Haber: Mehmet Murat YILDIRIM, (SH)
Nebahat Yükçü’yü boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldüren Eren D.’nin davasında karar çıktı. Sanık hakkında hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Baba Yükçü, “Adalet geç de olsa yerini buldu ancak bu ülkede kadınlar hâlâ göz göre göre öldürülüyor” dedi.
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan Nebahat Yükçü, 2 Eylül 2024’te boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından pompalı tüfekle öldürüldü. Yükçü’nün öldürülmesi, kadınların şiddetten korunamadığını ve devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğini bir kez daha ortaya koydu. Cinayetin ardından açılan davada bugün karar duruşması görüldü.
Aydın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 6’ncı ve karar duruşması Söke’de yapıldı. Duruşmayı Söke Kadın Dayanışma Derneği ile Kuşadası Kadın Platformu başta olmak üzere çok sayıda kadın örgütü temsilcisi izledi. Kadınlar duruşma salonunu doldurarak adalet talebini yineledi.
Mahkeme heyeti, sanık Eren D. hakkında iyi hâl indirimi dahil olmak üzere herhangi bir indirim hükmü uygulamadı. Sanık, Nebahat Yükçü’yü kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Kadın örgütleri: “Önemli bir emsal”

Fotoğraf: Sevgi ŞEN
Kararın ardından açıklama yapan kadın örgütleri, verilen cezanın kadın cinayetleriyle mücadelede önemli ve emsal bir karar olduğunu vurguladı. Açıklamalarda, yargı sürecinin başından sonuna kadar davanın kadın dayanışmasıyla takip edildiği hatırlatılarak, benzer davalarda da bu yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.
Baba Yükçü: “Geç gelen adalet ama kadınlar hâlâ korunmuyor”

Hasan YÜKÇÜ
Nebahat Yükçü’nün babası Hasan Yükçü , karara ilişkin gazeteci Mehmet Murat Yıldırım’a konuştu. Baba Yükçü, “Kızımın katiline ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Bu karar bizim için bir nebze olsun adalet duygusu yarattı ama bu adalet gecikmiş bir adalet” dedi.
Kadın cinayetlerinin münferit değil, politik olduğunu vurgulayan Yükçü, şöyle devam etti:
“Bu ülkede kadınlar korunmuyor. Kızım hayattayken defalarca şiddete maruz kaldı ama kimse onu korumadı. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin bedelini kadınlar hayatlarıyla ödüyor. Eğer gerçekten kadın cinayetleri önlenmek isteniyorsa İstanbul Sözleşmesi yeniden uygulanmalı, devlet sorumluluğunu yerine getirmeli.”
Dava sürecine katkı sunan avukatlara ve dayanışma gösteren kadın örgütlerine teşekkür eden Yükçü, “Bizim mücadelemiz sadece kızım için değil, bir kadının daha eksilmemesi için” dedi.
