Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Diyarbakır’da 3’üncü Gençlik Forumu: Bağımlılık alarmı

    23 Mart 2026

    Kolombiya’da askeri uçak düştü: onlarca asker bulunuyordu

    23 Mart 2026

    Fatih’te iki bina çöktü: 1 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı

    23 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026

      Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

      15 Mart 2026

      Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

      14 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Paranoya ve Adil Okay’ın salyangozunun şifresi – Cevat Yerdegül

    Paranoya ve Adil Okay’ın salyangozunun şifresi – Cevat Yerdegül

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yaşanan kimi olaylar, asgari düzeyde de olsa demokratik değerleri özümsemiş ülkelerde olsa toplumda büyük bir şaşkınlık uyandırır. Söz konusu Türkiye olunca bırakalım şaşkınlık uyandırmayı, normal bile karşılanır. Toplumun hafızasına nakşedilmesi gereken olaylar normalin kılıfına büründürülerek unutma kuyusuna atılır birer birer. Trajik olaylar yaşanırken “normaldir” denildiği noktada devletin hoyratlığı, iktidar muktedirlerinin at sırtında naraları başlar. Bu at koşturma, halktan herhangi bir insanın aşka gelerek atını dörtnala kaldırmasına benzemez. Bu, güzel bir seyirlik bile olabilir. Fakat devletin ve iktidarınki, geride sadece yıkım bırakır. Kır ata binen dönemin başbakanlarında biri, hızını alamayarak, tankın başında kendini bulunca, ülkenin feryat figan içinde nasıl kan kızıla boyandığı balık hafızası kadar hafızası olan her birey bilir.

    Tankçı başbakanın “babası” “kimse bana sağcılar adam öldürdü dedirtemez” mealindeki söylemi kişisel bir söylemin ötesinde kurumsal bir bakışı ifade ediyordu. Devlet aşkıyla birçok cinayete imza atmış olanların büyük bir çoğunluğu, devletin şefkatli kanatları altında günlerini gün ederlerken, kazara soruşturmaya uğrayanların dosyaları ya araştırmaya gerek görülmedi ya da zaman aşımına uğratıldı. Ülke denilen alanın, muktedirler için mutluluk ve sonsuz bir özgürlük alanı olduğuna kuşku yok, fakat toplumun geniş kesimi için aynı şeyleri söylemek olanaksız. “İyi çocuklara” sağır olan yargı sisteme karşı parmağını bile kıpırdatanlara karşı tavşan uyanıklığında adeta.

    “Türkiye eski Türkiye değil” söyleminden dem vuruluyor. Bu söylem mevcut realiteye bakıldığında pek de bir anlam ifade etmiyor. Zira her türlü şiddeti baskıyı özümsemiş olan devlet aklından zerre kadar taviz verilmiş değil. Değişimden kasıt, devletin nimetlerinden nemalanan eşitler arasında iktidarın el değiştirmesi midir? Devlet arabasının 12 Eylül faşizminin oluşturduğu tekerlekler üzerinde ilerlemesi midir? Kürdistan coğrafyasında yaşananlar sözü edilen ilerlemenin yönünün nereye dönük olduğunu gözler önüne seren turnusol kâğıdı gibidir. Zira devlet referanslı yapılanların hesabı sorulmadı. Ceylan’ların, Uğurlar’ın, Roboski’lerin dosyaları sürüncemede bırakılarak unutturulmaya çalışılıyor ve faillerden hiç biri tutuklanmış değil. Berkin’in başta olmak üzere diğer benzer dosyaların benzer akıbete uğrayacağından şüphe yok. Hâsılı kelam yargı esas görevini bir kenara bırakarak kimi olayları toplumun hafızasından silme görevi üstlenmiş durumda. İşin garip yönü, hukuk adına bu fecaat yaşanırken, işlenen cinayetlerin kovboy filmlerinde yansıtılan cinayet sahneleri kadar toplumun duygu dünyası üzerinde bir etki yaratmıyor olmasıdır. Bu ölümcül suskunluk, sistemin kılıcını daha da keskinleştirerek pervasızlaştırıyor.

    Şunu ifade etmek gerekir ki, bu ülkede adalet, özgürlüklerin değil, mülkün genel anlamda sermayenin güvencesi olagelmiştir hep. Kimileri içtikleri milliyetçilik şerbetinin verdiği esrimeyle kendilerini muktedirlerin safında görüyor olsalar da gerçeğin dili başka söyler İç çelişkiler sonucu orta yere dökülen fişleme vakaları halktan her bireyin birer potansiyel suçlu olarak kabul edildiği noktasında ikna olmamıza yetiyor.

