(MA)
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Meclis’te raporlama süreci tamamlanan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saki, raporun tarihsel açıdan önemli olduğunu vurgularken, içeriğinin yetersiz olduğunu ifade etti.
“Rapor güvenlik parantezinde bırakıldı”
Raporda partilerinin imzasının bulunmasının önemli olduğunu belirten Saki, içeriğe dair eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi: “Silah bırakanların demokratik siyasete katılması meselesine değinilmesi önemlidir. İktidarın tüm muhalefete baskı yaptığı ve Ortadoğu coğrafyasında inkar ve imha siyasetini kurguladığı, Rojava’daki ve İran’daki tutumundan biliyoruz, bu rapor kıymetli. Ortadoğu savaş coğrafyası haline gelmiş. Ama Türkiye devleti onu bütününü göreceği yerde ‘Aman Kürtler statü elde etmesin’ diyor. Kuşkusuz bunların Türkiye’de de karşılığı oluyor. Raporun içeriğini değerlendirirken yalnızca yazılı metne bakmıyoruz. Metin çıktı, ama metin çıkana kadar neler yapıldı, metinden sonra nasıl adımlar atılacak diye düşünülüyor. Yüzyıllık cumhuriyet döneminin inkar, imha meselesi bu raporla ilk defa Meclis düzeyinde ‘Bir çatışmalı süreç var ve bu çatışmalı süreç çözüme ulaşmalı’ şeklinde bir ifade oldu. Uzun yıllardan sonra bu önemli” dedi.
“Hakikat komisyonları kurulmalı”
Kadınların süreçte aktif rol aldığını belirten Saki, hakikat komisyonlarının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Kadınlar Meclis’te sunum yaptı. Taleplerini söyledi. Rapor çıktıktan sonra da Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi, ‘Raporda kadının adı yok’ dedi. Bu talepleri artık yoğun şekilde bundan sonra atılacak adımlarda daha net ve mücadeleyi de bunun ekseninde sürdürerek arttırmalıyız. Mesela, Hakikat Komisyonları. Kayıplar, Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri için çok önemli. 40-50 yıllık yoğun travmaların yaşandığı bir dönem var. Bütün dünya örnekleri bunların önce tanınması gerektiğini söylüyor. Savaş suçları, ağır kayıplar oldu. Sorumlular devlet katında olsa bile o sorumluları bulup yargılamaların başlaması gibi bir irade beyanı olmalı. Kürt meselesinin çözümü bölge içinde çok önemli bir örnek olacaktır” diye konuştu.
“Şerh düştük, bazı maddeler olumlu”
Rapora şerh düştüklerini hatırlatan Saki, bazı maddeleri olumlu bulduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Rapordaki PKK’lilerin durumu ve ‘toplumla bütünleşmeye’ dair 6’ncı maddesi ile demokratikleşme başlıklı 7’nci maddesi demokratikleşme açısından olumlu. Ancak ortak rapor tam anlamıyla tamamlanmış bir rapor değil. Bu yüzden şerh düştük.”
“EMEP ve TİP’in itirazı sürece karşı olmak değil”
Saki, Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) rapora “hayır” oyu vermesine ilişkin de şunları söyledi:
“Nitekim TİP ve EMEP’in şerhlerine bakarsak bizim DEM Parti olarak mücadele alanımızı genişleten bir rolleri var. Çünkü gerçekten toplumsal kesimlerde ciddi endişeler var. Halk toplantıları yapıyoruz, güvensizlik var. Güven için bir adıma ihtiyaç var, diyen bir halk var. İktidar bu beklentilere rağmen komisyon kurmak dışında pratik adım atmadı. Dolayısıyla raporun adım atılmadan çıkmış olması bir takım tereddütleri ve güvensizliği arttırdı. Şimdi hiçbir düzenleme yapılmadan Kobanê davasından, Gezi davasından tutuklu olanların hepsi bırakılabilir. Hasta tutsaklara bir çözüm hemen bulunabilir, kayyım aynı şekilde. TİP ve EMEP’in itirazının da buna olduğunu düşünüyorum” dedi.
“İktidara baskı yapma dönemidir”
Sürecin ilerlemesi için somut adımlar gerektiğini vurgulayan Saki, şu çağrıyı yaptı:
“Şimdi iktidarın adım atması için iktidara yoğun bir baskı yapma dönemidir. Rapor çıkar çıkmaz Meclis’e sunulabilirdi ama sunulmadı. İktidar ‘hazırız’ diyor ama planlarını açıklamıyor. O zaman hazırlıklarınızı açıklayın ve birlikte tartışalım” dedi.
“Kalıcı barış için tüm taraflar dinlenmeli”
Saki, kalıcı bir çözüm için tüm tarafların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Elinden silahı bırakanlar kendileri hakkında son kararı verir. Bir de silahı bırakanların bir de lideri var. Dolayısıyla bu sorunu çözmek istiyorsanız halkın sesine, halkın Meclis’teki sesine ve ayrıca gerillanın ve PKK’nin liderinin de sözünü kulak vereceksiniz. Onların birbiriyle tartışmasının olanaklarını sonuna kadar açacaksınız ki kalıcı, güven duyulan bir barışın inşası mümkün olsun” diye konuştu.
