Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    HTŞ’nin Şeddadi Cezaevi’ne yönelik saldırısı, IŞİD’lilerin serbest kalması riskini gündeme getirdi

    19 Ocak 2026

    Trump’tan ırkçı sözler: Ilhan Omar’ı hedef aldı, “Somali’ye gönderilmeli” dedi

    19 Ocak 2026

    Aralarında Özgür Özel’in de olduğu 10 milletvekili hakkında 14 dokunulmazlık dosyası mecliste

    19 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026

      Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

      15 Ocak 2026

      Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

      15 Ocak 2026

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Hrant’ın katlinin güncelliği

      19 Ocak 2026

      Hızlı çöküşün anatomisi

      19 Ocak 2026

      Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

      18 Ocak 2026

      Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Halep’in efendisi kim; Erdoğan mı Colani mi? Çarşıya uymayan bir hesap

    Halep’in efendisi kim; Erdoğan mı Colani mi? Çarşıya uymayan bir hesap

    FEHİM TAŞTEKİN Gazete Duvar için yazdı: HTŞ pragmatik bir yaklaşımla Halep’te Kürtlerle savaşa tutuşup enerji tüketmek, ABD’nin tepkisini çekmek ve Suriye ordusunun toparlanmasına izin vermek istemiyor. Bu iki mahalledeki hesaplaşmayı sonraya bırakıp Hama’yı ele geçirmeye odaklandılar. Hama düşerse Humus ve Şam’a ilerlemenin hesaplarını yapıyorlar. Eylem tarzıyla dedikleri “Şimdi Kürtlerle savaşmanın zamanı değil!”
    Fehim Taştekin5 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Suriye’de Türkiye, ABD ve İsrail’in çıkarlarını çakıştıran ‘cihatçı fetih’ her bir tarafa varmak istediği sonucu vermeyebilir. Kârlı üçlünün kazanımları ilave testlere tabi.

    Halep’in düşüşünü getiren ilk şok dalgasında Suriye devletinin beli kırıldı, İran darbelendi, Rusya sağdan-soldan kroşe yedi. ‘Şahin’ kamikaze İHA’ları da Ukrayna’nın intikamı sayılır! İlk dalganın bir diğer kaybedeni Fırat’ın batısındaki Kürtler oldu.

    Rusya açısından “Suriye’deki Ukrayna intikamı” telafi edilemeyecek bir darbe olmayabilir. Askeri kapasitesinin sadece yüzde 1’ini Suriye’de kullandığı düşünülen Rusya havadan taarruz ve savunma kapasitesini artırıp Afrika’daki asimetrik güçlerini Suriye’ye kaydırabilir. Bu şekilde çatışmalara dahil olduğu 2015’teki sıfır noktasından yeniden başlayabilir. Ama Donald Trump gelinceye kadar Ukrayna denklemini olabildiğince lehine çevirmesi lazım. Suriye’de emsal haline gelecek bir hezimeti de göze alamaz.

    İran, İsrail’in Suriye’deki saldırılarında ağır bedeller ödemesine karşın çekilmenin savaşı kendi kara sınırlarına yaklaştıracağı inancıyla hareket ediyor. İran’ın daha fazla Devrim Muhafızları askeri danışmanlarının yanı sıra Irak’taki Haşd’uş Şaabi güçlerini Suriye’ye getirmesi halihazırda yürüyen bir gelişme. Şam’ın gerek duyup onay vermesi halinde doğrudan İran nizami muharip unsurları da cepheye sürülebilir. Bunun Türkiye ve Rusya’nın katılımıyla 6-7 Aralık’ta Doha’da yapılacak üçlü toplantıda caydırıcı pazarlık kartı olarak masaya sürülmesi muhtemeldir. ABD ve İsrail’in saldırıları bu seferberliği durduramazsa İran’ı Suriye’den uzaklaştırma stratejisi geri tepmiş olur. İran’ın artan varlığına yönelik saldırılar ABD ve İsrail’le doğrudan çatışma riskini artırabilir. Halbuki İran uzlaşma eğilimindeydi.

    Irak Başbakanı Muhammed Şiya el Sudani de ABD tarafından “Suriye’den uzak durun” diye tehdit ediliyor. Fakat Bağdat’taki siyasi aktörler, Suriye’yi yüzüstü bırakmayı kendilerini de vuracak bir kötülüğün önünü açmak olarak görüyor. HTŞ’nin hakimiyet alanını genişletmesi halinde Irak’ın Sünni üçgeninde IŞİD yeniden dirilebilir. Çünkü IŞİD’in fikri ve toplumsal altyapısı tam olarak çökertilmedi. Sudani’nin Haşd’uş Şaabi’yi önleme çabası kendi sonunu da getirebilir.

