Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

    14 Ocak 2026

    MESS’in yüzde 18’lik zam teklifine 11 bin Metal işçisinden direniş cevabı

    14 Ocak 2026

    Dayr Hafir ve kırsalına askeri sevkiyat ve bombardıman: Tişrin Barajı çevresi de dronlarla hedef alındı

    14 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026

      Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

      8 Ocak 2026

      Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

      7 Ocak 2026

      ABD’nin Venezuela’ya saldırmasını görmek

      5 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

      13 Ocak 2026

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026

      Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

      12 Ocak 2026

      Venezuela ve Trump doktrini

      11 Ocak 2026

      ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

      9 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Meral Akşener… Katranı kaynatsan olur mu şeker?

    Meral Akşener… Katranı kaynatsan olur mu şeker?

    Siyasi Haber22 Eylül 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    GÜLFER AKKAYA yazdı: “Ne demokrasi, ne hukuk, ne eşitlik, ne sömürüye karşı Akşener’in bu ülkede yapabileceği bir tek şey yok. Bir zamanlar AKP’yi hazırlayanlar şimdilerde Akşener’i hazırlıyor.”

    GÜLFER AKKAYA


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kâbusu haline dönüşen 2019 seçimlerinde yüzde 51’e ulaşabilmesi için dile getirilen başkan yardımcıları arasında Tansu Çiller’in adını da gördük.


    Gerçek mi değil mi bilinmez ama haberin Meral Akşener’e “uyarı” amacı taşıdığı açık.


    AKP, dinci, cinsiyetçi, sermaye yanlısı, milliyetçi, militarist bir parti olarak Çiller ile tencere kapak uyumu gösterir ama siyasette yeniden aktif olmak, üstelik birinci kişi olarak değil, epeyce yıpranmış bir siyasinin yanında, meşruluğu sorgulamalı başkanlık sisteminde yardımcı kişi olarak siyasete dönmek Çiller için cazip olur mu? Üstelik durup dururken unutulmuş kirli siyasi maziyi gündemleştirmeye değer mi?


    AKP, muhalefet azıcık sesini yükselttiğinde ilk olarak tehdit ve korku operasyonuna başlıyor. Böylece muhalefeti sindirip, geri püskürtmeyi hedefliyor.


    MHP ve CHP’de bu yöntem sıklıkla tuttu. Ancak Meral Akşener’de başından beri tutmadı. Akşener, AKP’nin tüm tehditlerini ve somut saldırılarını daha yüksek perdeden karşıladı. Alttan almadı. Üstüne gitti.


    Her zaman kendisi ile iktidar partisi arasındaki mesafeye dikkat etti. CHP, AKP ve MHP ile ortak zeminleri olan milliyetçilik konusunda, Kürt düşmanlığında dahi bu partilerden ayrı durarak farklı bir görüntü vermeye özen gösterdi.


    Bir süredir ortalarda pek görünmüyor Akşener. Parti kurmakla meşgul. Ortalarda görünmemesinin en önemli nedeni parti kuruluş çalışmaları ise, diğer ve asıl neden yeni bir Meral Akşener kurma çalışmaları. Bir gizli ve uzun el adım adım Akşener’den yeni bir Akşener yaratıyor.


    Muhafazakâr, milliyetçi, militarist, faşist, cinsiyetçi ve sermaye yanlısı Akşener’den -ki bu Demirel, Çiller, Ağar çizgisiydi- muhafazakâr, milliyetçi, sermaye yanlısı ve aynı zamanda sosyal adalet ve hukuk devleti kurucusu vizyonlu yeni bir kurtarıcı Akşener çıkartmayı planlamakta.


    Öyle ki Akşener son zamanlarda Kürt sorunu konusunda bile daha dikkatli konuşmakta. AKP ve MHP’nin kuru gürültülü ey!! tonunda yükselen çığlıklarıyla açıktan dalga geçen bir üslup kullanmakta. Bu yanıyla daha çok Özal çizgisine öykünmekte. Özal ve ANAP, bu hattın en cesuruydu ve Özal bunu canıyla ödedi.


