Dış Haberler Servisi, (SH)
TUDEH: “İran’ın kurtuluşu dış müdahaleyle değil halk mücadelesiyle olur”
TUDEH Partisi Hezb-e Tudeh-ye Iran / İran Tudeh Partisi), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının, İran ile ABD arasında bölge ülkelerinin arabuluculuğunda yürütülen nükleer müzakereler sürerken gerçekleştiğine dikkat çekti.
Açıklamada, ABD ve İsrail’in askeri saldırganlığının İran’daki mevcut baskıcı yönetimden kurtuluş anlamına gelmediği belirtildi. Saldırının, İran’ı bölgesel ölçekte zayıflatmayı ve mevcut yönetimin yerine dışa bağımlı, despotik bir rejim kurmayı hedeflediği savunuldu.
TUDEH, İran’ın yıkımının özgürlük getirmeyeceğini, gerçek değişimin ancak halkın mücadelesi ve özgürlük ve ulusal egemenlik yanlısı güçlerin ortak çabasıyla mümkün olacağını vurguladı.
İlerici Enternasyonal: “Rejim değiştirme saldırısı”
İlerici Enternasyonal Kabinesi, 28 Şubat 2026 tarihli açıklamasında saldırıyı “dünyayı savaşa sürükleyen yok edici bir tırmanış” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin saldırıyı “önleyici” olarak tanımladığı ancak bunun hukuki bir dayanağı olmadığı savunuldu. İran’ın ABD’ye yönelik doğrudan bir tehdit oluşturmadığı belirtilerek, saldırının uzun süredir devam eden bir bölgesel yeniden şekillendirme stratejisinin parçası olduğu öne sürüldü.
Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye uzanan müdahalelerin parçalanmış devletler ve yerinden edilmiş halklar yarattığı ifade edilen açıklamada, savaş politikalarına karşı küresel ölçekte mücadele çağrısı yapıldı.
FHKC: “Bu saldırı İran sınırlarını aşar”
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) de yayımladığı açıklamada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kınadı.
Açıklamada saldırının, bölge kaynakları üzerinde hegemonya kurma amacının parçası olduğu savunularak, bunun uluslararası hukukun ve devletlerin egemenlik ilkesinin açık bir ihlali olduğu belirtildi.
FHKC, İran’ın saldırıya karşılık verme hakkına sahip olduğunu ifade ederken, gelişmelerin yalnızca İran’ı değil tüm bölgenin geleceğini etkileyebileceğini kaydetti. Açıklamada küresel dayanışma ve uluslararası alanda hukuki girişimler çağrısı yapıldı.
Osyan: “Ne Trump’ın ne Hamaney’in safında”
İran’daki kadın örgütü Osyan da saldırılara ilişkin bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, hem ABD yönetimi hem de İran’daki mevcut siyasal yapı eleştirilerek, savaşın emperyalist-kapitalist düzenin bir sonucu olduğu ifade edildi. “Ne Trump’ın emriyle kenarda duracağız ne de Hamaney’in ‘vatan savunması’ cephesinin arkasına dizileceğiz” denilen açıklamada, halkın bağımsız ve örgütlü mücadelesi vurgulandı.
Osyan ayrıca, dış müdahalelerin “insani müdahale” söylemiyle meşrulaştırılmasına karşı çıkarak, İran halkının haklı mücadelesinin küresel güçlerin hesaplarına alet edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.
Yapılan açıklamalarda ortak vurgu, askeri müdahalelere karşı çıkılması ve bölge halklarının kendi kaderini tayin hakkının savunulması oldu.
Kaynak:
