Emek Servisi, (SH)
Özçelik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Bekaert İzmit fabrikasında 730 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri arabuluculuk aşamasında sürüyor. İşçiler, yaklaşık 1,5 yıl sözleşmesiz çalıştırıldıklarını belirterek bu süreçte oluşan kaybın telafi edilmesini talep ediyor.
1,5 yıl sözleşmesiz çalışma
Fabrikada Birleşik Metal-İş Sendikası ile Özçelik-İş Sendikası arasında süren yetki davası nedeniyle işçiler yaklaşık 1,5 yıl boyunca toplu sözleşmesiz çalıştı. İşçiler bu süreçte sendikal hakların fiilen askıya alındığını ve baskıların arttığını ifade etti.
Bekaert İzmit fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi iki temsilci de bu süreçte işten çıkarıldı.
Zam teklifi ve talepler
Mevcut tabloda işverenin 3 yıllık sözleşme ve yüzde 68 zam teklif ettiği belirtilirken, sendika ise yüzde 140 oranında ücret artışı talep ediyor. İşçiler, sözleşmesiz geçen 1,5 yıllık dönemin yarattığı kaybın telafi edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Görüşmelerin ilerleyen aşamalarında grev ihtimalinin de güçlendiği ifade ediliyor.
“Bu ücretlerle çalışmayı hak etmiyoruz”
Bir işçi, sözleşme sürecinin gereğinden fazla uzadığını belirterek şunları söyledi:
“Bu kadar uzatılmaması gerekiyordu. Sözleşmesiz geçen 1,5 yılın ardından yapılan teklif pazarlıktan çok uzak. 2024’ten bu yana zamsız çalışıyoruz. Grev konusunda işçinin kararlı olması belirleyici olacak. Bu ücretlerle çalışmayı hak etmiyoruz.”
“Ücretler emeğimizin karşılığı değil”
Başka bir işçi ise yetki sürecinde yaşanan uygulamalara dikkat çekerek işverenin müdürler aracılığıyla işçilere bireysel sözleşmeler imzalattığını söyledi.
İşçi, “Sendikaların yetkisiz olduğu dönemde işveren müdürlerini sahaya sürerek süslü rakamlarla tek tek sözleşme imzalattı. Ancak o ay imzaladığımız zamlı maaşlar dahi yatırılmadı. Üretime bağlı zam dayatıldı, eylül enflasyon farkı ise verilmedi. Ücretlerimiz emeğimizin karşılığı değil, işverenin lütfu gibi gösteriliyor” dedi.
“Tasarruf” uygulamalarına tepki
Aynı işçi, mevcut koşullarda grevin kaçınılmaz hale gelebileceğini belirterek şirketin yeni yatırımlar yaptığına dikkat çekti.
“Karşımızda acımasız bir patron var, işimiz kolay değil. Bu koşullarda üretim rekorları kırdık. Şirketin Çin’de iki kord fabrikası satın aldığını duyduk. Romanya’daki büyük fabrikanın ise kapasitesinin yüzde 60 ile çalıştığını biliyoruz” diyen işçi, fabrikada tasarruf adı altında uygulamaların çalışma koşullarını kötüleştirdiğini söyledi.
Yeni genel müdürün göreve gelmesinin ardından personel sayısının azaltıldığını ifade eden işçi, “Yemekten soyunma odalarına kadar tasarruf tedbirleri alındı. Kalitesiz yemekler, hijyenik olmayan ortamlar, bakımsız soyunma odaları ve duş alanlarıyla karşı karşıyayız. Üretim baskısı ve mobbing yoğundu. Sendika yetkiyi aldıktan sonra baskı azaldı ancak işverenin tutumu işçilerin hafızasında kazındı” dedi.
