Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Niğde’de Kürt mevsimlik işçilere ırkçı saldırı

    29 Ağustos 2025

    Öcalan: “Demokratik toplum, barış ve entegrasyon sürecin üç kilit kavramıdır”

    29 Ağustos 2025

    Şam’da Alevilere zorla tahliye: “Demografik değişim planı” iddiası

    29 Ağustos 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Ortadoğu
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İklim politikalarında engelli hakları perspektifi: Adaletin ölçütü

      29 Ağustos 2025

      Bağımsız yaşam: Merhametin değil, adaletin eseri

      24 Ağustos 2025

      Bolu’da siyasi ikbal, sosyal medya ve fenomen belediye başkanı

      22 Ağustos 2025

      Sahip olduğunuz servet bizden çaldıklarınızdır

      17 Ağustos 2025

      Kamuda 8. dönem TİS: Masanın siyaseti, emekçinin gerçeği ve çıkış yolu

      16 Ağustos 2025
    • Seçtiklerimiz

      Kürt – Türk – Türkiyeli

      25 Ağustos 2025

      İsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti

      25 Ağustos 2025

      İran yeniden menzilde

      25 Ağustos 2025

      Şimdi umudu, mücadeleyi örgütlemenin zamanı

      24 Ağustos 2025

      Reel sosyalizmin maddi temelleri: Kolektif kazanımlar ve çelişkili miras

      24 Ağustos 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Mert Büyükkarabacak: Ekmek kavgasını onurlu barış mücadelesiyle birleştirmeliyiz

      29 Ağustos 2025

      Ahmet Asena: Demokrasi Koalisyonu ve Sol Odak Şart

      28 Ağustos 2025

      Canan Yüce ve Yüksel Mutlu: ”Alevi katliamını durdurabiliriz”

      28 Ağustos 2025

      Feray Mertoğlu: Barış ve Demokrasi İçin Toplumsal Mücadele Zorunluluktur

      27 Ağustos 2025

      Bolivya’da sol iktidar sona seriyor: Darbeciler hesap sorabilir

      23 Ağustos 2025
    • Dosyalar
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » PKK’nin kendisini feshi üzerine

    PKK’nin kendisini feshi üzerine

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ kendi web sitesinde yazdı: Öcalan’ın çağrısı ve PKK’nin kararları, bu yarım yüzyılda hak arama bağlamında yeni toplumsal ilişkiler ve yeni bilinç durumlarının hasıl olduğu saptamasından güç alıyor. Bu saptamaya göre, bir çağ dönümünü haber veren tarihsel, toplumsal ve politik değişimler kapsamında, eşitsizlik, sömürü ve tahakküm üzerinde yükselen bir sosyopolitik rejimden özgürlüğe giden biricik yol cephe savaşı olmayabilir.
    Ertuğrul Kürkçü13 Mayıs 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1. Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) 12. Kongresi’nin partinin kurucusu ve önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı doğrultusunda “silahlı mücadele” esasına dayalı “halk savaşı” stratejisini terk ve partiyi fesih kararı, mücadelenin Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde, bir bağlamdan başka bir bağlama geçişine dairdir.

    2. Bu karar, 20. yüzyıl sonlarından 21. yüzyıl başlarına kadar 52 yıl boyunca süregiden Kürt halk isyanının tarihsel haklılığının bu mücadelenin öznelerince inkârı ve devlet ve toplumun var olan şekil ve içeriğine yönelttikleri eleştirinin geri alınması anlamına gelmiyor. Bu çağrı ve kararlar, bu yarım yüzyılda hak arama bağlamında yeni toplumsal ilişkiler ve yeni bilinç durumlarının hasıl olduğu saptamasından güç alıyor. Bu saptamaya göre, bir çağ dönümünü haber veren tarihsel, toplumsal ve politik değişimler kapsamında, eşitsizlik, sömürü ve tahakküm üzerinde yükselen bir sosyopolitik rejimden özgürlüğe giden biricik yol cephe savaşı olmayabilir. Tüm yurttaşların birbirlerinin hak ve hukukunun savunucusu olacakları yeni bir yurttaşlık anlayışı arayışının içinde gerçekleşeceği bir siyasal iklimin oluşmasına, herkesin özgürlüğünü Kürtlerin özgürlüğüyle ilişkilendirmesine kapı açan, daha geniş dolayımlarda ilerleyecek  mücadele yordamları arayışına şans vermek  gerekir. Öte yandan gerek Öcalan’ın gerekse PKK’nin karşılıklı açıklamalarında dikkat çektikleri gibi, 20. Yüzyıl sosyalizmlerinin çöküş süreçlerinin eseri olan kafa karışıklıklarının bir yandan bu gelişmelerin yaratıcı bir biçimde değerlendirilmesini ve “nihai hedef”e giden yeni yolların layıkıyla değerlendirilmesini güçleştirdikleri, öte yandan devrimci hareketleri kendi kendilerini tekrara ya da geleceğe kaçışa sevk ettiği de bir hakikattir.