    Suriye devletinin ana kolonlarından çökertilmesi 2011’den farklı olarak pek çok Arap ülkesini korkutuyor. IŞİD’in akıbetinden sonuçlar çıkartıp kendini yeniden kodlayan ‘selefi-cihadi’ HTŞ’nin Ürdün ve Mısır’ın yanı sıra bazı Körfez ülkelerinde önemli karşılıkları var. O yüzden Araplardan ABD’ye giden mesaj gayet ciddi: “Bu gelişmeler Suriye’yi Somali’ye döndürebilir.”

    Artık Suriye liderliğinin telefonuna çıkacak Arap yönetimlerinin sayısı az değil. Kaygılarda bir paydaşlık var.

    ***

    Amerikalılar Fırat’ın doğusunda SDG, Fırat’ın batısında HTŞ ile Suriye yönetimini felç edip İran ve Rusya’yı darlama yaklaşımı sergiliyor. Fakat gelişmeler ABD’nin destek verdiği SDG’yi hem zor duruma düşürüyor hem de istemedikleri seçimlere zorluyor.

    Ankara, “Saldırganlığın Caydırılması” adı verilen saldırganlığın önünü açarken birkaç hesap güdüyordu. Fırat’ın batısında Tel Rıfat’tan başlayıp Halep’in iki Kürt mahallesi ve Menbic’le devam edecek şekilde YPG’nin kontrol alanlarını temizlemek. En önemli hedef buydu. Ki bunun için Suriye Milli Ordusu (SMO) milislerinin başlattığı Özgürlük Şafağı operasyonu Tel Rıfat’ta amacına ulaştıktan sonra Menbic’e yöneldi. Halep’in içinde Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin geleceğiyle ilgili SMO’dan ziyade HTŞ’nin tutumunun belirleyici olacağı anlaşılıyor. HTŞ, PYD/YPG/PKK’yi “Baas’ın Kürt yüzü” ve “rejimin maşası” olarak görse de SMO gibi “Bunlar yok edilmesi gereken terörist örgüt” gibi bir dili kullanmıyor. Aksine bunları ‘ulusal örgütler’ olarak görüyor. Bu bakımdan HTŞ’nin Türkiye’ye endeksli olmayan daha kendine özgü bir gündemi var. Rejimini İslami bulmadığı ve ‘Dar’ul Harp’ olarak gördüğü Türkiye ile iş birliğini ise ‘maslahat gereği’ diyerek savunuyor.

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre “HTŞ ile SDG arasında çatışma yok; HTŞ, Halep’ten (Tel Rıfat) Tabka’ya doğru ayrılan Kürtleri koruyarak Türkiye destekli grupların kötü muamelede bulunmasını engellemeye çalışıyor.”

    YPG’ye bakıştaki farklılık Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ye silah zoruyla girmeden önce müzakere yolunu deneme esnekliği getirdi. Bir bakıma “Siz güven içinde Halep’i terk edin, yoksa biz gireceğiz” tehdidini de içeren bir pazarlık süreci yaşanıyor.

    HTŞ, hafta sonu SDG’ye yaptığı Halep’ten kuzeydoğu Suriye’ye gitmeleri yönündeki çağrıya yanıt bekliyor. SDG anlaşma sağlandığı yönündeki iddiaları reddetmişti. Suriye Milli Ordusu komutanlarından Abdulcabbar Akidi, Rudaw’a demecinde “SDG ile silahlı çatışma çıkmaması konusunda anlaştık. Silahları ile birlikte çekildiler. Bölge devrimci güçlerin kontrolünde ancak bu iki mahalleye girmedik. Çünkü onlarla anlaşmamız böyle” ifadelerini kullandı.

    Fakat asıl muhatabın HTŞ olduğu düşünülürse onların ne dediğine bakmak gerekiyor.

    HTŞ’nin liderliğindeki Askeri Operasyonlar İdaresi üyesi Nureddin el Baba, Rudaw’a dedi ki; “PKK mensuplarıyla güvenli bir şekilde çekilmeleri için görüşmeler devam ediyor. Böylece, Halep ilinin büyük bir kısmı, belki de tamamı kurtarılmış olacak… Kan dökülmesini istemiyoruz.”

    Pragmatik bir yaklaşımla Halep’te Kürtlerle savaşa tutuşup enerjilerini tüketmek, ABD’nin tepkisini çekmek ve Suriye ordusunun toparlanmasına izin vermek istemiyorlar. Bu iki mahalledeki hesaplaşmayı sonraya bırakıp Hama’yı ele geçirmeye odaklandılar. Hama düşerse Humus ve Şam’a ilerlemenin hesaplarını yapıyorlar. Eylem tarzıyla dedikleri “Şimdi Kürtlerle savaşmanın zamanı değil!”

