Rojava ile dayanışma amacıyla 2019 yılında kurulan küresel ağ Rojava İçin Ayağa Kalk (RiseUp4Rojava) tarafından örgütlenen Halkların Kervanı (İnsanlığı Savunmak için Kervan) 29 Ocak günü Edirne sınırından Türkiye’ye giriş yapmak istemiş, ancak engellenmişti. Kervan’dan 16 kişi gözaltına alınıp Mardin İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne götürülmüş oradan da sınır dışı edilmişti.
Kervan’ın yaklaşık 30 katılımcısı ise gruplar halinde ve kendilerini gizleyerek Edirne’den Suruç’a ulaşmayı başardılar.
22 Ocak’tan itibaren Avrupa’nın dört farklı rotasından yola çıkan ve Türkiye sınırına doğru ilerleyen kervanda, 10 ülkeden 200’ü aşkın enternasyonalist yer alıyordu. Enternasyonalistler, amaçlarının Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik ablukayı kırmak ve insanî yardım koridoru açılmasını sağlamak olduğunu açıklamıştı.
DEM Parti, DBP ve TJA tarafından karşılandılar
Suruç’a ulaşan Kervan, burada Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Urfa il ve ilçe örgütleri, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad – TJA) üyeleri ve çok sayıda yurttaş tarafından karşılandı.
Kervan katılımcıları, DEM Parti ilçe binası önünde bir araya geldikten sonra Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek açıklama yaptı. Meydanda toplanan kitle, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana Kobanî” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı.
Karşılama sırasında Urfa İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü, “Yıllardır halk, IŞİD’in saldırılarına karşı direndi ve sonunda onu yenilgiye uğrattı. Şimdi ise Kürtler bir kez daha uluslararası toplum tarafından terk ediliyor. Bugün dünyanın dört bir yanındaki Kürtler bu saldırılara karşı ayağa kalkıyor ve uluslararası dostları tarafından destekleniyor. Rojava ve Kürt halkıyla gösterdiğiniz uluslararası dayanışma için teşekkür ediyor ve sizleri Suruç’a hoşgeldiniz, diyoruz,” şeklinde konuştu.
‘Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür’
Halkların Kervanı adına basın metnini okuyan Friederike Spies, özetle şöyle dedi:
“Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin sakin ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi. Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür. Enternasyonalist bir kervan olarak buraya, Suruç’a ulaşana kadar pek çok sınırı aştık. Türkiye sınırını geçebilmek için kendimizi gizlemek zorunda kaldık; görünmez bir kervanın parçası olduk. Türk devletinin Kürt özgürlük hareketine yönelik baskılarının kervanımızı durdurmasını engellemek için görünmezliğe başvurduk. Yunanistan tarafındaki yoldaşlarımız ise dikkat dağıtıcı bir protesto eylemi gerçekleştirdi; bu da tüm kervanın yoluna devam etmesini mümkün kıldı. Böylece sınırların bizi durduramayacağını açıkça ortaya koyduk.
“Bunlar bizim sınırlarımız değil; ataerkil devletlerin ve kapitalist ideolojinin çizdiği, aileleri, toplumları, dayanışmayı ve yaşam hakkını bölen sınırlardır. Oysa onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz.
“Rojava’nın yanında duruyoruz; çünkü kadın özgürlüğü, temel demokrasi ve ekoloji mücadelesinin bizi dünyanın dört bir yanındaki direnen halklarla birleştirdiğini biliyoruz. Farklı perspektiflerden, kültürlerden ve geçmişlerden geliyoruz; ancak bu mücadeleye duyduğumuz ortak bağlılık, bu umudu paylaşan herkesi kapsıyor. Bu yüzden birbirimizin yanında durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mücadeleyi ve ortak direnişi sürdüreceğiz. Burada böylesine coşkulu bir karşılamayla buluşmaktan onur duyuyoruz ve bu değerleri bizden önce savunmuş tüm yoldaşların ayak izlerini takip ederek sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz.”
