Derleyen: Mehmet Murat Yıldırım
75 yaşında böbrek yetmezliği nedeniyle Erbil’de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren siyasetçi Salih Müslim’in cenazesi, önce Kamışlı’da bir törenle uğurlandı. Ardından memleketi Kobani’de geniş katılımlı bir törenle toprağa verildi. Kentin sokakları, siyasetçilerden halk birlikteliklerine kadar çeşitli kesimlerin ifadeleriyle doldu.

Törenin nabzı
Kobani’deki cenaze töreni sabah saatlerinde başladı; yürüyüş boyunca sokakları dolduran binlerce insan, törene sessizce katıldı veya sloganlarla geçti. Dükkanların çoğu kapalıydı; şehir merkezindeki Şehîd Dîcle Mezarlığı’na yürüyüş boyunca insanlar tabuta çiçekler bıraktı, PYD bayrakları açtı.
Dinamik bir siyasi miras
Tören alanında, farklı siyasi temsilciler Müslim’in siyasi mirasını yorumladı:
• Tuncer Bakırhan, Kuzey Kürdistan’dan katılanlar adına Müslim’i “halkı için ömrünü adayan bir mücadeleci” olarak nitelendirdi ve “hayallerini gerçekleştireceğiz” dedi.
• Leyla Zana, Müslim’in yolunu “özgürlük ve birlik mücadelesinin yolu” olarak tanımlayarak, direnişin sürdürüleceğini vurguladı.

• Abdullah Öcalan’dan gelen taziye mesajı tören sırasında okundu; burada Müslim’in “mücadelede sönmeyen bir yıldız” olduğu ifade edildi.
Bu konuşmalar, sadece bir cenaze ritüeli değil, aynı zamanda önemli bir siyasi mesajlaşma alanı oldu: mücadele, birlik ve politik farkındalık temaları ön plandaydı.
Kobani halkı ne söyledi?

Törene katılan çok sayıda kişi arasında farklı yaş gruplarından insanlar vardı:
• Bir genç, “Burada olmak yalnızca vedalaşmak değil; onun mirasını hatırlamak” diye konuştu.
• Yaşlı bir kadın, “Bu şehir, onun mücadelesini hep hatırlayacak” dedi.
• Bir başka katılımcı, “Gelecek nesillere güçlü bir mesaj veriyoruz” ifadeleriyle törenin derin duygusunu dile getirdi.
Bu anekdotlar, törenin atmosferini yalnızca büyük kalabalıklarla değil, katılımcıların kişisel duygularıyla da ortaya koydu.
Mazlum Abdi de oradaydı

Törene sadece sivil halkın ve siyasi temsilcilerin katılımıyla sınırlı kalmadı; cenazeye Suriye Demokratik Güçleri (SDF) genel komutanı Mazlum Abdi de katıldı. Abdi, kalabalığın arasında yürüdü ve törenin önemli anlarında halkla birlikte durdu. Abdi törende şunları söyledi, “Salih Müslim’in mücadelesi bizim yolumuzu aydınlatıyor. Birlik ve özgürlük için yürüttüğümüz mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Törene sadece Rojava’dan değil, Türkiye, Kuzey ve Güney Kürdistan’dan delegasyonlar, siyasi parti temsilcileri, aktivistler ve sivil toplum kuruluşları da katıldı. Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi eş genel başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Halkların Demokratik Kongresi eş sözcüsü Meral Danış Beştaş, Demokratik Bölgeler Partisi temsilcileri ve sivil toplum temsilcileri de yer aldı.
Bu birliktelik, töreni yalnızca Kobani ölçeğinin ötesine taşıdı, farklı siyasi ve sosyal aktörlerin ortak bir ritüel aracılığıyla bir araya geldiği bir tablo çizdi.
Bir mezardan fazlası

Sonunda Müslim’in tabutu Şehîd Dîcle Mezarlığı’na koyuldu. Kobani’de oluşturulan tören, halkın kendi tarihini, mücadele mirasını ve siyasi geleceğe dair düşüncelerini ifade ettiği bir sahne oldu. Bu mezar, Rojava direnişi sırasında yaşamlarını yitirenlerin defnedildiği alan olarak biliniyor.
Törenin izleri

Kobani’deki tören boyunca bazı insanlar sessizce toplanmayı tercih etti; diğerleri sloganlarla yürüdü ya da telefonlarından eski konuşmalarını paylaştı. Bazı aileler gençlere sarıldı, kimileri kendi tarihlerini hatırlatan yerlerde durdu. Törenin fotoğraflarında, sessizce duran kadınların dua ettiği, gençlerin sohbet ettiği, somut bir hüzün ve kararlılığın yan yana geldiği anlar net bir şekilde görüldü.
Salih Müslim’in cenaze töreni, basit bir vedadan fazlasını temsil etti. İnsanların kişisel anıları, siyasi temsilcilerin açıklamaları, Mazlum Abdi’nin katılımı ve kalabalığın ortak ritüeli, Kobani’de ortak bir hafıza alanı yarattı. Bu tören, salt bir cenaze haberi değil, kamu belleği ve siyasi gelecek üzerine konuşulan bir sahne olarak kayda geçti.
Fotoğraflar: ANF, Rudaw
