Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    GYO işçileri: “Tüm haklarımız ödenene kadar buradayız”

    16 Mart 2026

    BES-AR: Açlık sınırı 45 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya yükseldi

    16 Mart 2026

    Ailesini istismarla suçlayan İsrailli bakanın kızı ölü bulundu

    16 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026

      Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

      15 Mart 2026

      Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

      14 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 5 – İktidar Bloku hak vermeye nasıl mecbur bırakılır?

      13 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026

      Ezber hayatı karşılar mı?

      12 Mart 2026

      Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

      8 Mart 2026

      Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

      6 Mart 2026

      Varlık adı önceler

      5 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Irkçılık Sonrası Güney Afrika – Tolga Tören

    Irkçılık Sonrası Güney Afrika – Tolga Tören

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Nelson Mandela’nın hayatını kaybetmesi, Türkiye ve dünya basınında, anlaşılır bir şekilde, geniş yankı buldu. Anlaşılır; çünkü bahsi geçen, kökleri Hollanda kolonilerinin kurulduğu 1652’ye kadar uzanan kurumsal ırk ayrımcılığını yenilgiye uğratan hareketin efsanevi lideri. Bu durum, bizi yürütülen mücadelenin sonuçları açısından bir değerlendirme yapmak sorumluluğu ile de yüz yüze bırakıyor. Bunun iki nedeni var: İlki, Güney Afrika’da ırkçılık sonrasında olup bitene ilişkin, yaratılan “mit” dışında, bilgi eksikliği ise, diğeri, Siyaset’in önceki sayılarında vurguladığımız üzere, “ulusal soruna neoliberal çözüm” olarak tanımlanabilecek olan Güney Afrika modelinin, liberal çevreler tarafından Türkiye’deki ulusal sorun(lar)a uyarlanma eğilimi. Bu ikinci neden, ırkçılık sonrası Güney Afrika’ya ilişkin soğukkanlı değerlendirmeleri sosyalistler açısından elzem kılıyor.

    Beyazlarla bir arada mücadele
    Mandela’nın, 27 yıl Roben Adası tutsaklığı hariç, efsaneleşmesine yol açan önemli olgulardan birisi, ırkçılıkla mücadeleyi milliyetçilikten uzak bir temelde yürütmesi. Bu ısrarın en somut hali, milliyetçi siyahlarla arasına mesafe koymasına ek olarak “her beyaza bir kurşun” sloganı atanlara verdiği yanıt: “Biz sadece siyahların değil bütün halkların özgürlüğü için mücadele ediyoruz”.  Bu yaklaşım, başta Buthelezi liderliğindeki Zulu milliyetçisi Inkhata Özgürlük Partisi olmak üzere, mücadeleyi, beyazlarla birlikte yürütmeye karşı çıkan milliyetçi siyah çevrelerle 1990–1994 yılları arasında 15 bin insanın hayatını kaybettiği çatışmalara yol açtıysa da, çözüm sürecinde ülkedeki beyaz nüfusun can güvenliğinin en önemli zeminiydi.

    “Kamulaştırma” politikamızdır
    Güney Afrika’nın 1980’leri, hem bir “devrimci durum”, hem de ırkçı rejim ile karşıt güçlerin birbiri üzerinde egemenlik kuramadığı bir “istikrarsız denge” dönemidir. Servetini ırk ayrımcısı politikalarla biriktirmiş olmakla birlikte, artık sermaye birikimi için işlevselliğini kaybetmiş olması nedeniyle ırkçılığa karşı tutum alan Güney Afrika sermayesinin bu dönemde giriştiği işlerden ilki “sorumlu” yani antikomünist “siyah liderleri” desteklemektir. Ancak, Afrika Ulusal Kongresi’nin (ANC) liderliğini yaptığı Kongre İttifakı’nın gecekondu bölgelerinde gerçekleştirdiği her eylemde Mandela’nın adının haykırılmasının da gösterdiği üzere siyah halk liderini seçmiştir. Bu durum 1980’lerin ortasında sermaye çevrelerinin yönünü Mandela’ya çevirmek zorunda kalmasında önemli rol oynar. İki şartla:  Güney Afrika Komünist Partisi (GAKP) ile ilişkilerin kesilmesi ve “kamulaştırma” talebinden vazgeçilmesi. 1990 yılında Roben Adası’ndan salıverildiğinde Mandela’nın bu taleplere yanıtı nettir: “Madenlerin … kamulaştırılması ANC’nin politikasıdır…., tartışılmaz”.

