Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), 2026 yılı asgari ücreti üzerinden yaptığı kapsamlı çalışmayla Türkiye’de milyonlarca işçinin içine itildiği sefalet tablosunu ortaya koydu. BİSAM’ın 29 Aralık 2025 tarihli raporuna göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, Şubat 2026’da eline geçecek 28 bin 75 liralık ücretle gıdaya ayda yalnızca 8 bin lira ayırabiliyor. Bu tutar, dört kişilik bir ailenin ancak 9 gün karnını doyurmasına yetiyor.
Günlük gıda harcaması kişi başına 67 liraya, öğün başına ise yalnızca 22 liraya düşerken, asgari ücretli ailesi TÜİK verilerine göre toplumun en yoksul yüzde 20’lik gelir dilimi içerisinde yer alıyor. BİSAM, mevcut ücret düzeyinin açlık sınırının dahi altında kaldığını vurguluyor.
Kira, ulaşım ve eğitim harcamaları asgari ücretliyi kuşatıyor
Rapora göre Türkiye genelinde 80 metrekarelik bir dairenin ortalama kirası 18 bin 400 liraya ulaşmış durumda. Buna karşın asgari ücretlinin konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar için ayırabildiği toplam tutar yalnızca 9 bin 329 lira. Gerçek ve izafi kira için ayrılabilen miktar ise 6 bin 873 lirada kalıyor. Bu tablo, asgari ücretlinin sağlıksız, güvencesiz ve deprem riski yüksek konutlara mahkûm edildiğini ortaya koyuyor.
Ulaşım da başlı başına bir sorun. İstanbul’da 2025 yılı için aylık mavi kart ücreti 2 bin 748 lirayken, 2026’da asgari ücretlinin tüm aile bireyleri için ayırabildiği ulaşım harcaması sadece 2 bin 838 lira. İşyerinde servis imkânı olmayan bir işçi için işe gidip gelmek dahi ciddi bir mali yük haline geliyor.

Eğitim harcamaları ise neredeyse sembolik düzeyde. Asgari ücretli çocuk başına aylık sadece 67 lira ayırabiliyor. BİSAM, bu koşullarda defter, kalem gibi en temel ihtiyaçların dahi karşılanmasının neredeyse imkânsız hale geldiğine dikkat çekiyor.
Sefalet yalnızca sofrada değil, yaşamın her alanında
Raporda kültür, sanat ve sosyal yaşama ayrılabilen payın yok denecek kadar az olduğu vurgulanıyor. Asgari ücretli bir ailenin aylık kültürel hizmetlere ayırabildiği tutar yalnızca 10 lira, eğlence için 34 lira, gazete, kitap ve kırtasiye için ise 78 lira. Bu miktarlarla sinemaya ya da tiyatroya gitmek, kitap almak fiilen mümkün değil.
BİSAM, asgari ücretin ekonomik büyümeden ve verimlilik artışından pay almadığını, üretilen değerin belirli sermaye gruplarında toplandığını vurgulayarak gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekiyor. Raporda, “Asgari ücret, bir işçinin ailesiyle birlikte temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği, kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği bir düzeyde belirlenmelidir” çağrısı yapılıyor.
BİSAM’a göre mevcut ücret politikası, emeği ucuzlatan ve yoksulluğu kalıcı hale getiren bir tercihi yansıtıyor. Açlık sınırının altında belirlenen asgari ücret, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve vicdani bir krizi derinleştiriyor.
* Çalışmanın tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz: https://birlesikmetalis.org/bisam-asgari-ucretli-28-bin-lirayla-ancak-9-gun-karnini-doyurabilir/