    Akşener’in şimdilerde sadece AKP ve MHP ile değil, kendi geçmişi ile de arasına bir mesafe koyduğu açık. Yeni partide kullanılacak sembollerden söylemlere dek yepyeni bir hatta girdiği görünüyor. Kuracağı parti ne içinden geldiği MHP, ne de önceki partisi DYP’nin uzantısı, doğrusal devamı olarak değerlendirilemez. Adeta Akşener Akşener’e karşı. O, ekonomide liberal, siyasette muhafazakâr yeni partisini kurmakla meşgul.


    Ama bu hat Erdoğan/AKP tekelini kırarak sağcıları oy verecek yeni bir adres bulmak konusunda rahatlatsa da tıpkı Menderes, Demirel, Özal, Çiller, Erdoğan gibi Akşener de ülkenin temel, kronik sorunları karşısında çözüm olmaktan çok uzak. Bu hatla daha en baştan Türkiye Cumhuriyeti’nin makus tarihinin tabelasını asmış oluyor boynuna.


    Her ne kadar bir zamanlar AKP’ye yapıldığı gibi cilalanıp parlatılsa da aslında doğuşundan rejimin kusurlarıyla malül bir hareket bu da. Açıkça görülüyor ki Türkiye’deki rejim krizi dinamiklerinin hiç birine çözüm perspektifi yok.


    Akşener ve partisi ekonomide liberal olsalar da siyasetteki muhafazakârlıkları rejimin temel sorunlarına çözüm üretmekten uzak tutuyor onları. Çok bahsettiği sosyal adalet konusunda sermaye yanlısıyken, başat mevzu Kürt konusunda savaş politikalarını savunan bir milliyetçiyken, Aleviler meselesinde üç maymunken cumhuriyetin kuruluşundan kaynaklanan bu vb. temel sorunları çözebilmesi mümkün değil.


    Ancak rejimdeki tıkanıklığı aşmaya çare olamasa da merkez sağda Erdoğan ve AKP dışında bir seçenek yaratabilme ihtimali açısından dahi kayda değer bir girişim.


    Erdoğan'ın güç kaybetmesi için şu anda boş duran (ciddi bir seçenek olmamasından dolayı AKP’nin arkasına dizilen) merkez sağda pozisyon tutacak bir partiye ihtiyaç var. Akşener burayı doldurabilirse Erdoğan güç kaybedecek.


    Bu, siyasette yeni dengelerin açığa çıkabilmesi açısından önemli ve elbette içine düştüğümüz durumdan çıkışta bize de (sermaye değil, halk güçlerine de) yeni oyunlar kurma imkanı verecek.


    Akşener kurmaya çalıştığı yeni siyasette kadın olmayı ve kadınları özellikle öne çıkartıyor. Kendisine yapılan cinsiyetçi saldırılardan yola çıkarak kendisini en iyi kadınların anlayacağından bahsediyor artık. Oysa İçişleri Bakanı olduğu DYP’li yıllarda kadından öte bir şeydi. Şimdilerde nihayet kadınlığını fark etmiş. Bu kendisine de iyi gelmiş, partisine de.


    Zira partisinde kadınları yönetim mekanizmalarına getirmekten, parti tüzüğünü buna göre hazırlamaktan bahsediyor. Kamuoyunun gözü üzerlerinde.


    Biz kadınlar onun en çok MHP’li muhaliflerin yapacakları kurultay esnasında kocasını azarladığı video görüntüsünü izledik. Akşener orada sert bir şekilde oğluna “Babanı al da git” diyordu. Feminist, sosyalist ya da demokrat camiada yaşansaydı bu olay yine ses getirirdi ama muhafazakâr kesimden bir kadın tarafından söylenince haliyle bambaşka bir etkisi oldu.


    Akşener daha sonra bir TV programında o görüntüler üzerine konuşurken durumu yumuşatmaya çalıştıysa da, programda söyledikleri videoda izlediklerimizden az değildi.