    Bir süre önce Özgür Gündem gazetesinde “Adil Okay vakası” diye bir haber çıktı. Habere göre Adil Okay, Karabük cezaevinde kalan bir tutsağa gönderdiği kartpostallarla birlikte küçük kızı Öykü’nün bir de fotoğrafını göndermiş. Küçük Öykü’nün kolu üzerinde bir de minik salyangoz varmış. “Eee herkes herkese istediği zaman kartpostal da, fotoğraf da gönderebilir, ne var bunda?” denebilir. Söylemde bir problem yok, fakat kazın ayağı göründüğü gibi değil. Eğer Adil Okay gibi bir muhalif sosyalistseniz toplumsal sorunlara, özellikle de toplumun kanayan yarası haline gelmiş cezaevlerine karşı duyarlı, içerdekilerle dayanışma içinde olmayı sorumluluk olarak gören vicdan sahibi bir aydınsanız, şüphelilerden birisiniz. Zurnanın zırt dediği nokta tam da burasıdır.

    Çok hassaslardan birileri salyangozun kabuğundaki kıvrımlardan okumuş olmalı ki, salyangozun bir kaçış planı olduğu sonucuna varmışlar.

    Nutkum tutuldu, hayal sınırlarını aşan bu zorlama “mantıksal” çıkarsama karşısında. Aristo bunları duysaydı küçük dilini yutardı herhalde!

    Haberi okur okumaz, hemen albümüme koşup sözü edilen fotoğrafa baktım. İddia edilen şeyi göremedim ama “acaba bu sempatik yaratık bilinmeyen zamanlardan günümüze kimi sırların şifrelerini taşıyor olabilir mi?” diye düşünmeden edemedim. Hafızamda çakan bu pırıltı beni bu yaratığın Kürtçe olan ismine yönlendirdi. Kürdistan’ın kimi bölgelerinde salyangoza “şeytanok” deniliyor. Yani “şeytan” ve “ok”tan oluşan bir isim. Şeytan kelimesi olumsuz anlamının ötesinde “kurnaz”, işini bilen ve yerine göre sempatiyi de içeren anlamlarda kullanılır. Ok yapım eki ise, isme eklenerek, sempatiklik, küçüklük anlamı katar. Şamam-ok gibi. Mesela, öküz ve devenin ismine bu ek iliştirilmiyor. Neden? Halk tarafından bu denli sempatiyle karşılanmasının bir anlamı olmalı.

    Rivayet o ki, bilinmeyen bir zamanda namı sınırları aşan bir şövalye varmış. Şövalyeliği kadar bilgeliğiyle de tanınıyormuş. Bilge şövalye, dağ, bayır demeden dolaşır, muktedirlerin şatolarına saldırır, altını üstüne getirirmiş. Tahtlarının zangır zangır sallandığını gören muktedirler, ordularını birleştirince bilge şövalye hedef küçültmeye karar vermiş. Hayatın sırlarının şifreleriyle bezeli kalkanını kabuk yaparak içine girmiş. İçine girmiş ama hiç mi hiç rahat durmamış, yapmak istediklerini daha bir güven içinde yapmayı sürdürmüş. Rivayete göre o günden bu yana nerede bir olay olsa oraya koşar, haksızlığa uğrayanların saflarında tereddütsüz yerini alırmış.

    Mukadderat işte! Bunca serüvenden sonra yakayı ele vermek de varmış! Bu büyük sır “keskin” gözler tarafından çözüldüğüne göre “devlet-i âli” ve tebaası derin bir oh çekebilir artık.
    Sen neymişsin be şeytanok!

    Bıji tu. 15.06.2014

    Cevat Yerdegül
    T Tipi Kapalı Cezaevi A-6
    Karabük

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Newroz coşkusu alanları doldurdu

    22 Mart 2026

    Avrupa’da barış hareketleri militarizasyona karşı örgütleniyor

    21 Mart 2026

    İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney oldu

    9 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Tuncay Yılmaz

    Kötülüğün sol hali

    Ertan Eroğlu

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Gaziantep’te 13 yılda en az 555 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    23 Mart 2026

    Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına uluslararası tepki büyüyor

    21 Mart 2026

    Karabağlar Belediyesi emekçilerinden ödeme tepkisi: “Haklarımız lütuf değil”

    18 Mart 2026
    KADIN

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026

    Mersin’de bir kadın boşanma aşamasındaki erkek tarafından katledildi

    19 Mart 2026

    Aşırı sağ kadınlara karşı savaş açıyor

    14 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.