    Kürt kaynaklara göre Kürt gençleri silahlarıyla Şeyh Maksud Savunma Güçleri’ne katılıyor. “Çetelerin bölgelerimize girmesine izin vermeyeceğiz” diyorlar. Yerel bir seferberlik hali varken YPG ya da SDG’nin adı geçmiyor. Bu da Akidi’nin dediği türden bir geçici mutabakata işaret ediyor. Fakat burayı Halep idaresinden özerk bir yapı olarak tutmaya niyetleri yok.

    Rojava Enformasyon Merkezi de 2 Aralık’ta “Müzakereler sürüyor” bilgisini geçmişti. Benim edindiğim bilgiye göre bir anlaşma oldu. Şu an için YPG-SDG mahallelerden çekilmedi ama bu durum müzakerelerin seyrine göre önümüzdeki günlerde değişebilir. Yerel kaynaklara göre Şeyh Maksud’a günlerdir taze gıda girmiyor ve sular kesik. Bu da ablukayla dize getirme taktiğini akla getiriyor.

    Farklı kaynaklara göre Kürtlerin bu pazarlıktaki hesabı şöyle: Erzak stoklarının idare edebileceği 2 ay içinde çatışmasızlık garanti edilebilirse belki durum tersine dönebilir. Suriye ordusunun toparlanıp geri dönmesi gerekir ki henüz Hama’yı doğudan ve batıdan çembere almaya çalışan HTŞ’nin istilasını tersine çevirecek bir püskürtme yapabilmiş değil.

    Daha önemlisi ABD, SDG’nin Fırat’ın doğusundan batısına güç ve silah göndermesini istemiyor. Fırat’ın batısında HTŞ, doğusunda SDG, Amerikalıların tercihlerine göre hareket ederse Washington açısından ‘operasyon tamamdır’.

    Menbic de zaten ABD’nin Türkiye’ye YPG/SDG’yi çekme sözü verdiği yer. O yüzden orada da kendi silahlarıyla bir savaş istemiyor. Elbette Türkiye’nin planlamasına uygun olarak SMO, Menbic’i ele geçirirse Fırat’ın doğusuna da geçmeyi deneyecektir. Fakat karşı yakada Amerikan kırmızı ışığı belirebilir. Fırat’ın batısındaki Türk-Amerikan çakışması Fırat’ın doğusunda bozulabilir.

    ***

    HTŞ’nin süpürme hamlesinin Şam üzerindeki yıkıcı etkisini güçlendirmek için Fırat’ın doğusunda eski bir plan güncelleniyor: Suriye-Irak sınır hattının tamamen kapatılması.

    Suriye ordusu, Hama’yı geçilmez kılmaya odaklanmışken SDG, Fırat’ın doğusunda ikinci bir cephe açtı. Suriye ordusu Hama ve Humus’u tahkim için doğudaki güçlerini batıya çekerken boşluk oluşuyor. SDG bunu fırsat bilip Deyr el Zor’da Fırat’ın doğu yakasında Suriye ordusu ve İran destekli milislerin kontrolündeki 7 köyü ele geçirdi. Saldırılara havadan eşlik eden Amerikan güçleri ayrıca topçu atışları ve lojistik destek sağladı.

    Bu hamle Halep’teki fiili statünün değişmesine paralel olarak gelişiyor. Önceden YPG-SDG ile Suriye yönetimi arasında bir denklem vardı. Fırat’ın batısındaki Kürt bölgelerinde YPG Suriye ordusu, İran milisleri ve Rus güçleriyle paslaşıyordu. Halep’te Kürt bölgelerini korumak, Fırat’ın doğusunda Suriye ve İran’la gerilimden kaçınmayı gerektiriyordu. Suriye ordusunun Halep’ten çekilmesi birbirini gözetme gerekliliğini zayıflattı.

    SDG’nin Fırat’ın altına geçme hazırlığı yaptığına dair henüz bir işaret yok. Ama Amerikalılar bunun için bastırabilir. ABD daha önce SDG’yi Suriye-Irak sınırını kapatacak hamleye ikna edememişti. Kürtler İran ve Suriye’yi karşılarına almak istememişti. ABD, SDG’den Elbukemal’e doğru hareket geliştirmesini bekleyebilir. ABD hem Suriye yönetimini çaresiz bırakmak hem de İsrail’i güvenceye almak için Elbukemal kapısını İran bağlantılı sevkiyatlara kapatmak istiyor. SDG Meyadin-Elbukemal hattında ilerlerse Ürdün-Suriye-Irak üçgenindeki Tanaf’ta Devrimci Komando Ordusu (Mağavir el Sevra) ve Karyeteyn Şehitleri Tugayı, Doğu Aslanları Ordusu, Şehit Ahmed el Abdu Güçleri ve Özgür Kabileler Ordusu gibi Amerikan beslemesi milisler de kuzeye doğru sınır hattını kapatabilir. İkmal hattı kapatılırsa hem Suriye ordusu nefessiz kalır hem de Lübnan’da Hizbullah’ın İsrail’e karşı toparlanması önlenmiş olur.

