Filistinli Esirler Hareketi İsrail hapishanelerindeki Onur ve Özgürlük Grevi’yle ilgili, açlık grevinin 20. günü olan 6 Mayıs’ta yeni bir açıklama yaptı.
Açlık grevi, Filistinli Esirler Günü olan 17 Nisan’da, 1500 Filistinli esir tarafından başlatıldı ve esirler hareketinin ve Filistin ulusal hareketinin önde gelen birçok lideri de bu greve katıldı. Başta Fetih merkez komitesi üyesi Merwan Barguti olmak üzere, FHKC Genel Sekreteri Ahmad Sa’adat, FHKC lideri Ahed Ebu Ghoulmeh, İslami Cihad lideri Zaid Bseiso, Hamas liderleri Hasan Salameh ve Abbas al-Sayyed, FDHKC lideri Wajdi Jawdat, Halk Partisi lideri Bassam Kandakji ve şimdiye kadar hapishede en uzun süre tutulan esir olan Nael Barghouthi ve Karim Younes da dahil daha birçok esir açlık grevine başladı.
Açlık grevindeki esirlerin, ailelerin hapishane ziyaretlerinin yasaklanmasına son verilmesi, yeterli sağlık hizmetleri, hapishanede eğitim hakkı, hücre hapsinin ve “idari tutukluluk” denilen mahkemesiz tutuklama politikasının sonlandırılması gibi bir dizi talebi var.
Aşağıdaki açıklama açlık grevindeki esirler adına Filistinli Esirler Hareketi tarafından Arapça yayınlandı ve İngilizce’ye çevrildi.
Filistinli Esirler Ulusal Hareketi tarafından yayınlanan açıklamanın tamamı:
Esirler hareketi Onur Grevi’nin 20. günü olan bugün, açlık grevindeki esirlerin hayatlarının ciddi tehlike altına girmesinin başlangıç aşamasıdır. Bugün, aynı zamanda, faşist işgalci devletin açlık grevlerine karşı başlattığı, İç Güvenlik Bakanı Gilad Erdan tarafından yönetilen ve dün açıklanan, esirlerin zorla beslenmesi suçunu gerçekleştirmek üzere başka ülkeden doktorların getirilmesi kararının verildiği gündür. Bu aşağılık uygulama sürekli tecrit ve işkencenin uygulandığı Ramle hapishanesinde yapılacak. Aynı zamanda El Masada birlikleri tarafından tutuklanmakla ve öldürülmekle tehdit ediliyoruz; hapishane içinde olabilecek herhangi bir gelişme ya da direnişe de her an hazırlıklı olduklarını biliyoruz.
Bu yönelimde esirlerin katledilmesini planlayan bir suç hazırlığını da vardır. Çok açıktır ki şu anda baskı, taciz ve grevi durdurmak için esirlerin hayatlarını tehdit etme girişimlerinin yaşandığı evredeyiz. Süren hazırlıklar, esirlerin Tel Aviv’deki bir grup faşist çetenin elinde ölümüne karar verildiğini gösteriyor. Bu meydan okumayı olağanüstü bir an haline getiren şey de budur. Bununla başa çıkmak, gereken düzeye yükselmiş bir vizyon, program ve uygulamaları gerekli kılmaktadır. Faşist katillerin ve güvenlik güçlerinin, hükümetin, önde gelen 50 esirin açlık grevine katılma kararını iyi anlamadığını ve eğer bu mesaj Siyonist çetelere henüz ulaşmadıysa gelecek günlerde bu mesajdan kesinlikle haberleri olacağını önemle belirtiyoruz.
