Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    13 Nisan 2026

    DEM Parti mücadele hattını belirledi: “Türkiye’nin geleceği savaşta değil barıştadır”

    13 Nisan 2026

    AİHM’den Ekrem İmamoğlu kararı: Türkiye’ye “siyasi amaç” sorusu

    13 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    ARCAN JAN AKTAŞ yazdı: Macaristan’da yaşananlar, Türkiye için ne otomatik bir “model transferi” ne de doğrudan bir sonuç öngörüsüdür. Ancak güçlü bir ihtimali hatırlatır: hiçbir siyasal hegemonya kalıcı ve mutlak değildir. Toplumsal rıza ile kurulan her iktidar, aynı rızanın çözülmesiyle karşı karşıya kalabilir. Orbán’ın kaybı, bu anlamda, Türkiye’deki siyasal tartışmalar için hem bir uyarı hem de bir imkan olarak okunmalıdır.
    Ercan Jan Aktaş13 Nisan 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Macaristan’da gerçekleştirilen son parlamento seçimleri, yalnızca ülke içinde değil, Avrupa genelinde ve Türkiye’de de yakından ve büyük bir ilgiyle takip edildi. Uzun yıllardır iktidarda olan Viktor Orbán, bu seçimde eski müttefiki, sağ liberal ve muhafazakâr çizgide konumlanan Péter Magyar karşısında yenilgiye uğradı.

    Seçimlerin dikkat çekici bir diğer boyutu ise sol ve sosyalist muhalefetin, sonuçlar itibarıyla neredeyse tamamen tasfiye olmuş bir görüntü vermesiydi: Macaristan Sosyalist Partisi ve Yeşiller’den oluşan sosyal demokrat-sol blok seçimlere katılmayarak, son anda seçmenlerini Magyar’ın radikal sağ çizgisine yönlendirme çağrısı yaptı; bu sebeple parlamentoda temsil edilemedi. Sosyalist Parti’den koparak kurulan Demokratik Koalisyon yalnızca yüzde 1,16 oy alarak tüm milletvekillerini kaybetti. Macaristan İşçi Partisi bünyesindeki komünistler ise tarihsel olarak en düşük oy oranı seviyesine gerileyerek neredeyse görünmez hale geldi.

    Tüm bu tablo, Macaristan solu açısından açık bir siyasal felaket olarak değerlendirilse de, Orbán’ın siyasi iktidarı kaybetmesi ayrıca kayda değer ve ayrıksı bir siyasal gelişme olarak değerlendirilmelidir.

    Macaristan’da 16 yılı bulan bir iktidarın çözülmesini salt bir seçim sonucundan ibaret olarak okumak eksik kalabilir. Viktor Orbán’ın inşa ettiği “illiberal demokrasi” modeli, uzun süre boyunca hem Avrupa’da hem de küresel ölçekte sağ popülist siyasetlerin ilham kaynağına dönüştü. Bu nedenle Orbán’ın kaybı, bir liderin gerilemesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Devlet, toplum ve iktidar ilişkilerinin nasıl yeniden kurulabileceğine dair güçlü bir işaret, hatta bir kırılma hattı olup olamayacağını Macaristan siyasetinden doğru okumaya devam edeceğiz.

    Gerek Avrupa’da, gerekse de çeyrek asırdır Erdoğan’ın devletin bütün olanakları ve şiddet tekeli ile iktidarda olduğu Türkiye’de de “Goodbye Viktor Orbán” ifadesi temkinli bir tebessüm yarattı. “Goodbye …” ile başlayan tebessüm, sadece Macaristan’a değil, benzer siyasal hatları izleyen tüm rejimlere yönelmiş sembolik bir cümleye dönüştü. Bu ifadeye fazla anlam yüklememek gerekir. Ancak aşırı sağ popülist “erkekler ligi” içinde bir aktörün oyun dışı kalması, yine de belirli bir umut üretmiştir.

    2008 küresel ekonomik krizinin yarattığı toplumsal güvensizliği iyi okuyan Orbán, 2010’dan itibaren iktidarını büyük ölçüde ekonomik milliyetçilik, göç karşıtlığı ve “illiberal demokrasi” söylemi üzerine inşa etti. Avrupa Birliği’ne mesafeli ama tamamen kopmayan bir çizgi izleyerek “ulusal egemenliği koruma” iddiasını merkeze aldı. Bankalara ve yabancı şirketlere yönelik vergiler, sosyal yardımların yeniden dağıtımı ve aileyi merkeze alan politikalarla geniş bir seçmen tabanını konsolide etti. Aynı zamanda göçmen karşıtı sert söylemleri ve sınır güvenliğini öne çıkaran uygulamalarıyla, özellikle 2015 mülteci krizi sonrasında, kendisini Avrupa’daki sağ popülist dalganın öncü figürlerinden biri haline getirdi.

