Editör: İrem Kabataş, (İZMİR), (SH)
Açıklamada kadın cinayetlerinin münferit olmadığı, aksine sistematik ve politik olduğu vurgulandı.
“Kadınlar sistematik olarak öldürülüyor”
Basın metnini platform temsilcileri okudu. 2025 yılına ait erkek şiddeti verileri hatırlatılarak, geçtiğimiz yıl en az 299 kadının ve 64 çocuğun erkekler tarafından katledildiği ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu ülkede kadınlar sistematik olarak öldürülüyor. Hiçbiri münferit değil, kader değil. Bunlar ataerkinin, erkek devlet şiddetinin, cezasızlığın ve uygulanmayan koruma kararlarının sonucudur. Sorumlusu ise kadınların yaşamını hiçe sayan Saray rejimidir.”
Son bir haftadaki cinayetler hatırlatıldı
Açıklamada sadece son bir hafta içinde yaşanan kadın cinayetleri tek tek sıralandı. Boşanmak istediği için öldürülen Sibel Külah, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından sokak ortasında katledilen Gözde Akbaba ve öldürülüp intihar süsü verilen Dilan Geyik anıldı. Kadınlar, bu cinayetlerin “iyi hal” ve “tahrik” indirimleriyle beslendiğini vurguladı.
“Kadın bedenini ganimet gören zihniyeti tanıyoruz”
Savaş ve çatışma ortamlarında kadın bedenine yönelik saldırılara da dikkat çekilen açıklamada, saç örme kampanyasına destek verildi. Kadın onurunu hedef alan bu saldırıların örgütlü bir şiddet yöntemi olduğu belirtilerek şu sözler kayda geçti:
“Bir kadının saçını kesip sallayanlardan değil, saçını ören kadınlardan rahatsız olanların niyetini biliyoruz. Rahatsız olmaya devam edeceksiniz.”
Kocaeli’nde saç örme kampanyasına katıldığı için görevden alınan hemşireyle dayanışma mesajı paylaşılırken, mücadelenin her alanda büyütüleceği ifade edildi.
“Aile değil kadınlar yaşasın”
İktidarın “ailenin korunması” adı altında kadınları şiddet ortamlarına mahkûm ettiği belirtilen açıklamada, ekonomik kriz ve yoksulluğun kadınlar üzerindeki baskısına dikkat çekildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve 6284 sayılı yasanın uygulanmamasının failleri cesaretlendirdiği vurgulandı.
Açıklama şu sözlerle son buldu:
“Biz İzmir Kadın Platformu olarak buradayız. Öfkeliyiz, isyandayız ve haklıyız. Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Kurtuluş yan yana gelmekte, kurtuluş örgütlü kadın mücadelesinde.”