    3. Öcalan ve PKK bu açmazdan toplumsal güçleri seferber ederek çıkılabileceğinin idrakiyle, kendi zeminlerini harekete geçirerek tartışmanın terimlerini değiştiriyorlar. Yarım asırda çok büyük bedeller karşılığında kazanılmış mücadele deneyimlerine güvenerek, bütün imkân ve kabiliyetlerini ölçüp biçerek giriştikleri büyük muhasebe sonucunda attıkları bu adım, yönetici sınıf ve güçleri kendi mantıklarıyla sınıyor. “Beka” gerekçesiyle devletin ve toplumun halkların talep ve ihtiyaçları doğrultusunda dönüşmesi gerekliliğinden doludizgin kaçan iktidar sahiplerini mutlak “barışçılık” yolundan giderek -silahsızlanarak- “terörizm” sığınağından çıkma mecburiyetiyle karşı karşıya bırakıyor. Öcalan’ın 27 Şubat Çağrısı ve PKK’nin 12. Kongre kararları sonrasında Türkiye ve Kürdistan’da “terörizm”, kavramsal ve hukuksal olarak herhangi bir demokratik hakkın teslimi veya gerçekleşmesinin önünü kesmenin gerekçesi olmaktan çıkıyor. Bu kararlarla, -şiddetin hangi bağlamda olursa olsun “terörizm” sayılıp sayılmayacağı tartışması bir yana- her itirazın, her sosyal medya mesajının, her milliyetçilik ve ırkçılık eleştirisinin, devletin kutsallığına dönük her şüphe belirtisinin “terör örgütü propagandası” suretinde muhalefete iade edilmesinin de sonuna gelinmiş, ülkeyi yönetenlerin elinden her türlü hukuk dışılığın kutsal dayanağı, “beka” mugalatası bir seferde geri alınmıştır. Bunun topluma göreli olarak nasıl geniş bir eleştiri özgürlüğü alanı kazandırmış olacağı yakın gelecekte “yasak” duvarları bilfiil yıkıldıkça daha açıkça görülecektir.

    4. Öcalan ve PKK’nin son kararlarının ardından sıra devleti yönetenlerin sorumluluklarını sırtlanmalarına geliyor. Şimdi Kürdistan devrimcilerinin yarım yüzyıldır büyük bedeller ödeyerek mevcudiyetini tüm dünyaya kabul ettirmekte asli pay sahibi oldukları Kürt halkının neden evrensel haklarından yoksun bırakıldığını açıklamak zorunda olan bu toplum ve bu devlettir: Kürtler neden ana dilinde eğitim göremiyor? Neden dilleri TBMM’de “bilinmeyen dil” olarak kayda geçiyor. Neden, seçtikleri belediye başkanları, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri görevlerinden alınıyor, neden yerlerine “kayyım” atanıyor, neden hapsediliyorlar; neden en yoksul, en ihmal edilen, gelir dağılımında, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda en geride olan iller Kürt illeri?.. Bundan böyle bu sorulara verilecek “terör” yanıtına inanacak Türk bulmak da eskisi kadar kolay olmayacak.

    5. Öcalan ve PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırmaya yönelik adımları Türkiye’nin siyasal ve düşünsel yaşamında, silahlı mücadeleyi başlatmakla yol açtıkları ölçüde uzun erimli, tarihsel sonuçları ima ediyor. Başkaldırının başını çekenler, attıkları ilk adımın hangi uyuklayan dinamikleri harekete geçireceğini, hangi toplumsal gerçekliğin akışını ne ölçüde dönüştürebileceklerini kesin olarak bilemezlerdi. Ancak yaşadıkları mücadeleler üzerinde düşünür, bunları anlamlandırmaya çalışır, kuvvetlerini derlemeye ve eğitmeye çabalarlarken sadece dünyayı değiştirmekle kalmadılar, dünyayı değiştirme pratiklerinden hareketle dünyayı kavrama yordamları, mücadele ve örgütlenme metodolojileri geliştirmeyi de başardılar. Yurtlarından, evlerinden, köy ve mezralarından kitleler halinde sürülenler, dünyanın beş kıtasında halklarının elçileri, fikirlerinin tebliğcisine dönüştüler. Kolombiya’dan İzlanda’ya, Güney Afrika’dan Kazakistan’a, Almanya’dan Japonya’ya, Moskova’dan Azerbaycan’a kadar, Kürdistan devrimcileri, kendi mücadele pratiklerinden edindikleri kavramsal sonuçları, başka dillerde yeniden düşünüyor ve her kıtada özgürlük dinamiklerinin birbirleriyle buluştuğu öbekler oluşturmayı başardılar. Bu maddi temel üzerinde halkların mücadelelerinin dünya çapında birbirleriyle eklemleneceği yeni bir küresel hareketlenmenin eli kulağında. Öcalan ve PKK’nin bu çok cesur kararının gerisinde, dünyanın bütün ülkelerinde her düzeyde hareket halindeki büyük dekolonizasyon pratiğinin meşruiyet alanlarını sınırsızca genişlettiğinin bilgisi ve sezgisi var. Öcalan’ın sistematik bir biçimde geleceğin örgütlenme modelinin enternasyonal bir hareket olarak şekillenmesi gerekliliğine dönük ısrarı boşuna değil. Bu, Kürtlerin dört parçada sömürgecilikle mücadele deneyimlerinin bilgisinin, insan varoluşunun küresel kapitalist hegemonyanın maddi ve sembolik mekanizmasınca sömürgeleştirilmesine isyanının bilgisiyle eklemlenme kabiliyetiyle ilgili. PKK’nin kendisini feshederken gösterdiği cesaret, yerel egemenlerin havsalasının alabileceğinden çok daha geniş bir alanda yaşayacağı bir rönesansa yönelmekte olduğu bilgisinden doğuyor.

