Şanaz İbrahim Ahmed, 1991 yılında Kürtlerin Saddam Hüseyin rejimine karşı ayaklanmaya teşvik edildiğini, ancak öncelikler değiştiğinde uluslararası güçler tarafından yalnız bırakıldıklarını hatırlattı.
Rejimin ayaklanmayı bastırmak için helikopterler ve tanklar kullandığını belirten Ahmed, o dönemde Kürtleri savunmak için kimsenin gelmediğini söyledi. Kürt toplumunda derin izler bırakan bu sürecin bugün Kürtler tarafından “1991 Kurdish Uprising” olarak anıldığını vurgulayan Ahmed, bu deneyimin kolektif hafızada güçlü bir ders olarak yer ettiğini ifade etti.
Rojava örneği
Ahmed, benzer bir durumun daha yakın dönemde Rojava olarak bilinen Kuzeydoğu Suriye’de de yaşandığını söyledi.
Suriye Kürtlerinin Islamic State (IŞİD) karşıtı mücadelede ön saflarda yer aldığını hatırlatan Ahmed, verilen vaatlere rağmen Kürtlere yönelik yaklaşımın hayal kırıklığı yarattığını belirtti.
“Kürtler piyon değildir”
Sosyal Medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Ahmed, bugün Irak Kürdistanı’nda yaşayan Kürtlerin belli ölçüde istikrar ve onur duygusuna kavuştuğunu ifade ederek, bu nedenle Kürtlerin uluslararası güçler tarafından “piyon” gibi görülmesini kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Leave The Kurds Alone,
— Shanaz Ibrahim Ahmed (@firstladyofiraq) March 5, 2026
We Are Not Guns For Hire. pic.twitter.com/t37uYQBvZG
Kürtlerin çoğu zaman yalnızca askeri güçlerine ya da fedakârlıklarına ihtiyaç duyulduğunda hatırlandığını belirten Ahmed, çatışmanın tüm taraflarına şu çağrıyı yaptı:
“Deneyimler ortada. Boş vaatler ortada. Bu çatışmaya dahil olan tüm taraflara çağrıda bulunuyorum: Kürtleri rahat bırakın. Biz kiralık silahlar değiliz.”
