Sendikanın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, metal patronlarının örgütü MESS’in dayattığı tekliflerin “sefalet ücreti” anlamına geldiğini belirterek, metal işçilerinin grev hakkını kullanmaktan geri durmayacağını vurguladı.
Arabuluculuk bitti, grev aşamasına geçildi
Özkan Atar, MESS ile yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 31 işletmeye bağlı 43 fabrikada yaklaşık 11 bin metal işçisini kapsadığını hatırlatarak, aylardır süren pazarlık sürecinde işçilerin en temel taleplerine dahi karşılık verilmediğini ifade etti. Atar, 8 Aralık’ta yapılan toplantıda anlaşma sağlanamaması üzerine uyuşmazlık tutanağı tutulduğunu ve arabuluculuk sürecine geçildiğini, arabulucu raporunun sendikaya ulaşmasıyla birlikte artık grev aşamasına gelindiğini açıkladı.
“MESS’in teklifleri kazanılmış hakları geri götürüyor”
Basın toplantısında MESS’in tekliflerini ayrıntılı biçimde aktaran Atar, başta ücret artışları olmak üzere sosyal haklar ve çalışma koşullarına ilişkin dayatmaların kabul edilemez olduğunu söyledi. MESS’in sözleşmenin üç yıllık olmasında ısrar ettiğini belirten Atar, “Üç yıllık bir sözleşmeyi tartışma konusu dahi yapamayız. Bu, işçiler için daha fazla kayıp demektir” dedi.
CANLI…Basın toplantısı: METAL İŞÇİSİ GREVE HAZIR! https://t.co/bXtWixC42G
— BİRLEŞİK METAL-İŞ (@BirlesikMetal) January 20, 2026
Atar, işveren tarafının ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlanması, rapor alan işçilerin ikramiyeden yararlanamaması, denkleştirme ve telafi çalışması dayatmaları, raporlu işçilere ücret kesintilerinin artırılması ve tamamlayıcı sağlık sigortasının kaldırılması gibi tekliflerle işçilerin kazanılmış haklarını hedef aldığını vurguladı. “İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz. Bu teklifleri ne kabul ederiz ne de tartışırız” diye konuştu.
“İşçiler yoksullaşırken patronlar kârlarına kâr katıyor”
Konuşmasında ekonomik tabloya da değinen Atar, art arda gelen zamlar ve yüksek enflasyon karşısında metal işçilerinin ücretlerinin eridiğini, yoksulluk sınırının altında bir yaşamın dayatıldığını söyledi. TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine güvenin kalmadığını belirten Atar, resmî enflasyonu baz alan tekliflerin metal işçilerinin gerçek yaşam koşullarıyla hiçbir bağının olmadığını ifade etti.
“Biz yoksullaşırken patronlar kârlarına kâr katıyor” diyen Atar, ihracat rekorları kıran MESS patronlarının işçiye gelince ‘kriz var’ söylemine sığındığını belirtti. Atar, “Onların kârını yaratan biziz. Şimdi yarattığımızdan hak ettiğimiz payı istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Grev yasaklarına rağmen fiili mücadele vurgusu
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı, olası grev yasaklarına karşı da net bir tutum ortaya koydu. Atar, geçmiş yıllarda yasaklanan grevlere rağmen fiili grevlerle haklarını savunduklarını hatırlatarak, Bekaert, Green Transfo Energy, Hitachi Energy, Schneider Elektrik, GE Grid Solutions ve Arıtaş Kriyojenik örneklerini sıraladı. “Grevimiz yasaklanırsa anayasal hakkımızı kullanır, yasağı tanımayız” diyen Atar, bu kararlılığın daha önce defalarca gösterildiğini söyledi.
İlk grevler 30 Ocak’ta
Basın toplantısında grev kararları da kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşik Metal-İş, grevleri kademeli olarak başlatacak. Bu kapsamda 30 Ocak Cuma günü şu işyerlerinde greve çıkılacağı açıklandı:
- Çukurova İnşaat Makinaları San. ve Tic. A.Ş.
- Cengiz Makina San. ve Tic. A.Ş.
- Çayırova Boru San. ve Tic. A.Ş.
- Çelsantaş Çelik Mamulleri San. ve Tic. A.Ş.
- Dostel Makina San. ve Tic. A.Ş.
- Arpek Arkan Parça Alüminyum Enjeksiyon ve Kalıp San. Tic. A.Ş.
- Sanel Sanayi Elektroniği İmalat ve Tic. A.Ş.
- SIO Automotive Taşıt Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş.
- ZF Lemförder Aks Modülleri San. ve Tic. A.Ş.
Diğer fabrikalardaki grev tarihlerinin ise sürecin seyrine göre kademeli olarak açıklanacağı bildirildi.
“Bu mücadele tüm metal işçilerinin mücadelesidir”

Atar, sürecin yalnızca Birleşik Metal-İş üyelerini değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerini ilgilendirdiğini vurguladı. “Bu sadece bir toplu sözleşme süreci değil, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir” diyen Atar, metal işçilerini ortak mücadeleye çağırdı.
Birleşik Metal-İş yönetimi, 30 Ocak’tan sonra ülkenin dört bir yanında metal işçilerinin taleplerinin fabrika önlerinde ve kent meydanlarında yükseleceğini belirterek, “Metal işçisi kazanacak. Biz kazanacağız; çünkü haklıyız ve güçlüyüz” mesajını verdi.
