Haber: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Türkoğlu, kadınları koruyan ulusal ve uluslararası mekanizmaların tasfiye edilmesi, koruyucu yasaların etkin uygulanmaması ve cezasızlık politikaları nedeniyle kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde korunmadığını belirtti. Bu tablo sonucunda bir gün içinde 6 kadının katledildiğini ifade etti.
Meclis Başkanlığı’na sunulan önergede, kadın cinayetlerindeki artışın ardındaki yapısal nedenlerin araştırılması, yaşam hakkı korunamayan kadınların hangi kamusal ihmaller ve kurumsal sorumluluklar nedeniyle korunamadığının açığa çıkarılması ve mevcut yasal düzenlemelerin neden etkili biçimde uygulanmadığının tespit edilmesi istendi.
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 vurgusu
Önergede, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ile 6284 sayılı Kanun’un etkin, bütünlüklü ve eşitlikçi biçimde uygulanmamasının kadınların korunmasında ciddi zafiyet yarattığı ifade edildi. Cezasızlık pratiklerinin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların kadın cinayetlerini artırdığı savunuldu.
Koruma kararlarına rağmen cinayetler
Gerekçede, boşanma aşamasında ya da boşandıktan sonra erkekler tarafından öldürülen kadınlara dikkat çekildi. İstanbul Arnavutköy’de Filiz Sağbangül’ün boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından, Osmaniye’de İlknur Kor’un ve Aksaray’da Kübra Kılıç’ın boşandıkları erkek tarafından öldürüldüğü belirtildi. Kübra Kılıç’ın failinin aynı zamanda Zeynep Ayaz’ı da ateşli silahla öldürdüğü aktarıldı.
Gebze’de Aylin Polat ile Van’da Gönül Alkan’ın ise haklarında koruma kararı bulunmasına rağmen katledildiği ifade edilerek, koruma mekanizmalarının etkin işletilmediği vurgulandı.
“2025’te 294 kadın öldürüldü”
Önergede, 2025 yılı içinde 294 kadının öldürüldüğü, 297 kadının ölümünün ise şüpheli olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Kadınların büyük bölümünün boşanmak istemesi ya da kendi hayatlarına dair karar almak istemesi nedeniyle hedef alındığı ifade edildi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi, yerel yönetimlerin desteklenmesi ve caydırıcı, bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtilerek, Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 102. maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılması talep edildi.
