Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Hatimoğulları: “Ortada suç yok, delil yok. Ahmet Saymadi derhal serbest bırakılsın!”

    3 Kasım 2026

    Trump’tan vetoyla tehdit: “Demokratlar kazanırsa ülke tamamen yok olabilir”

    2 Kasım 2026

    Kent uzlaşısıyla seçilen meclis üyeleri DEM Parti’ye dönüyor: İBB’de kilit sandalye dengesi

    2 Kasım 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

      2 Kasım 2026

      Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

      30 Ekim 2026

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tuncay Yılmaz: Avrupa’da enternasyonalist bir ortak direniş hattı kurmak istiyoruz

      29 Ekim 2026

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Bir işçinin çığlığı: “Yaşayan ölü haline geliyoruz”

    Bir işçinin çığlığı: “Yaşayan ölü haline geliyoruz”

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ben Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi’nde Arsan Kauçuk fabrikasında çalışan bir işçiyim. Şimdi çalıştığım fabrikaya girmeden önce en az 6-7 fabrika ve işyerinde çalıştım. İşçi arkadaşlarımın parmaklarının koptuğuna, kaslarının ezildiğine, akciğerlerinin ağır hasar gördüğüne, ileri derecede tüberküloz olmalarına, bel fıtığı ameliyatı sonrası sakat kalmalarına, ortopedik özürlü olmalarına hatta kanser olmalarına tanıklık ettim.

    Kauçuk hamuru hazırlanırken, preste kalıp haline getirilirken işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri hiçe sayılıyor. Buna bir de üç vardiya ağır çalışma koşulları ve zorunlu mesailerde eklenince olmayan sosyal hayatımızla birlikte hayatımız kararıyor. Adeta yaşayan ölü haline geliyoruz. Kullandığımız eldivenler, beş para etmeyen bezden maskelerin hepsi göstermeliktir. Sürekli kanserojen maddelerle temas halindeyiz. Bu sadece benim çalıştığım fabrikaya has bir şey değil.

    Ümraniye OSB’de neredeyse tüm fabrikalarda bu durum mevcuttur. Patronlar maliyetten kaçmak için bizim hayatımızı karartıp ölümümüze davetiye çıkarıyorlar. İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bir başka ülke var mı?  Varsa ben hakikaten bilmiyorum. Artık televizyon izlemek istemiyorum. Her gün bir madende, bir sanayi sitesinde, bir fabrikada kaç işçinin öldüğünü duymak ve seyretmek istemiyorum. Azıcık vicdanı olan bir insan bu durumlar karşısında bir şeyler yapmak ister. Biz işçiler olarak kendi aramızda çok konuşuyoruz. Acaba biz bu durumu yaşasaydık ne yapardık. Bizim ailelerimiz, çocuklarımız ne yapardı. Bu soruya çok net cevap veremiyorum. Çünkü işçiler, onların aileleri örgütlü olmaz, hesap soracak sendikalarla birlikte davranmazlarsa, halkı harekete geçiremezlerse Ermenek’teki gibi, Soma’daki gibi oyuna gelir birkaç bin lira tazminatla hayatımızın toprak altında geçmesine istemeseler de seyirci kalırlar. İşte kötü olan budur. Bu durum benim kanıma dokunuyor.

    Karaman- Ermenek’te 18 işçi toprağın altında çamurda boğuldu. Ya da zift gibi suyun içinde öldürüldü. Hükümetin üç bakanı pişkin pişkin hâlâ şu kadar çamur şu kadar su boşalttık veya çıkardık diye insanın karşısına çıkıyorlar. Hiç utanma duygusu yok mu bunlarda diye insanın bağırası geliyor. O da yetmezmiş gibi 25 kişilik bir araca 45 tarım işçisi konularak ölüme gönderiliyor. Bu da normal trafik kazası olarak sunuluyor. Acı gözyaşı hep bize mi? Bu kahrolası dünyanın yükünü çeken işçiler, bizim gibi çalışan namuslu insanlar değil mi?

    Peki ya sendikalara ne demeli. OSB’de en az 8 büyük fabrika sendikalı. Biz daha sendikaların gelip bir denetim yaptıklarını görmedik. İşçileri örgütlemek için bir çabalarına rastlamadık. Hal böyle olunca patronlar istediklerini yapıyorlar. Hatta özel hastanelerle anlaşarak iş kazalarını gizliyorlar, el altında cüzi tazminat ödemeleriyle işlerini hallediyorlar. Son günlerde OSB’ye 300’e yakın Suriyeli işçi getirip istihdam ettiler. Yarın öbür gün biz bir de bu kardeşlerimizle düşman olacağız. Hiç fabrika deneyimi olmayan bu kardeşlerimiz belki de hayatlarından olacaklar. Parmaklarından, kollarından olacaklar. Şu anda DES, KADOSAN ve OSB’de resmi kayıt altında olan 150 fabrikada 40 bin kişi çalışıyor. Halbuki 2 bin 250 işyeri var. En az bir 30 bin kayıt dışı çalışıyor. KADOSAN’da çalışan 15-16 yaşında gencecik işçi çocuklar 25 yaşına geldiklerinde 40-50 yaşında görünüyorlar. Bunun sorumlusu kim? Sorumlusu onları çalıştıran patronlar ve buna göz yuman patronlara arka çıkan AKP’dir. Bu çocuklar kimyasallar içeren boya, tiner, motorin, cila, parlatıcı maddelerle iç içeler. Maskesizdirler. 10 liralık eldiven onlara çok görülür. Hükümet de, patronlar da bu ölümlerin sorumlusudur. Tek şey kalıyor. Örgütlenmek, örgütlenmek.

    Bölgemizde KADOSAN çıkışı P blokta TMMOB’nin, Ümraniye Makina Mühendisleri Odası Temsilciliği  var. Onların doğrudan içinde yer aldığı işçi sağlığı ve işyeri komitelerinin kurulmasının tam zamanı. Tüm DES, KADOSAN, OSB işçilerini büyük bir kampanyayla bu komitelerin kurulması için göreve çağırıyorum. İş başa düşmüştür. Önemli olan bizim bunu yapmamızdır. Sağır sultanları oynayan sendikalardan bir şey beklemeyelim. Yeni Ermenekler, Somalar, Ispartalar, Zonguldaklar, Torunlar istemiyorsak elimizi vicdanımıza kayalım canla başla çalışalım.

    Arsan Kauçuk’ta çalışan bir işçi

    Bu mektup 5 Kasım tarihli Evrensel Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Parti’den kademeli emeklilik için kanun teklifi: “Emeklilik hakkı gasp edilemez”

    2 Kasım 2026

    Volvac’ta sendikal kıyım: Yetki belgesinin ardından tüm Birleşik Metal-İş üyesi işçiler işten çıkarıldı

    2 Kasım 2026

    Umut Oran’ın fabrikasında işçi kıyımı

    30 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Toros Korkmaz

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    Nevzat Onaran

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

    Siyasi Haber

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    DEM Parti’den kademeli emeklilik için kanun teklifi: “Emeklilik hakkı gasp edilemez”

    2 Kasım 2026

    Volvac’ta sendikal kıyım: Yetki belgesinin ardından tüm Birleşik Metal-İş üyesi işçiler işten çıkarıldı

    2 Kasım 2026

    Umut Oran’ın fabrikasında işçi kıyımı

    30 Ekim 2026
    KADIN

    ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı yapılıyor

    31 Ekim 2026

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.