bu güçler kendileri dışında kimseye yaşam hakkı tanımıyor. Sosyalist hareket halkları hedef alan bu saldırılara karşı ortak mücadeleyi büyütmelidir” dedi.
DEVRİMCİ PARTİ: KÜRTLER YENİ KATLİAMLARLA KARŞI KARŞIYA
Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların planlı bir tasfiye sürecinin parçası olduğunu söyledi. Şeyhmeksud ve Eşrefiye’de yaşananların Rojava halkını bekleyen tehlikeyi açıkça gösterdiğini belirten Öneren, hedefin Kürt varlığını zayıflatmak ve Rojava Devrimi’nin kazanımlarını yok etmek olduğunu ifade etti.
Öneren, HTŞ ve SMO’nun DAİŞ zihniyetini taşıdığını vurgulayarak, birleşik ve enternasyonalist bir mücadele hattının zorunlu olduğunu dile getirdi.
KIZIL PARTİ: ROJAVA MODELİ BÖLGESEL DİZAYNIN HEDEFİNDE
Kızıl Parti Eş Sözcüsü Gün Çağ Aydın, Halep’te başlayan saldırıların Suriye’de HTŞ, Türkiye, ABD ve İsrail lehine bir yeniden yapılanmayı amaçladığını belirtti. Rojava’da inşa edilen demokratik ve kadın özgürlükçü yönetim modelinin uzun süredir bölgesel gerici güçlerin hedefinde olduğunu ifade eden Aydın, saldırıların Halep’le sınırlı kalmayacağını söyledi.
Aydın, “Bu süreç uzlaşmayla değil, ancak direnişle belirlenebilir” diyerek yeni bir direniş paradigmasının inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
SMF: STRATEJİK ÇÖKERTME PLANI DEVREDE
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Oya Nur, devam eden saldırıların Kürt halkının kazanımlarını hedef alan stratejik bir “çökertme planı” olduğunu söyledi. “Suriye ordusu” adı altında parlatılan yapıların DAİŞ ve El Kaide artığı paramiliter güçler olduğunu belirten Oya Nur, bunun organize bir işgal harekâtı olduğunu ifade etti.
Oya Nur, sosyalistlerin bu saldırılara karşı dayanışmanın ötesine geçerek fiili, meşru ve birleşik bir mücadele hattı örmesi gerektiğini söyledi.
EMEP: ROJAVA ROJAVALILARINDIR
Emek Partisi (EMEP) Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, Rojava’nın statüsünün dağıtılmak istendiği belirtilerek, Kürt halkının canları pahasına kurduğu kazanımların hedef alındığı vurgulandı. Açıklamada, ABD, Türkiye ve bölgesel gerici güçlerin ortaklaşa Rojava’yı kuşattığı ifade edildi.
“Rojava Rojavalılarındır” denilen açıklamada, Kürt halkının taleplerinin tanınması ve kuşatmanın derhal kaldırılması çağrısı yapıldı.
SYKP: SÖMÜRGECİLİĞE VE CİHATÇI KARANLIĞA KARŞI ROJAVA SAVUNULMALIDIR
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Rojava’nın Ortadoğu’da halklara umut olan bir deneyim olduğunu belirterek, HTŞ ve AKP-MHP iktidarının dayatmalarına teslim edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, Kürt halkının iradesini hedef alan saldırıların Türkiye’de de tüm toplumu tehdit ettiği ifade edildi.
SYKP, emperyalist planlara ve cihatçı yapılara karşı Rojava’nın savunulmasının tarihsel bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
