Haber Merkezi, (SH)
Anmalara, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Örgütlenme Sekreteri ve Sultangazi Pir Sultan Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz, Habibler Cemevi Başkanı Gökay Önay ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve bölge halkı katıldı.
Alibeyköy Mezarlığı’nda anma
İlk tören, Alibeyköy Mezarlığı’nda düzenlendi. Olaylarda hayatını kaybeden Feyzi Tunç’un mezarı başında gerçekleştirilen anmada, Gazi Cemevi Pirler Meclisi’nden Haşim Kızılveren gülbenk okuyarak çerağ uyandırdı. Ardından Gazi ve Ümraniye’de yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu.
Burada konuşan Zeynal Odabaş, olayların üzerinden geçen yıllara rağmen adaletin sağlanmadığını belirterek, katliamların sorumlularının yargılanması gerektiğini söyledi.
Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz ise konuşmasında Maraş Katliamı, Çorum Olayları ve Sivas Katliamı gibi olayları hatırlatarak benzer acıların tekrar yaşanmaması gerektiğini ifade etti.
Okmeydanı’nda Ali Yıldırım için tören
Anmanın ikinci bölümü Okmeydanı Çıksalın Mezarlığı’nda yapıldı. Olaylarda yaşamını yitiren Ali Yıldırım’ın mezarı başında gerçekleştirilen törende gülbenk okunmasının ardından saygı duruşu yapıldı.
Gökay Önay konuşmasında adalet talebini dile getirirken, Hıdır Karataş ise olayların faillerinin bilindiğini ancak yargı sürecinin beklentileri karşılamadığını belirtti.
Olayların bilançosu ve yargı süreci
1995 yılında Gazi Mahallesi’nde başlayan olaylarda toplam 22 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 300 kişi yaralandı. Yapılan otopsi incelemelerinde yaşamını yitirenlerden 17’sinin polis mermisiyle öldüğü tespit edildi.
Olayların ardından 20 polis hakkında Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava daha sonra “güvenlik gerekçesiyle” Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. 2001 yılında sonuçlanan davada iki polis memuru hapis cezası alırken, diğer 18 polis beraat etti. Ceza alan polislerin cezaları ise daha sonra ertelendi.
Hayatını kaybedenlerin yakınları davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi ile etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesini ihlal ettiğine hükmederek Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkûm etti.
Dosya zamanaşımıyla kapandı
Yargı süreci yıllar boyunca farklı aşamalardan geçerken, dosya 2025 yılında zamanaşımı nedeniyle kapatıldı. Yargıtay, dosyada bazı teknik incelemelerin yapılmadığını belirterek kararı bozmuş olsa da, 12 Mayıs 2025’te görülen duruşmada mahkeme zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetti.
Anma programı mezarlıklarda yapılan duaların ardından sona erdi.