    6. Nihayet, PKK ve Öcalan’ın içinden çıktıkları yerel zeminlere geri döndüğümüzde, attıkları adımı “güvenlik” penceresinden okuma gayretlerinin beyhudeliğine işaret etmeden olmaz. Sahip oldukları sosyal genlik ve giderek büyüyen ve Türkiye ve Kürdistan’ın bütün sanayi, ticaret ve kültür merkezlerine yayılan nüfusları dolayısıyla PKK ve Kürtlerin toplumsal ve politik varoluş tarzlarındaki her değişim, temas ettikleri her şeyin, her kurumun ve çevrenin değişmesini kaçınılmaz kılıyor. Bu bağlamda, Öcalan ve PKK’nin attıkları son adımın, yalnızca “güvenlik” konusu olarak kalmayacağını, kendileri değişirken herkesin ve her şeyin değişmesine etkide bulunarak siyasal ve kurumsal bir dizi değişikliği peşinde sürükleyeceğini ileri sürmek kehanet sayılmaz. Bunun için Öcalan ve PKK’nin son açıklamalarında kendisini gösteren “sosyalizm” vurgusundaki yükselişin siyaset alemindeki dolaysız etki ve imalarına göz atmak yeter: “Silah bırakma ve fesih” sonrasında milliyetçilik, liberalizm, bilinemezcilik, tanrı arayışı, metafizik, komplo teorileri, spiritüalizm vb., vb. tarafından istila edileceği umulan zihinlerin, “sosyalizm” ışığıyla aydınlanıvermesine bakarak, hareketin örgütsel ve siyasal formu ne olursa olsun, her dönüm noktasında modern sosyalizmle temasa geldiği ilk momentten güç alma ve 1968 devrimciliği ve 1971 isyancılığından geriye düşme ihtimalini kategorik olarak dışlama refleksinin stratejik ortaklığımızın sigortası olduğuna güvenmeye devam edebiliriz.  

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kürt – Türk – Türkiyeli

    25 Ağustos 2025

    İsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti

    25 Ağustos 2025

    İran yeniden menzilde

    25 Ağustos 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    İklim politikalarında engelli hakları perspektifi: Adaletin ölçütü

    Elif Gamze Bozo

    Bağımsız yaşam: Merhametin değil, adaletin eseri

    Sinan Cantürk

    Bolu’da siyasi ikbal, sosyal medya ve fenomen belediye başkanı

    Furkan Ege

    Sahip olduğunuz servet bizden çaldıklarınızdır

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kemal Vuraldoğan

    Kürt – Türk – Türkiyeli

    Fehim Taştekin

    İsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti

    Akdoğan Özkan

    İran yeniden menzilde

    Siyasi Haber

    Şimdi umudu, mücadeleyi örgütlemenin zamanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    DEM Parti’li Altın: Mevsimlik tarım işçisi kadınların güvencesizliği sona ermeli

    22 Ağustos 2025

    BM: Küresel ısınma 2,4 milyar işçiyi tehdit ediyor, hızlı önlem şart

    22 Ağustos 2025

    TÜMTİS: Platform Turizm 500 çalışanın maaşını ödemedi

    22 Ağustos 2025
    KADIN

    Temmuz ayında en az 28 kadın katledildi: Şiddet yayılıyor, sessizlik büyüyor

    6 Ağustos 2025

    Patriarkayı yık

    22 Haziran 2025

    Kadının İnsan Hakları Derneği, İstanbul Sözleşmesi’ni AİHM’e taşıdı

    3 Mayıs 2025
    © 2025 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.
    • Home
    • Buy Now

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.