Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Mardin’in Midyat ilçesindeki göçmenlerin yaşadığı kampları ziyaret eden sinema oyuncusu ve BM İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie , Suriye’deki savaşın artık son bulması gerektiğini belirterek “Savaşa son vermek üzere siyasi bir çözüme ulaşmak için güvenilir bir plan yapma zamanı çoktan gelmiştir” dedi.
Konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’ne de çağrıda bulunan Jolie şunları söyledi:
’60 milyon insan evlerinden edildi’
“Bakanlarınızı ve elçilerinizi Suriye’ye gönderin. Bu krize kendiniz tanıklık edin. Devam edemeyeceğini görün. Savaşa son vermek üzere siyasi bir çözüme ulaşmak için güvenilir bir plan yapma zamanı çoktan gelmiştir. Türkiye, Irak, Lübnan ve Ürdün halkına cömertlikleri için teşekkür ederim.
“Yaklaşık 60 milyon insanın evlerinden edildi. Dünyamız hiçbir zaman daha zengin ya da daha sağlıklı ya da daha gelişmiş olmamıştı. Fakat, öncesinde hiçbir zaman böylesine fazla sayıda insan malından mülkünden edilmemiş ve temel insan haklarından yoksun bırakılmamıştı.
‘Türkiye dünyadaki en fazla mültecinin olduğu ülke’
“4 yıllık bir süre zarfında 1,8 milyon kişi yerinden edilmiş, Suriyeli ve Iraklıya ev sahipliği yapan Türkiye dünyadaki en fazla mültecinin olduğu ülke haline gelmiştir. Dün ziyaret ettiğim Lübnan, daha da büyük yoğunlukta yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyor, şu anda Lübnan’daki her dört kişiden biri Suriyeli mülteci.
“İnsanların kaçacak yerleri tükeniyor. Eğer, şiddetten kaçan bir Iraklı ya da Suriyeliyseniz nereye gidersiniz? Sınırlarındaki her bir ülke, limitlerinin ötesine itiliyor. İşte bu yüzden böylesine çok sayıda insanın denizlerde hayatını kaybettiğini görüyoruz. Bu yeni bir eğilim değil, bu bir ülkeden diğerine kaçıp güvenli bir yer bulamayan insanlar sebebiyle ortaya çıkan bir durum.
‘Onlar bir sorun değil’
“Onları korumalı ve onlara yatırım yapmalıyız. Onlar bir sorun değil, bu küresel krizin çözümünün bir parçası. Onlar, ülkeleri yeniden inşa etmek ve yeniden istikrarı sağlamak için potansiyel. Bundan daha çok, uluslararası topluma ve dünyadaki liderlere büyük ölçekli yerinden edilmedeki tanıklık ettiğimiz bu anın ne anlamaya geldiğini kabul etme çağrısında bulunuyorum
“Uluslararası toplum olarak, mülteci akınlarının temel nedenlerine kararlılıkla cevap verdiğimiz bir tek ana işaret etmek zor. Yerinden edilmeler artıyor çünkü savaşlar son bulmuyor ve çatışmadan çıkan ülkelere ihtiyaç duydukları destek sağlanmıyor. Krizleri, yalnızca askerler ya da insani yardımı tartışarak ele alıyoruz.
“İnsanların çektiği acı ve yerinden edilmede, şimdiye dek hiç görülmemiş düzeyde bir patlama söz konusu ve bu insani yardım ile yönetilemez, diplomasi ve hukuk ile yönetilmelidir. Bu, merkezi bir sorun. Hangi insan hakları ihlallerini hoş göreceğimizi hangilerini hoş görmeyeceğimizi seçemeyiz.