    Tüm bunlara rağmen yine de biliyoruz ki kadınların daha adil, özgür ve eşit bir hayat sürdürebilmeleri için cinsiyetçi olmayan tüzük ve siyasette yönetim kademelerinde kadınların olması önemli ama dananın kuyruğunun koptuğu bir nokta var. O da ideoloji.


    Meral Akşener feminist değil, feministler hakkında ne düşünüyor onu bile bilmiyoruz. Bilakis Akşener göğsünü kabarta kabarta ‘muhafazakârım’ diye övünüyor.


    AKP de programında muhafazakâr demokrat olarak kendini ifade etmişti. O zamanların aklı evvelleri bunu alkışlamışlardı. Bizler de aynı zamanda hem muhafazakâr hem demokrat olmaz demiştik. Haklı çıktık.


    Şimdi benzer durum Akşener için geçerli. Muhafazakârlık kadınların önünü tıkar, özgürleşmelerini engeller. Akşener ülkedeki tüm kadınları partisinin yönetimlerine getirse bile, kadın karşıtı muhafazakâr ideolojiye dayanarak nasıl kadınlar lehine politika üretebilir? İdeolojisi buna uygun değil. Moda deyimle fıtratında yok.


    Muhafazakârların pek bayıldığı annelik, evlilik, aile gibi kurumsallıklardan, kadınların özgürlüğünü kısıtlayan, onları ikinci cins haline getiren geleneklere bağlılıktan vazgeçemezken kadınların eşitliğini, özgürlüğünü, kimliğini, bedenini, eviçi emeğini nasıl savunacak?


    Sermaye yanlısı bir partinin başkanıyken kadın istihdamı, kadın olmaktan kaynaklı düşük ücret, eviçi ucuz üretim, güvencesiz çalışma koşullarına karşı kadınların haklarını nasıl savunacak?


    Parti programında bu konularda ne diyor, henüz bilmiyoruz.


    Ve elbette Akşener kadınlara güzel günler vaat ederken yıllardır sokaklarda kaybedilen çocuklarını arayan kadınları görecek mi? Üstelik kayıpların yoğun yaşandığı yıllarda Akşener İçişleri Bakanıydı. Kendisine yönelik cinsiyetçi saldırıları “Beni en iyi kadınlar anlar” diye göğüslediğini söyleyen aynı Akşener’in kendisinden Cumartesi Annelerini “anlaması” beklenebilir mi? Çünkü bugün dahi yaptıklarına ilişkin pişmanlık duymadığını dile getiriyor!


    Ne demokrasi, ne hukuk, ne eşitlik, ne sömürüye karşı Akşener’in bu ülkede yapabileceği bir tek şey yok. Bir zamanlar AKP’yi hazırlayanlar şimdilerde Akşener’i hazırlıyor. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyenler bu topraklarda kendi çabaları ile kurdukları partilerin dışında egemenlerin, emperyalistlerin şu ya da bu kesiminin eliyle kurulan proje partilere bakarak daha fazla zaman kaybetmemeliler.


    Demokrasiyi, eşitliği ve özgürlüğü ona ihtiyaç duyanlar getirebilir. Hayatı buna bağlı olanlar…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    9 Ocak 2026

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    8 Ocak 2026

    Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

    8 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    Fatoş Osmanağaoğlu

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    Elif Gamze Bozo

    Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

    Remzi Altunpolat

    Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Remzi Altunpolat

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    Arif Keskin

    İran yönetiminin kaos planı

    Aziz Çelik

    Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

    Ümit Akçay

    Venezuela ve Trump doktrini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    MESS’in yüzde 18’lik zam teklifine 11 bin Metal işçisinden direniş cevabı

    14 Ocak 2026

    Almanya’da da kamu emekçilerinden ücret talebiyle uyarı grevi

    14 Ocak 2026

    KESK üyeleri iş bıraktı: “Geçinemiyoruz, g(ö)revdeyiz”

    14 Ocak 2026
    KADIN

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026

    Kadınlar Tandoğan’da buluştu: “Umutsuzluğa teslim olmuyoruz

    11 Ocak 2026

    Kadınlardan 10 Ocak’ta Ankara’da büyük buluşma çağrısı: “Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”

    7 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.