Bu bağlamda, açlık grevindeki herhangi bir esirin zorla beslenmesine yönelik suçun uygulanmaya kalkışılması, bize göre esirlerin infaz edilmesi anlamına gelecektir. Bunu bu şekilde algılayacağız ve çıplak vücutlarımız, inancımız, irademiz, azmimiz ve halkımıza, Arap ve İslam milletine, tüm dünyada yanımızda yer alan özgürlük ve adalet güçlerine güvenimizle hapishaneleri meydan okuma alanlarına dönüştüreceğiz. Bu, haksızlık, zulüm ve baskıyla mücadele savaşıdır; bu, işgal gücü ve onun temsilcilerinin barbarlığı karşısında insan değerlerinin ve insan tasavvurunun korunması için bir savaştır.
Tel Aviv hükümetindeki faşistlerin şu anda içinde bulundukları hazırlıkların ciddiyetinin farkındayız. Bu bağlamda:
1) Açlık grevinin 20.günü olan ve esirlerin durumunun tehlikeli ve hayati bir evreye girdiği bugün, kendi topraklarında ve sürgünde bulunan Filistin halkının her kesiminin desteklediği; içlerindeki öfke volkanlarının lavlarını işgale karşı püskürtecekleri bir öfke haftası çağrısında bulunuyoruz. Bu, aynı zamanda, yürüyüşlerin, protestoların, oturma eylemlerinin, Filistin kasaba ve köylerinde esirlerle dayanışma çadırları ve de tüm dünyada işgale ait konsoloslukların kuşatılması eylemlerinin de sürdürülmesi anlamına geliyor.
2) Filistinli yetkililerin derhal işgal ile güvenlik işbirliğini sonlandırmasını talep ediyoruz.
3) Filistinli ve Arap doktor sendikalarına, esirlerin zorla beslenmesi suçuna katılacak olan doktorların uyarılması için, daha geniş çaplı bir uluslararası kampanya başlatmaları için çağrıda bulunuyoruz.
4) Acilen, suç işleyen işgalci hapishane yönetiminin, istihbarat ajansının ve terörist Gilad Erdan’ın, dünyanın her yerinde, memur ve bakanların da bulunduğu bir isim listesiyle, savaş suçlusu olarak takip edilmesini ve yargılanmasını talep ediyoruz.
5) Tüm ulusal ve İslami güçlerin ve ulusal Filistinli figürlerin de üyeliği ve katılımıyla, Filistin, tüm Arap dünyası ve uluslararası ölçülerde Filistinli esirlerin mücadelesi için atılan adımları yönetmek ve takip etmek üzere öncü bir Filistin ulusal yapısının kurulması çağrısında bulunuyoruz. İşgal altındaki Filistin’de bir takip komitesinin bu yapıyı kurmada öncü rol oynaması gerekliliğine vurgu yapıyoruz. Filistin halkı, nerede olursa olsun, esirlerin mücadelesini yükseltmek konusunda çok kritik bir role sahiptir. Bu mücadele, ulusal ve birleşik bir yapı tarafından temsil edilmeyi ve desteklenmeyi hak etmektedir.
6) Filistinli genç kadın ve erkeklere, öğrencilere, işçilere ve geleceği devralacak olan tüm devrimci girişim güçlerine, mücadeleye yaratıcı bir şekilde katılmaları ve üzerlerine düşeni yapmaları çağrısı yapıyoruz. Esirleri şimdiye kadar asla hayal kırıklığına uğratmadınız; direnmeye ve mücadeleye devam edeceksiniz. Size her zaman güveniyoruz.
Sonuç olarak önümüzdeki günlerde bizden yeni gelişmeler duyacaksınız ve işgal politikasına karşı savaşırken, işgal hükümetinin bize, silahlı direnişin esirlerine ve günlük halk mücadelesine karşı yürüttüğübu infaz politikasına karşı da savaşacağız.
“Zulmedenler, yakında nasıl bir altüst oluşla altüst olacaklarını öğreneceklerdir”
Şehitlere şan olsun ve devrim devam ediyor. Zafere doğru ilerliyoruz!
Kardeşleriniz, yoldaşlarınız ve savaşçılarınız
Filistinli Esirler Ulusal Hareketi
6 Mayıs 2017
Onur ve Özgürlük Grevi’nin 20.günü