Haber Merkezi, (SH)
Şam’daki geçici hükümete bağlı silahlı grupların saldırıları, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki Deyrizor, Rakka ve Tabka bölgelerinde yoğunlaştı. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, saldırıların IŞİD tutuklularının bulunduğu hapishanelerde büyük bir güvenlik tehdidi yarattığını belirterek uluslararası topluma uyarıda bulundu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, özellikle Rakka çevresinde artan askeri saldırıların, IŞİD tutuklularının kaldığı hapishanelerin güvenliğini doğrudan tehlikeye attığı vurgulandı. Açıklamada, saldırıların devam etmesi halinde ciddi güvenlik zafiyetlerinin oluşacağı ve bunun IŞİD hücrelerinin yeniden harekete geçmesine yol açabileceği ifade edildi.
Özerk Yönetim açıklamasında, “Hapishaneler çevresinde sürdürülen saldırılar güvenlik dengesini bozmakta, bu durum terör hücrelerinin yeniden canlanması için gerçek bir tehdit oluşturmaktadır. Bunun sonuçları yalnızca bölgemiz için değil, Suriye, bölge ve tüm dünya açısından yıkıcı olacaktır” denildi.
Açıklamada ayrıca Uluslararası Koalisyon’a çağrı yapılarak, Şam hükümetine bağlı silahlı grupların ihlallerine son verilmesi ve hapishanelerin güvenliğinin sağlanması için sorumluluk alınması istendi.
Şam yönetiminden infaz iddiaları
Şam’daki geçici hükümet ise SDG’yi, Rakka kırsalındaki Tabka kentinden çekilmeden önce esir ve mahkumları infaz etmekle suçladı. SANA’nın aktardığı açıklamada, bu iddialar üzerinden SDG hedef alındı.
SDG: İddialar yalan, hapishane günler önce boşaltıldı
SDG, söz konusu iddiaları kesin bir dille reddetti. Yapılan yazılı açıklamada, hedef alınan hapishanenin güvenlik riski nedeniyle üç gün önce tamamen boşaltıldığı ve tutukluların güvenli bölgelere sevk edildiği belirtildi.
SDG açıklamasında, “Güçlerimiz, olası saldırılara karşı önlem olarak Kilise Hapishanesi’nde bulunan tüm tutukluları günler önce şehir dışındaki güvenli alanlara tahliye etmiştir. Saldırı sırasında hapishane tamamen boştu” denildi.
Açıklamada, Şam hükümetine bağlı silahlı grupların infaz iddialarının gerçek dışı olduğu, yayımlanan görüntülerin ise önceden kurgulanmış bir kara propaganda çalışmasının parçası olduğu vurgulandı. SDG, söz konusu grupların boşaltılmış hapishane içerisinde ateş açtığı anların kayıt altına alındığını ve bunun açık bir suç olduğunu belirtti.
SDG, yayımlanan görüntülerin zamanlamasının saldırıların planlı olduğunu ortaya koyduğunu ifade ederek, kamuoyunu bu tür dezenformasyon girişimlerine karşı dikkatli olmaya çağırdı.
