Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e, tutuklanmasına ve yerine kayyım atanmasına gerekçe olarak gösterilen ‘kent uzlaşısı’ davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Ahmet Özer 30 Ekim 2024’te gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı ve “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu. 8,5 ay tutuklu kaldıktan sonra 14 Temmuz 2025 tarihinde tahliye Özer’in bugün dördüncü duruşması görüldü.
Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşmayı, Özer’in ailesi ve partililerin yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de izledi.
Özer’in savunmasındaki bazı ifadeler şöyle:
64 yıl boyunca soruşturma geçirmemiş biri olarak belediye başkanı seçilince mi örgüte üye oldum?
“Ben 64 yıl boyunca soruşturma geçirmemiş biri olarak belediye başkanı seçilince mi örgüte üye oldum yani? Bir ülkeyi ayakta tutan adalettir, haktır, hukuktur. Hz Ali’nin çok sevdiğim bir sözü var: Adalet devletin dinidir. Biz bütün bu süreçte yargılanmıyoruz, adeta cezalandırılıyoruz. Milyonlarca insanın iradesi tutuklanarak barış ve huzur sağlanabilir mi? Buralarda verilecek kararlar süreç anlamında çok şey gösterecek. Bunlar geleceğe miras bırakacağımız örnek davalardır”
‘Pervin Buldan ve Tuncer Bakırhan’ı aradığımda suçlu mu oluyorum?’
Özer, “13 yıl boyunca, bir trol ağı üzerinden telefonlarım dinlenmiş. Pervin Buldan ile görüştüm. Pervin Buldan her gün Cumhurbaşkanı ile görüşüyor. O suçlu değil de ben Pervin Buldan’ı aradığımda mı suçlu oluyorum? Tuncer Bakırhan bir partinin genel başkanıdır ve şu anda Cumhurbaşkanı ile görüşmektedir. Prof. Dr. Şükrü Aslan hâlen bir üniversitede görev yapmaktadır. Prof. Dr. Sinan Bayram bu ülkenin en önemli isimlerinden biridir. Kimi bulmuşlarsa dosyaya koymuşlar. Aynı tarihlerde Van Valisi, şu anda İçişleri Bakan Yardımcısı olan Münir Karaalioğlu ile görüştüm. Bir rapor hazırladım ve bu raporu dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundum. Bunlar neden dosyada yer almıyor? Süleyman Soylu beni çalışmalar için çağırdı. Bunlar neden dosyaya konulmamış?”
‘Remzi Kartal ile telefonda görüştüğüm yalan’
Özer, “12 yıl önce, Remzi Kartal ile 29–30 Ağustos tarihlerinde 14 kez irtibat kurduğum tespit edildiği öne sürülüyor. Kırmızı kategoride aranan deniliyor. Bu cümlede iki tane yalan var. Sizin yazdığınız yazıda ‘kırmızı bültenle aranmıyor’ deniyor. İkincisi, ben Remzi Kartal ile hiç telefonla görüşmedim. İçeriği ve ilişkisi belli olmayan telefon görüşmeleriyle yargılanıyorum. Ben terör örgütü üyesiysem, 14 yılda iki kez mi telefonla görüşmüşüm? Kaldı ki Remzi Kartal dediğiniz kişi her gün gazetecilerle konuşuyor. Hüseyin Yayman AK Parti MKYK üyesidir. Aynı tarihlerde Yayman, Remzi Kartal ile yemek yemiştir. Kendini savunmak için ‘akademisyenim’ demiştir. Peki ben neyim? Bu akla ve mantığa sığar mı? Aynı Hüseyin Yayman, İmralı’da Öcalan ile görüşen heyetin içinde yer almıştır. Medya-Der diye bir derneği ziyaret etmişim. Bu dernek PKK ile müzahir haldeymiş. Peki bu derneği neden kapatmıyorsunuz? Devlet vatandaşa tuzak mı kuruyor? Seçim sürecinde uğramış olmamı suçlama olarak karşıma getiriyorlar” dedi.
‘Öz kardeşime gönderdiğim kurban parası iddianameye konulmuş’
Özer, “Para hareketleri dosyaya konulmuş. Benim öz be öz kardeşim Azad Özer’dir. Annem ile birlikte Van’da yaşamaktadır. Ben Azad Özer’e kurban parası göndermişim ve ‘kurban parası’ diye de yazmışım. Sorun nedir? Azad Özer ile ilgili bir dava açılmış ancak ‘kovuşturmaya yer yoktur’ denilerek dosya kapanmıştır. Buna rağmen dosyaya suçlu gibi konulmuştur. Benim öz be öz kardeşimdir.”
Duruşma sonunda Ahmet Özer’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Öte yandan Ahmet Özer’in adı “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını içeren ve “Beşiktaş İddianamesi” olarak bilinen dosyada da geçiyor. Özer’in söz konusu davadaki ilk duruşmasının da Silivri’de yapılması planlanıyor.