    ***

    Türkiye’yi HTŞ ile ilgili hüsnü kuruntusundan uyandıracak başka bir şey daha: SMO ve “Suriye geçiş hükümeti” paşa paşa Halep’in efendisi olacağını sanıyor. Halep kalesinde Türk bayrağını görenler temelsiz bir heyecana kapılıyor. Dün kente gidip “Halep’in fatihi” pozunu veren Ebu Muhammed el Colani her ne kadar müşterek bir yönetim için HTŞ’yi feshedebileceklerini söylese de inisiyatifi başkasına bırakmaları beklenmiyor. 2015’te İdlib’i ele geçirdikten sonra Fetih Ordusu’nu nasıl bölgeden sildiğini biliyoruz. Halep’te de yetki ve paylaşım kavgası erken başladı. HTŞ yağma olaylarına karıştıkları gerekçesiyle bazı SMO komutanları derdest etti. Ayrıca Sultan Murad Komutanı’nı Halep’e sokmadı. Evet SMO grupları yağma, ganimet, hırsızlık ve sınır tanımazlık konusunda bir numara. Colani ise ‘düzen adamı’ olarak bu savaşı kazanmak istiyor! Dahası HTŞ, SMO’dan Halep’te girdikleri yerleri boşaltmalarını istedi. Bu gelişmeler üzerine Özgürlük Şafağı Operasyon Odası, HTŞ’yi saldırgan davranmak, süreci tekeline almak ve özgürleştirilen yerleri yeniden işgal etmekle suçladı.

    HTŞ’ye bağlı “Kurtuluş Hükümeti” Halep’te kamu binalarına yerleşiyor, kontrol noktaları kuruyor, yetkiyi ele alıyor. Türkiye’nin desteklediği geçici hükümet oturacak bir koltuk bulursa bunu kâr sayabilir.

    ***

    Erdoğan, Rusya ve İran’la pazarlıklarında saha kartını kullanabilir. Bu iki ülke üzerinden Esad’a Kürtlerin liderliğindeki özerk yönetimi çökertecek sahici bir ortaklık, Suriye’nin kuzeyinde 30-40 km derinliğinde Türkiye’nin kontrolünde bir koridor, sığınmacıları hızla döndürecek bir plan, silahlı grupların yönetime ortak edilmesi taleplerini dayatabilir. Fakat bu kartın zayıf ve tehlikeli tarafı sahadaki inisiyatifin makyajlanmış bir IŞİD zihniyetinin tekelinde olmasıdır. IŞİD’in eski Suriye emiri ve Türkiye’nin terörist listesindeki Colani, Erdoğan’a efendi muamelesi yapmayacaktır! Ayrıca ‘emir’ rolünü oynayan Colani her ne kadar Batılı medyada “Ilımlılaştı” diye allanıp pullansa da Suriye Ulusal Koalisyonu’nu Suriye halkının meşru temsilcisi diye tanımış 100 küsur ülkeden çok azını arkasında bulabilir. Ve tabii bir de Trump ne diyecek diye beklemek lazım. Onun kulağına “İran, Şii milisler ve Hizbullah’la savaşan tek gerçek lider bu” diye fısıldamaya başladıklarından emin olabiliriz. Ama Trump bu; “General Colani” de diyebilir, küfrü de basabilir!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    HTŞ’nin Şeddadi Cezaevi’ne yönelik saldırısı, IŞİD’lilerin serbest kalması riskini gündeme getirdi

    19 Ocak 2026

    Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz

    19 Ocak 2026

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    19 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    Mehmet Ramazan

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    Hayri Paker & Ertan Eroğlu

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    Ömer Bölüm

    Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kadir Akın

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    Fehim Taştekin

    Hızlı çöküşün anatomisi

    Nuran Ağan

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    Siyasi Haber

    Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Yemeksepeti kuryeleri üç günlük iş bırakma eylemine başladı

    18 Ocak 2026

    Temel Conta grevinde polis müdahalesi: Makineler tırlarla fabrikadan çıkarıldı

    17 Ocak 2026

    Türkiye’de sendikalaşma oranı yüzde 14,45’te kaldı

    17 Ocak 2026
    KADIN

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.