    Orbán, iktidarını pekiştirme sürecinde medya, yargı ve siyaset alanlarında adım adım merkezi bir kontrol mekanizması inşa etti. Medya kuruluşlarının büyük kısmı hükümete yakın iş insanlarının eline geçerken, yargı bağımsızlığı zayıflatıldı ve seçim sistemi iktidar lehine yeniden düzenlendi. Bu süreçte muhafazakâr değerler üzerinden kadınların toplumsal rolünü aile ile sınırlayan politikalar öne çıkarılırken, LGBTİ+ bireylere yönelik kısıtlayıcı yasalar ve söylemler arttı. Eğitim ve kamusal görünürlük alanlarında kadınlara ve LGBTİ+ bireylere karşı ciddi sınırlamalar getirildi. Donald Trump, Vladimir Putin, Binyamin Netanyahu, Tayyip Erdoğan gibi liderlerle kurduğu ideolojik yakınlık, onu küresel sağ popülist ağın önemli bir figürü haline getirse de, artan ekonomik sorunlar, yolsuzluk iddiaları ve demokratik gerilemeye yönelik toplumsal tepki, 16 yıl sonra bu hegemonik yapının çözülmesine zemin hazırladı.

    Kendi etrafında inşa ettiği sistemle muhalefeti de önemli oranda sindiren Viktor Orbán’ı iktidardan eden ismin ise kendi partisi Fidesz’ten gelmesi bir paradoks olarak görülebilir. Sadece birkaç yıl öncesine kadar Macaristan’daki iktidar partisi Fidesz elitlerinin içinden bir isim olan Peter Magyar, sol, sosyalist ve demokrat muhalefetin son yıllarda yapamadıkları neyi yaparak gençliğinde posterlerini odasının duvarına astığı Orbán’ı 16 yıllık iktidarından etti?

    Viktor Orbán’ın iktidarını sarsan, beklenmedik bir şekilde Peter Magyar’ı daha da görünür kılan olay, 2024 yılının başında patlak veren af skandalı oldu. Bir çocuk istismarı suçlusuna yardım eden bir ismin Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesiyle başladı ve kısa sürede rejimin ahlaki meşruiyetini tartışmaya açan derin bir krize dönüştü. Katalin Novák’ın bu kararı kamuoyunda büyük bir tepki yaratırken, Viktor Orbán liderliğindeki iktidar partisi krizin siyasi maliyetini sınırlamak adına sorumluluğu dar bir çerçeveye hapsetmeye yöneldi. Bu bağlamda, affı Adalet Bakanı sıfatıyla imzalayan Judit Varga görevden uzaklaştırıldı ve Avrupa Parlamentosu adaylığı geri çekilerek skandalın yükü bireyselleştirildi.

    Ancak süreç, iktidarın öngördüğünün aksine burada kapanmadı. Péter Magyar, eski eşinin istifaya zorlanmasına duyduğu öfkeyi sosyal medya üzerinden doğrudan hükümete yönelterek, uzun süredir bastırılmış olan toplumsal hoşnutsuzluğun görünür hale gelmesinde tetikleyici bir rol oynadı. Bu çıkış, yalnızca kişisel bir tepki olmanın ötesine geçerek Macaristan siyasetinde dengeleri sarsan bir kırılma anına dönüştü ve Orbán iktidarının sorgulanmasını hızlandıran sürecin fitilini ateşledi.

    Orbán’ın kurduğu siyasal mimari ile Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye siyaseti arasında dikkat çekici paralellikler bulunuyor. Her iki lider de ekonomik krizlerin yarattığı toplumsal kırılmaları fırsata çevirerek, milliyetçi-muhafazakâr bir söylem etrafında geniş kitleleri konsolide etmeyi başardılar. Medya, yargı ve bürokrasi üzerinde kurdukları kontrol mekanizmalarıyla siyasal alanı daraltarak, “ulusal irade” ve “yerli-milli” söylemleri üzerinden muhalefeti gayrimeşru kılma stratejisi, toplumsal cinsiyet politikalarında muhafazakârlaşma, bu iki hattın ortak karakterini oluşturdu.

    Macaristan’da yaşananlar, Türkiye için ne otomatik bir “model transferi” ne de doğrudan bir sonuç öngörüsüdür. Ancak güçlü bir ihtimali hatırlatır: hiçbir siyasal hegemonya kalıcı ve mutlak değildir. Toplumsal rıza ile kurulan her iktidar, aynı rızanın çözülmesiyle karşı karşıya kalabilir. Orbán’ın kaybı, bu anlamda Türkiye’deki siyasal tartışmalar için hem bir uyarı hem de bir imkan olarak okunmalıdır — iktidar açısından sınırların, muhalefet açısından ise olasılıkların yeniden düşünülmesi gereken yeni bir zaman başladı.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Macaristan’da değişim: Peter Magyar ve Tisza Partisi 16 yıllık Orban dönemini sonlandırdı

    12 Nisan 2026

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    10 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Ertan Eroğlu

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Doruk Madencilik işçileri Ankara’ya yürüyüş başlatıyor

    12 Nisan 2026

    TGS’den basın özgürlüğü uyarısı: “Gazetecilik suç değildir”

    10 Nisan 2026

    Ankara’da 1 Mayıs çağrısı: “Tandoğan’da birleşelim”

    10 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.