Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
İstanbul’da, görevden alınan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının birinci yıl dönümünde Saraçhane’de geniş katılımlı bir miting düzenlendi. “Yeniden Milletin Evinde Buluşuyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte farklı kesimlerden yurttaşlar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi.
Yürüyüşle başlayan buluşma
Miting öncesinde yurttaşlar Yenikapı Marmaray Durağı’nda toplanarak Saraçhane’ye yürüdü. Güvenlik önlemlerinin artırıldığı bölgede polis ekipleri güzergâh boyunca kontrol noktaları oluşturdu. Soğuk havaya rağmen tarihi İBB binası önünde on binlerce kişi toplandı.
Öğrencilerden Saraçhane’ye yürüyüş

Fotoğraf: İlke TV
19 Mart operasyonunun yıl dönümünde üniversite öğrencileri Beyazıt’ta bir araya gelerek Saraçhane’ye yürüdü. Geçen yıl aşılan barikatın bulunduğu noktadan geçen öğrenciler, yoksulluk, eşitsizlik ve hukuksuzluk karşıtı sloganlar attı.
Beyazıt Meydanı’nda yapılan açıklamada öğrenciler, kayyum politikalarının son bulmasını, bursların artırılmasını ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.
“Barikatları yıktık” vurgusu
Öğrenciler açıklamalarında, geçen yılki eylemleri hatırlatarak şu mesajı verdi:
“Bir yıl önce geleceğimizi çalanlara karşı ayağa kalktık. Önümüze kurulan barikatları tanımadık, yıktık. O gün yalnızca barikatları değil, bize dayatılan çaresizliği de yıktık.”
Siyasi parti ve STK’lardan geniş katılım

Fotoğraf: SYKP-İstanbul
Mitinge çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu da katıldı. Bu kapsamda Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) de alanda yer aldı.
SYKP’nin sosyal medya paylaşımlarında, “AKP-MHP faşizminin siyasi darbesinin birinci yılında Saraçhane Meydanı’ndayız. Saray darbesine teslim olmayacak, faşizme geçit vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.
Siyasi isimler sahnedeydi
Mitingde öğrencilerin ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Dilek Kaya İmamoğlu, Mansur Yavaş ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik konuşma yaptı.
Çerkezoğlu konuşmasında, “Seçme ve seçilme hakkımıza müdahale edenler, ‘hayır’ deme hakkımızı elimizden almak istiyor. Buna izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu’nun mektubu okundu
Mitingde Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup kamuoyuyla paylaşıldı. İmamoğlu’nun mektubu tam metin olarak şöyle:
“Merhaba Saraçhane, merhaba dünyanın en güzel şehri, canım İstanbul. Silivri Zindanı’ndan milletin evi Saraçhane’ye yürek dolusu bir merhaba… Kıymetli İstanbullular; benim onurlu, yiğit, güzel yürekli hemşerilerim, sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Hasretle kucaklıyorum. Bu mübarek ayın sonuna gelirken, Ramazan Bayramınızı kutluyor, ülkemize adalet, bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Sevgili kardeşlerim; 1 yıldır büyük bir adalet ve demokrasi mücadelesi veriyorsunuz. Cumhuriyet’in vatandaşa sağladığı tüm hak ve hürriyetlere göz dikmiş, millet iradesini hiçe sayan bir avuç insana karşı hukuku ve demokrasiyi, milli iradenin onurunu savunuyorsunuz. Yüz yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne dediyse, bugün siz de aynısını söylüyorsunuz: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Sizlerle gurur duyuyorum. Her birinize yürekten teşekkür ediyorum, sağ olun, var olun.
Her türlü zulme rağmen, bizim içimiz umut ve iyilik dolu, sevgi ve hoşgörü dolu; ülkeyi yoksulluğa, adaletsizliğe, umutsuzluğa sürükleyenlerin ise akıllarını kötülük, yüreklerini korku sarmış. Serbest ve adil şartlarda bir daha asla seçim kazanamayacaklarını biliyorlar. Çeyrek asırdır kendilerine verilen bütün kredileri tüketenler tükettiler. Bir daha asla milletin gönlüne giremeyeceklerini biliyorlar. O yüzden, siyasi rakiplerini yargı eliyle saf dışı etmek, milli iradeyi baskı altına almak için zalimleştikçe zalimleşiyorlar. Zalimin zulmü varsa, bizim de aslan gibi yüreğimiz, dağ gibi dimdik, eğilmez başımız, seçimlerde bükemedikleri bileğimiz var. Demokrasinin ve aydınlık geleceğimizin önüne dikilmek istenen tüm barikatları yıkıp geçen, ateş gibi gençlerimiz var. Zalimin zulmü varsa, bizim de darbeye karşı, milletin evi Saraçhane’ye, aziz bir emaneti korur gibi sahip çıkan milyonlarca hemşerimiz var. Zalimin zulmü varsa, adalete susamış milletimizin de engin vicdanı, haysiyeti ve feraseti var.
Bu ülkede her iktidar, milletten aldığı yetkiyi millete teslim etmeye mecburdur. Hükümetler gelir geçer, milletin hükmü baki kalır. Silivri Zindanı’nda kurulmuş, özel maksatlı bir mahkeme ile tarihin akışını tersine çeviremezsiniz. Gözlerden uzak tutulmaya, milletten gizlenmeye çalışılan bir yargılamayla, milletin egemenlik hakkını tutsak edemezsiniz. ‘Silivri Zindan Mahkemesi’, millet adına karar verme sorumluluğuyla kurulmuş, adaletin tecelli edeceği bir yer değildir. ‘Silivri Zindan Mahkemesi’, serbest ve adil seçimlerden ölesiye korkan, siyasi rakibini yok etmek için yargının arkasına sığınmış bir kötü aklın eseridir. Orada yürümekte olan dava, ülkemize zarar veren, geleceğimizi riske atan bir büyük siyasi hırsı gizlemek için dikilmiş bir kılıftır. Her tarafı dökülen, dikiş tutmayan, bu sözde hukuki kılıfla hiçbir kötülüğü örtemezsiniz.
Bu davanın amacı; gerçeği aramak, adaleti sağlamak değil, seçim yenilgisinden kaçma telaşıdır. Ancak, böyle davalarda hükmü millet verir. Böyle davalarda son sözü millet sandıkta söyler. 19 Mart 2025 günü bir zafer kazandıklarını, koltuklarını nihayet sağlama aldıklarını zannedenler, bugün daha da büyük bir korku ve çaresizlik içindeler. Çünkü hesapları milletten döndü. Millet bu kötülüğü, bu adaletsizliği kabullenmedi. Şimdi aziz milletimiz, son sözü söylemek için gününü bekliyor. O gün gelecek ve millet ne derse o olacak. Bu ülkeyi her türlü kötülükten, her nevi badireden yine milletin azim ve kararı kurtaracak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