    Sermayeye yeşil ışık
    Sovyetlerin dağıldığı, sermayenin ANC üzerinde ideolojik basınç yarattığı, siyah sermayedarların iyice görünür olduğu ilerleyen yıllarda ise çok şey değişir. Mandela açısından da… Örneğin bu dönemlerde katıldığı bir toplantıda “yabancı sermayenin cazip bulacağı gerekli iklimi yaratmaya kararlıyız” sözlerini sarf eder. 1990’lar boyunca gerçekleştirdiği uluslararası seyahatlerin çoğunda, Güney Afrika’ya yatırım taahhüdü alır. Örneğin ABD’ye yaptığı bir gezide Rockefeller Vakfı başkanının, Güney Afrika’da, Marshall Planı’nın Avrupa’da oynadığı rolü oynayacak bir kalkınma bankası kurma fikrine yeşil ışık yakar. 1994’te, gene ABD’de katıldığı bir toplantıda “bizim ekonomik politikalarımızda kamulaştırma gibi şeylere dair tek bir referans yok…. Bizi Marksist ideoloji ile bağlayacak tek bir slogan yok… ” sözlerini sarf eder.

    Yeni anlaşma: Ekonomide beyazlar, siyasette siyahlar
    COSATU (Güney Afrika Sendikalar Kongresi) tarafından hazırlanan ve gelir dağılımını merkeze alan Yeniden İnşa ve Kalkınma Programı’nı seçim beyannamesi yaparak girdiği 1994 seçimlerinden yüzde 62,65 oyla iktidar olarak çıkan ANC’nin uygulamalarından ilki programın birçok öğesini, sermaye çevrelerinin talepleri doğrultusunda değiştirmek olur. Bu durum Kongre İttifakı arasında önemli bir kırılma yaratır. COSATU’nun programın uygulanması için gerçekleştirdiği eylemlere en sert tepki veren isimlerden birisi, Mandela’dır. Hükümetin acil sorunları çözmek için kısıtlı kaynaklara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Mandela, Kongre İttifakı’nın ANC dışındaki bileşenlerinin sürdürdüğü kitlesel eylemleri tehdit olarak tanımlar.  Bir sonraki adım ise, sermaye çevrelerinin basıncı ile 1996’da uygulamaya konan, ülkedeki kamu kuruluşlarının neredeyse tümünün özeleştirilmesine ve işsizlik oranlarının patlamasına hizmet eden Büyüme, İstihdam ve Gelir Dağılımı (GEAR) programının hayata geçirilmesidir. COSATU ve GAKP’nin “1996 Sınıf Projesi” olarak tanımladığı bu program, siyah bir orta sınıf yaratma söylemine yaslansa da, ülkedeki beyaz sermayeye eklemlenmiş siyah bir sermayedar sınıf yaratmaya hizmet eden Siyah Ekonomik Güçlendirme Programı ile birlikte uygulanır. Sonuç, Güney Afrika literatüründe yaygın kullanılan bir tanımlamayla, “ekonomiyi beyazların, siyaseti siyahların” yönettiği “yeni” Güney Afrika’dır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    16 Mart 2026

    Kötülüğün sol hali

    16 Mart 2026

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    15 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Tuncay Yılmaz

    Kötülüğün sol hali

    Ertan Eroğlu

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    Kemal Kaçaroğlu& Mahir Sayın

    Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

    M. Ender Öndeş

    Ezber hayatı karşılar mı?

    Ümit Akçay

    Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

    Siyasi Haber

    Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    GYO işçileri: “Tüm haklarımız ödenene kadar buradayız”

    16 Mart 2026

    BES-AR: Açlık sınırı 45 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya yükseldi

    16 Mart 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen tutuklandı

    16 Mart 2026
    KADIN

    Aşırı sağ kadınlara karşı savaş açıyor

    14 Mart 2026

    İran için devrimci Feminist tutum: Otoriterliğe, emperyalizme, Siyonizme ve savaşa hayır!

    12 Mart 2026

    Dilan Karaman raporu tartışma yarattı: Aile “geri çekilsin” dedi, arkadaşları “eksik ve hatalı” buldu

    10 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.